ICT
Ericsson Türkiye'de Büyümeye Odaklandı

Ericsson Türkiye'de Büyümeye Odaklandı

ICT MEDIA: Öncelikle yeni göreviniz hayırlı olsun. Ericsson yeni yapılanmaya gitti ve sizinle beraber Türkiye’de de yönetimde bir değişiklik oldu. Artık İran, Türkiye ikisi beraber yürütüyorsunuz. Ericsson Türkiye’nin yeni döneme dair bakışı, 2023’e kadar vizyonunu paylaşır mısınız?

RALF PICHLER: Öncelikle ben kendimi tanıtayım biraz, sonra da yeni CEO, Ericsson için yeni strateji ve bir taraftan Ericsson Türkiye için bu ne ifade ediyor onlardan bahsedeyim.

20 yıldan fazla süredir bu sektördeyim. Zaten ICT sektöründe daha önce çalışmışlığım var. Capgemini, PwC, IBM and Bain gibi şirketlerde 20’den fazla ülkede çalıştım. Telekom sektörüne dair çok ciddi bir tutkum var. Umuyorum ki uluslararası ölçekte edindiğim deneyimi Türkiye’de katabilirim. 6 yıldan fazla süredir Ericsson’da çalışıyorum. Bu pozisyona atanmadan önce Ericsson Global Hizmetler Strateji Bölümü Başkan Yardımcılığı görevindeydim ki bu bölüm Ericsson’un toplam geliri içerisinde %43’lük bir paya sahipti. Ayrıca bir dönem strateji ve portföy biriminin başında bulunmaktaydım ve bu da bana Ericsson’un yönetim şekli ile ilgili küresel olarak çok fazla fikir verdi. Potansiyeller nedir, ileri gidebilmek için bunu gördük. Bu yılın başı itibariyle atandım, Mayıs ayından beri sorumluluklarım Türkiye ve İran’ı da kapsayacak şekilde genişledi.

Ericsson’da yılın başından bu yana yeni bir CEO’muz var ve yeni CEO ile de birlikte yeni bir strateji geliştirdik, Ericsson için ve yeniden organizasyon yaptık. Yeni stratejimize biz “Fokus Stratejisi”, bir diğer deyişle odak strateji ismini veriyoruz. Biz, var olan müşterilerimize odaklanıyoruz. Zaten operatörlerden ve müşterilerimizden çok memnunuz. Bunun daha da ileri gideceğini, daha da ileri taşınacağını düşünüyoruz. 5G de diyebileceğimiz yeni radyo teknolojilerine odaklanıyoruz. Gerçekten de 5G’nin operatörler için büyük bir büyüme imkânı yaratacağını düşünüyoruz. İşte, bu konuda da oyunun içinde olmak istiyoruz. 4,5G, 5G’ye giden yol aslında ve bu da örneğin ağ dilimlemesi gibi pek çok iş modelini beraberinde getiriyor. Endüstri 4.0 devrimini tetikleyecek olan şey, dijital dönüşüm. Bizce 5G aslında bunun kalbinde olacak ve biz de operatörlere buna destek verebilmeleri ve ekonomiyi bu konuda büyütebilmeleri için yardımcı olmaya çalışıyoruz.

Bahsettiğim gibi yeni CEO ile birlikte yeni bir organizasyonumuz var. Organizasyon yapımızı sadeleştirdik, iş alanlarını yoğunlaştırdık ve 10 bölgede, 5 pazar alanında topladık. Rafiah Ibrahim, Ortadoğu ve Afrika Başkanımız ile bu organizasyonu ve müşteri birimlerini de aynı şekilde yoğunlaştırmaya, sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Türkiye’de 3G, 4G lisanları ile birlikte çok büyük, gurur duyduğumuz bir Ar-Ge iş gücü ortaya çıktı. Her yıl ihracat konusunda ödüller kazanıyoruz ve AR-GE projeleriyle kusursuz seviyede ürünlerimizi pazara sunabiliyoruz. Türkiye ve İran da bunlar arasında yer alıyor. Benim yönetim ekibime bakacak olursak ağırlıklı olarak Türk çalışma arkadaşlarım bulunuyor. Biz pazarın çok yoğun olduğunu düşünüyoruz ve daha ileriye götürebilmek adına çalıştığımız için de çok memnunuz.

ICT MEDIA: Şimdi Ericsson Türkiye’de her gelen yönetici yenilikler getirdi. Ericsson birçok iş yapıyor, Ar-Ge yapıyor, diğer teknolojilerle ilgili Türkiye’de uğraşlar veriyor. Türkiye’de yeni neler yapacaksınız? Örneğin, İzmir’deki Ar-Ge merkeziniz? Micro SD’yi almıştınız mesela, o çok kıymetli bir şirketti. Onunla ilgili neler yaptınız, neler yapacaksınız?

RALF PICHLER: Ben sorumluluğu devraldıktan sonraki kısmı şöyle değerlendirebilirim: Ericsson Türkiye’de ciddi bir yetenekli ve tutkulu iş gücü var. Böyle bir ekibe liderlik etmekten ötürü çok memnunum. Burada hükümet ve düzenleyici tarafların belirlemeye çalıştığı aksiyonları görüyoruz. Yani yerel üretimi arttırabilmek, birçok iş alanını yerelleştirebilmek… Biz de zaten bunu takip ediyoruz ve bu konuda da hızlanıyoruz. Yerel üretimden bahsedersek, burada ürettiğimiz değer nereden geliyor, ona bakmak lazım. Ericsson olarak çeşitli yerel üretimlerimiz var ama ileride 5G, sanallaşma, dijital dönüşüm konularında üretim olacak ve genel itibariyle değer, yazılımdan çıkacak ve yazılımla gelişecek. Yani yazılım, yazılım gelişimi dünyayı etki altına alacak. Onun için önceliklerimizden biri geliştirme faaliyetlerinde yerel geliştirmeler yapabilmek. Hepimiz 5G yolundayız ve genel müdür olarak benim birincil hedefim birkaç yıl boyunca 5G’ye giden bu yolu açmak; operatörler, BTK ve ilgili yetkili mercilerle birlikte çok yakın bir şekilde çalışmak.
Türkiye’ye demografik açıdan bakarsak; ülkenin çok genç, çok iyi ve yüksek ölçekte eğitim almış bir nüfus var. Hem genç hem eğitimli hem de akıllı telefon penetrasyonu yüksek bir nüfus büyük bir potansiyel anlamına geliyor.

ICT MEDIA: Ericsson, Türkiye’nin bu kadar hevesli olduğu 5G gibi bir alanda artı neler yapacak, yerlileştirme konusunda ne gibi adımlar atmayı düşünüyor? Önümüzdeki dönemlerde Ericsson’un Türkiye’deki yatırımları artacak mı?

RALF PICHLER: İnşallah. Tabi ki büyüme ile hatırlanmak istiyoruz. Ben de pazar payını burada büyütmek için burada bulunuyorum.

ICT MEDIA: Hareketli bir yıl geçireceğiz öyleyse?

RALF PICHLER: Evet, kesinlikle öyle. Evet, rekabet sert, buna şüphe yok. Biz de buna hazırız. Ericsson olarak zaten çok rekabetçi teknolojileri ve hizmetleri sunabileceğimize hazır olduğumuzu düşünüyoruz. Daha büyük bir pazar payı için ben de yoğun bir mücadele vereceğim. Daha dengeli bir rekabet için bu pazarda mücadele edeceğim ve Türkiye’de büyümeyi sağlamak adına mümkün olan her şeyi yapacağım. Bir de fırsatlar bakımından Türkiye’de nerede bulunuyor? Kasım ayında yayınladığımız Mobilite Raporu’nda raporunda önümüzdeki dönem ICT fırsatlarının özellikle tarım, sağlık, bakım, enerji, kamu hizmetleri ve daha pek çok sektörde olacağını görüyoruz.

 

5G’deki büyüme tamamıyla ekosistemle alakalı. Bu büyümeyi operatörler ya da Ericsson tek başına sağlayamaz. Ancak ekosistemin tüm paydaşlarının birleşerek oluşturacağı bir alan söz konusu olabilir. Çünkü olası çözümler ancak insanlar oturup uçtan uca konuşmaya başladığı zaman oluşabilir. Rakamlardan ziyade, öncelik Türkiye’de çeşitli sektörlerde verimlilik oranlarını artırmak olmalı. Türkiye için ekonomik önemi olan, 5G ve dijital dönüşümün iş modelleri üzerinde büyük bir etkisi olacağını düşündüğümüz, üretkenliği ve son kullanıcı deneyimini artırma potansiyeline sahip birden fazla sanayi (otomotiv, sağlık, üretim, tarım ve diğerleri gibi) var. Biz Ericsson olarak Türk operatörlerini 5G'yi ve 5G’nin çeşitli kullanım alanlarını Türkiye'ye ve müşterilere sunma konusunda destekleyeceğiz ve üretkenlik kazanımlarını hayata geçirmek için gerekli ekosistemi oluşturmaya yardımcı olacağız.

ICT MEDIA: Peki yerleştirmede ne yapıyorsunuz? 5G’yi getirdik Türkiye’ye. Yani yerlileştirmekten ne anlıyoruz, en önemlisi o değil mi?

RALF PICHLER: 3G lisansı ve 4G lisanlı ile ilgili Türkiye’de mesela çeşitli Ar-Ge zorunluluklarımız var. Eğer kilit oyuncu olmak istiyorsanız yerel Ar-Ge’niz olması gerekiyor. Ericsson Türkiye’de toplamda 400’den fazla Ar&Ge çalışanı, 150’den fazla teknik destek çalışanımız bulunuyor. Bir de yerel Ar-Ge yanında yerel üretim de yapmamız isteniyor ki buna başladık zaten, uygulamaya koyduk. Yeni faaliyetler de olacak önümüzde ama şunun sözünü verebilirim, sizlere iyi haberler vereceğiz. Zaten daha önce yazılım geliştirme ile ilgili bir ipucu vermiştim, yani bunun kilit bir değerinin olduğunu söylemiştim. Önümüzdeki çeyrekte de bununla ilgili çeşitli çalışmalarımız olacak. Yani şu aşamada söyleyebileceğim bu kadar. Bu haberler büyüme ile olacak.

ICT MEDIA: Ar-Ge ile ilgili projelerinizden ve yerelleştirmeyi biraz daha açabilir misiniz?

RALF PICHLER: Burada, Ar&Ge konusunda karşılaştığımız gereklilikler yüksek düzeyde. İşte, bu sebepten ötürü Türkiye’de daha fazla büyümek için çaba gösteriyoruz. Peki, bu alanlarda biz ne katkılarda bulunuyoruz? Use Case’ler ve IOT ile ilgili birçok proje başlattık. Zaten çok yakın bir şekilde Türkiye’deki operatörlerle çalışıyoruz. Örneğin tarımla ilgili, otomotivle ilgili pek çok fırsatı değerlendiriyoruz. Hatta bu çalışmaların belli başlı alanlarında ihracat da oluyor. Toplam işgücüne bakarsak, esas itibariyle ekibin %99’u Türk çalışanlardan oluşuyor. Yani hâkim bir şekilde aslında Türkiye’den bir ekip var ki biz bununa gurur duyuyoruz. Şu konuyu da netleştirmek lazım. Bu elimizdeki muazzam işgücüyle küresel anlamda kariyer fırsatları oluşturmaya çalışıyoruz. 180 ülkeden fazla ülkede faaliyet yürütüyoruz ve ben bir yandan da Türk çalışanları için 180 ülkede merkezlerimizde kariyer imkânı yaratmış kişi olarak da bilinmek istiyorum. Elimizdeki bu yeteneği küresel ölçeğe yaymak da önemli. Bu durumun ilerleyen dönemde ekonomi üzerinde de etkisi olacak. Bu kişilerin edindikleri deneyimler asıl katkıyı sunacak.

ICT MEDIA: Yani önümüzdeki dönemde Ar-Ge ile ilgili çalışmalarınızı daha çok mu duyacağız?

RALF PICHLER: Evet, daha çok proje duyacaksınız. Bizim inovasyon dediğimiz, özellikle ortaya koymaya çalıştığımız şey daha önce de bahsettiğimiz Use Case’ler ile alakalı. Bunları uygulamaya dökmek, yani doğrudan başarısını görmek, operatörler için, sektör için uygulanabilir olduğunu bir kez daha kanıtlamak hedefimiz. İsteğimiz konunun teoride kalmaması, uygulanabilir bir hale gelmesi. Umuyorum ki 2018’de daha fazla Use Case göreceğiz ve bir yandan iyi başarı hikâyelerini konuşacağız.

ICT MEDIA: Ar-Ge’si büyük olan bir kurumsunuz ve yerli firmaların birçoğundan daha büyüksünüz burada. Ericsson Türkiye’den yeni bir patent çıkar mı, Ericsson’dan bir patent bekleyebilir miyiz herkesi şaşırtan?

RALF PICHLER: Bu konunun iki bacağı var, araştırma ve geliştirme. Ericsson olarak bizler geliştirmede iyiyiz. Daha iyi noktalara geleceğiz ve bizden daha çok yeni haber alacaksınız. Ar-Ge tarafı yazılım ve patentten oluşuyor. Ericsson, Türkiye’de patent alan, parmakla gösterilebilecek, az sayıda yabancı firmadan biri. Türkiye’de an itibariyle 8 tane patentimiz var bu alanı temel iş alanımız olarak görüyoruz. Patent üretmek, patent geliştirmek konularında önümüzdeki dönemde bizlerden çeşitli hikayeler dinleyeceksiniz. Ericsson bu yüzden sadece geliştirme yapan değil, araştırma yapan ve araştırma yaptığında da çıtayı artıran bir çözüm ortağı olarak hayatına devam edecek.

Kendi Ar-Ge işgücümüzden önümüzdeki dönemde çıkacak olan patentlerimiz var. Ve umuyoruz ki daha fazlası olacak. Burada önemli olan şey doğru odak noktasını Ar-Ge’de belirleyebilmek. Dikkat edilmesi gereken en önemli nokta da fikri mülkiyet hakkı. 2016-2017’de art arda Ar-Ge işgücü ile ilgili ödüller aldık. Bununla çok gurur duyuyoruz. Daha öncede ifade ettiğim gibi Türkiye’de çok büyük bir şirketiz. Yani toplamda neredeyse 700 çalışanımız var ve Ar-Ge işgücünü de odak noktasına yöneltebilmek ve buradan daha fazlasını çıkarabilmek istiyoruz. Fikri mülkiyet hakkı patentlerine, inovasyona ve burada yerel olarak geliştireceğimiz şeylere odaklanıyoruz.

ICT MEDIA: Son olarak eklemek istediğiniz var mı?

RALF PICHLER: Genel itibariyle ben burada çok hoş, çok sıcak karşılandım. Atandığım zaman operatörlerce, yine burada çalışanlarca, medya tarafından ve genel itibariyle toplum genelinde çok iyi, hoş karşılandım. Bundan ötürü müteşekkirim. Elimden gelen her şeyi, tüm enerjimi, tüm çabamı, tutkumu buraya, operatörler ve diğer paydaşları bir araya getirmeye adayacağım. 5G, Türkiye için ön planda bulunacak ve buna teknolojiyle biz örnek teşkil edeceğiz.