Elektrik talebi 2050 yılına kadar yaklaşık 3 kat artıyor!

Elektrik talebi 2050 yılına kadar yaklaşık 3 kat artıyor!

Toplumların elektriğe olan ihtiyacı da gün geçtikçe artıyor. Öyle ki araştırmalar 2050 yılına kadar elektriğe karşı talebin günümüzden 2 ile 3 kat daha artacağına dikkat çekiyor. Bu ihtiyacın karşılanmasında ise ön plana çıkan enerji kaynağı olarak rüzgâr görülüyor. Doğa dostu rüzgâr enerjisi santrallerine servis sağlayan Ülke Enerji’nin Genel Müdürü Ali Aydın, 2020’de enerji kaynakları arasında en yüksek üretimin rüzgâr enerjisinden karşılandığına dikkat çekerek, bu santrallerde verimliliğin türbinlere yapılan bakım ve onarım hizmetlerinden geçtiğinin de altını çiziyor.

Karşılaştırılan tüm fosil yakıtlı enerji çeşitlerine göre ciddi derecede düşük maliyetli olan rüzgâr enerjisi, diğerlerine oranla çok çevreci olması ile de dikkat çekiyor. Rüzgâr enerjisi aynı zamanda giderek artan elektrik talebini karşılama konusunda da önemli bir rol oynuyor. Artan elektrik ihtiyacının geleneksel kaynaklardan karşılanması halinde küresel iklim şartlarında oluşacak bozulma ve beraberinde gelen doğal yıkımı tahmin etmek hiç de zor değil. Ülkelerin çevre, enerji ve ekonomi üçgenindeki planlarında da en temel kaynağı oluşturan rüzgâr enerjisinin sağladığı faydalardan vazgeçmenin büyük kayıplar doğuracağına dikkat çeken Ali Aydın, bu temiz enerji türünün sağladığı sayısız faydaya ulaşan tüm rüzgâr ülkelerinde gözetilen en önemli unsurun, sürdürülebilir bakım ve onarım sistemleri olduğunu belirtiyor.

Bir rüzgâr türbinine bakmak, temiz enerjiye sahip çıkmak

Önemli aşamalardan geçerek kurulan ve enerji üretmeye başlayan rüzgâr türbinleri, geleceğin enerjisinde adeta önemli bir yapı taşını temsil ediyor. Duruş sürelerinden, karşılaşılan birçok soruna kadar bir rüzgâr türbinin sağlığı ve işleyişi enerji üretimine ve dolayısıyla da temiz enerji arzına direkt etki ediyor. Gerekli bakım ve onarımları dikkate almayan işletmelerin sonraki süreçlerde ciddi zararlarla karşılaşabildiğini de aktaran Ülke Enerji Genel Müdürü Ali Aydın, bu durumun sonucunda ülke enerjisinin ve ekonomisinin de yara aldığı bir döngünün gerçekleştiğini, bir rüzgâr türbinine yapılan bakımın temiz enerjiye sahip çıkmak anlamına geldiğini belirtiyor. Avrupa ile kıyaslandığında ülkemizde sundukları bakım ve hizmetlerin uluslararası kaliteyi aratmadığını aktaran Ali Aydın, sahip oldukları teknolojik altyapı, nitelikli çalışma arkadaşları ve tecrübe ile rüzgâr enerjisinin bel kemiği olan türbinlerin ömürlerini uzattıklarını ve verimlilikleri artırdıklarını ifade ediyor.