‘‘Kişisel verilerin korunması temel bir ihtiyaçtır’’

‘‘Kişisel verilerin korunması temel bir ihtiyaçtır’’

Kişisel verilerin korunmasını isteme bireyler için 2010 yılından bu yana anayasal bir hak. Bu temel hakkın korunmasında Kişisel Verileri Koruma Kurulu önemli bir rol üstleniyor. KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir’in de dikkat çektiği gibi ‘mahremiyet hakkı’ her zaman önemliydi, fakat dijitalleşme ile birlikte bu önemin farkına varıldı. KVKK’nın kişisel verilere mülkiyet odaklı değil, özgürlük odaklı yaklaştığını belirten Prof Dr. Bilir, “Bizim Kanunumuz, kişisel verileri meta olarak görmemekte, korunması gereken bir değer olarak kabul etmektedir” dedi. ICTMEDIA’nın sorularını cevaplandıran KVKK Başkanı, kişisel veri işleme süreçlerinde mümkün olduğunca yerli çözümler tercih edilmesi gerektiğini kaydetti.

 

ICT MEDIA: Günümüz dünyasında “veri” en değerli kaynak olarak kabul ediliyor. Akıllı cihazlar ve sosyal medya uygulamalarıyla birlikte kişisel verilerimizi birçok mecrada paylaşıyoruz. Kişisel veri ne demektir, her veri Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun koruması altında mıdır? Kısaca bilgi verebilir misiniz?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi, kişisel veridir. Herhangi bir veriden kişisel veri olarak bahsedebilmek için öncelikle bir gerçek kişiye ilişkin olup olmadığını tespit etmek, akabinde ise söz konusu verinin kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak belirlenebilir hale getirip getirmediğine bakmak gerekir. Kişisel veriler, kişiyi diğer kişilerden ayırt edebilme özelliğine sahiptir. Bu açıdan kişisel veri için kişiyi tanımlayan, kişiyi işaret eden bilgilerdir diyebiliriz.

Bizim Kanunumuz kişisel verilere mülkiyet odaklı değil, özgürlük odaklı bir bakış açısı getirmiştir. Dolayısıyla Kanun; kişisel verileri bir meta olarak görmemekte, kişisel verilere herhangi bir paha biçmemekte ve kişisel verileri, korunması gereken bir değer olarak kabul etmektedir. Buna bağlı olarak Kanun, kişisel verilerin korunmasını aslında kişinin kendisinin korunması olarak görmektedir.

Öte yandan Kanun, koruma bakımından kişisel verileri işlenen gerçek kişiler hakkında uygulanmaktadır. Buna göre yalnızca kişisel veri özelliği taşıyan veriler Kanunun koruması altındadır.

ICT MEDIA: 2010 yılında yapılan Anayasa değişikliği ile ülkemizde kişisel veriler Anayasal güvence altına alındı. Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkının Anayasal güvenceye kavuşturulmasının bireyler açısından getirileri nelerdir? Ülkemizde kişisel verilerin korunması alanında gelinen noktayı değerlendirir misiniz?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kişisel verilerin korunmasını isteme hakkı, anayasal bir hak olarak tanınarak anayasallık bloğuna dahil olmuştur. Bilindiği gibi Anayasa ile tanınan bir hakkın kanun koyucu tarafından geçersiz kılınması mümkün değildir. Anayasal bir hak, ancak Anayasa değişikliği ile yürürlükten kaldırılabilir. Ayrıca kişisel verilerin korunması Anayasal bir hak olduğu için hakkın sınırlanmasında Anayasada düzenlenen sınırlama sebeplerine riayet etmek gerekir. Bu bilgiler ışığında, ülkemizde kişisel verilerin korunması bakımından bireyler için üst düzey bir korumanın getirildiğini söyleyebiliriz.

Kurumumuz, 7 Nisan 2016 tarihinde Kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren kendisine verilen görevler kapsamında, kişilerin temel hak ve hürriyetlerinin korunması ile toplumun tüm kesimlerinde kişisel verilerin korunması alanındaki farkındalığın geliştirilmesine yönelik çalışmalarına devam etmektedir. Toplumdaki veri koruma bilinci her geçen gün daha da artmakta, kamu ve özel sektörde Kanuna uyum çalışmaları hız kazanmaktadır. Bu çerçevede kişisel verilerin korunması konusunda ülke olarak ciddi bir ilerleme sağladığımızı söyleyebilirim.

''Kişisel verilerin korunması temel bir ihtiyaçtır''

ICT MEDIA: Geçtiğimiz günlerde yaptığınız bir konuşmanızda ‘‘dijital çağda kişisel verilerin korunması artık temel bir ihtiyaç haline gelmiştir’’ şeklinde bir ifadeye yer verdiniz. Buradan hareketle sizce veri koruma neden temel bir ihtiyaçtır?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Öncelikle şunu kabul etmeliyiz ki; artık dijital çağın kıyısında, köşesinde değil, içerisindeyiz. İçinde bulunduğumuz dijital çağın birtakım gereklilikleri bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de kişisel verilerin korunmasıdır. Kişisel verilerin korunması, yalnızca kişiye ait olan verilerin korunması değil, bu verilerin korunması aracılığıyla kişinin bizzat kendisinin korunmasıdır. Diğer bir ifadeyle; kişisel verilerin korunması araç, kişinin korunması ise amaçtır. Kişiye ait bilgilerin korunması, kişinin mahremiyet hakkı her zaman önemliydi. Fakat dijitalleşme ile birlikte bu önemin farkına varıldı. Kişisel veriler, kişinin sadece geçmişini ve bugününü değil, aynı zamanda geleceğini de etkileyebilmektedir. Mahremiyet, kişinin özgürlüğünün bir parçasıdır. Bu açıdan bakıldığında, dijital çağda kişisel verilerin korunması artık temel bir ihtiyaç haline gelmiştir.

ICT MEDIA: Kanunun veri temelli ekonomiye yaklaşımı nasıl? Bu çerçevede kişisel verilerin korunması ile veri temelli ekonomi arasındaki ilişkiye bakış açınız nedir?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kanun, bireyin korunması ile veri temelli ekonomi arasında bir denge kurmaktadır. Kanunun özelliklerine baktığımızda yasaklayıcı değil, düzenleyici bir yaklaşımı esas aldığını görürüz. Kanun, kişisel verilerin gelişigüzel işlenmesi yerine hukuka uygun şekilde işlenmesini tesis etmeyi amaçlamaktadır. Veri odaklı süreçlerin hızla hayata geçirildiği bir dünyada, ülkemizin bu gelişmelerin dışında kalması beklenemez. Veriden değer üretebilen teknolojilerden yararlanılması günümüzde bir tercih değil, gerekliliktir. Burada esas olan; insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımla hareket etmektir. Bu sayede hem temel hak ve özgürlüklere saygılı olunabilecek, hem de veri temelli ekonomide daha rekabetçi bir noktaya ulaşılabilecektir.

ICT MEDIA: Dijital dünyada yaşanan gelişmeleri yakından takip eden bir Kurum olarak dijital kanallar üzerinden yerine getirdiğiniz hizmetler nelerdir?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: TBMM Dijital Mecralar Komisyonu'nda Kurum olarak yaptığımız sunumda da belirttiğimiz gibi, hem gerçek hem de dijital ortamlar aracılığıyla farkındalık çalışmalarımızı devam ettiriyor, kurumsal hizmetleri dijital kanallar aracılığıyla da yerine getiriyoruz. Bu kapsamda; ‘‘Şikayet’’, ‘‘Kişisel Veri İhlal Bildirimi’’ ve ‘‘Veri Sorumluları Siciline (VERBİS) Kayıt’’ işlemleri Kurum internet sayfası üzerinden ve e-Devlet kapısı üzerinden gerçekleştirilebilmektedir.

Bu işlemlerin dijital kanallar üzerinden nasıl yapılacağını ve hangi adımların takip edilmesi gerektiğini anlatan rehber, doküman ve bilgilendirme videolarına Kurum internet sayfası üzerinden erişilebilir. Buna ek olarak ALO 198 Bilgi Danışma Merkezimiz, söz konusu işlemlerin yapılması esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar hakkında yönlendirme sağlamaktadır.

ICT MEDIA: Sizlerin de sıklıkla dile getirdiği gibi, kişisel verileri işleyen gerçek veya tüzel kişilerin, yani Kanunda geçen ifadeyle; veri sorumlularının, veri işleme faaliyetlerini Kanunda sayılan genel ilkelere uygun bir şekilde gerçekleştirme zorunluluğu bulunmaktadır. Bu ilkeler arasında yer alan ‘doğru ve gerektiğinde güncel olma’ ilkesini açıklar mısınız?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Genel ilkeler veya diğer adıyla temel ilkeler, kişisel verilerin işlenmesinde uyulması zorunlu olan ilkelerdir. Veri işleme faaliyetinin ‘olmazsa olmazı’ niteliğindedir. Bunların arasında yer alan kişisel verilerin doğru ve gerektiğinde güncel olma ilkesi, kişisel veri işleyenlerin menfaatine uygun olduğu gibi, verisi işlenen kişinin temel hak ve özgürlüklerinin korunması açısından da gereklidir. Kişisel verileri işleyenlerin, verisini işledikleri kişilerin bilgilerinin doğru ve gerektiğinde güncel olmasını temin edecek kanalları açık tutması önem arz etmektedir. Aksi takdirde kişilerin, güncel olmayan veya yanlış tutulan kişisel verileri nedeniyle maddi ve manevi zarar görmeleri gündeme gelebilecektir.

Kurulun yayımladığı son İlke Kararında da söz konusu ilkeye değinilmiştir. Kişisel verilerin doğru ve gerektiğinde güncel tutulabilmesini temin etmek amacıyla; verilerin elde edildiği kaynakların belirli olması ve verilerin toplandığı kaynağın doğruluğunun tespit edilmesi gerektiğinin altı çizilmiştir. Ayrıca verilerin doğru olmamasından kaynaklı, kişiler açısından olumsuz sonuçlar ortaya çıkmasının önlenmesi kapsamında kişiler tarafından beyan edilen iletişim bilgilerinin doğrulanmasına yönelik makul önlemler alınmasının gerekli görüldüğüne dikkat çekilmiştir.

ICT MEDIA: Alışveriş yaparken, bir siteye üye olurken, sosyal medyada zaman geçirirken kişisel verilerimizi kullanabiliyoruz... Kişisel verilerini çevrimiçi ortamda paylaşan kullanıcılar nelere dikkat etmelidir? Bir internet kullanıcısı kişisel veri güvenliğini korumak için neler yapmalı, nasıl davranmalı, ne tür tedbirler almalıdır? Kişisel verilerinin amacı dışında ve izinsiz kullanıldığını düşünen bireyler haklarını nerede ve nasıl aramalıdır?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Öncelikle sade ve basit parolalar yerine rakam, büyük-küçük harf ve semboller içeren ve en az sekiz karakterden oluşan güçlü parolalar belirlemeliyiz. Belirlediğimiz parolaları güvenli bir şekilde muhafaza etmeli, periyodik olarak güncellemeliyiz. Sosyal ağ hesaplarımızın, e-posta adreslerimizin ve internet üzerindeki diğer üyeliklerimizin gizlilik ve güvenlik ayarlarını varsayılan ayarlara göre değil, kendi tercihlerimize göre düzenlemeliyiz. Bu tür işlemlerden önce aydınlatma metinlerini ve gizlilik politikalarını incelemeliyiz. Sahte duyurulara, sahte kampanyalara ve gerçek olmayan dolandırıcılık maksatlı içeriklere karşı dikkatli olmalıyız. Bu tür içerikleri sorgulamalı, resmi kaynaklarca doğrulanmayan bilgilere itibar etmemeliyiz. Diğer taraftan çift faktörlü kimlik doğrulama gibi birtakım teknik tedbirlerden de yararlanabiliriz.

Bireyler, Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamındaki haklarını, önce kişisel verilerini işleyen veri sorumlularına başvurarak, ardından ise alacakları cevaba göre gerek görmeleri halinde Kişisel Verileri Koruma Kurulu’na şikayet yolunu izleyerek kullanabilirler. Bunun yanı sıra kişisel verilere ilişkin suçlar hakkında ise yargı yolu tercih edilebilir. Bu bakımdan bireylerin sahip oldukları haklarını öğrenmelerinde fayda görüyorum.

''Kişisel veri işleme süreçlerinde mümkün olduğunca yerli çözümler tercih edilmelidir''

ICT MEDIA: Kişisel verilerin korunmasıyla ilgili tartışılan konulardan biri de veri merkezleri... İnternet ortamında üretilen verilerin fiziki anlamda tutulduğu yerler ne kadar önemlidir? Yerli veri merkezleriyle ilgili değerlendirmeniz nedir?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Dijital dönüşüm sürecinin temel bileşenlerinden birisi veri güvenliğidir. Kişisel veri güvenliği ve veri mahremiyeti de bu başlık altında ele alınması gereken konulardan biridir. Kişisel verilerin işlenme süreci, verinin ilk elde edildiği andan itibaren başlar ve bu verilerin imhasına kadar devam eder. Bu süreç içerisinde güvenlik, veri işlemenin tüm safhalarında gözetilmesi gereken en önemli unsurlardan biridir. Bundan dolayı kişisel veri barındıran her ortamda gerekli teknik ve idari tedbirler alınmalıdır. Öte yandan sürdürülebilir veri koruma politikaları kapsamında, kişisel veri işleme süreçlerinde mümkün olduğunca yerli çözümler tercih edilmelidir.

ICT MEDIA: Kurulun yurt dışına veri aktarımına yaklaşımı nedir? Bu konuda yapılan çalışmalar nelerdir?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Yurt dışına veri aktarımıyla ilgili olarak daha önce taahhütnameler yayımlanmış, taahhütnamelerde yer alacak asgari unsurlar Kurul tarafından ilan edilmiş ve söz konusu taahhütnamelerde usul ve esasa ilişkin dikkat edilmesi gereken hususlar belirlenmişti. Bunun yanı sıra, çok uluslu şirket toplulukları arasında yapılacak kişisel veri aktarımlarını düzenlemek amacıyla Bağlayıcı Şirket Kuralları yayımlanmıştı.

Kanun, yurt dışına veri aktarımını engellemediği gibi, veri sorumlusuna izleyebileceği yöntemler konusunda seçme şansı vermektedir. Bu kapsamda kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasında; taahhütname bir yöntemdir, bağlayıcı şirket kuralları bir yöntemdir, kişilerden açık rıza alma yoluna gidilmesi de bir yöntemdir. Bilindiği gibi yurt dışına kişisel veri aktarımında açık rıza yönteminin tercih edilmesi halinde, ayrıca Kurul iznine gerek bulunmamaktadır. Bir diğer yöntem ise güvenli ülke mekanizmasıdır. Fakat altını çizmek gerekir ki; bu ciddi bir süreçtir. Kurul, Kanunun ilgili hükmüne istinaden güvenli ülkelerin belirlenmesinde dikkate alınacak kriterleri belirlemiş olup, güvenli ülke çalışmaları devam etmektedir. Öte yandan kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümlerin saklı olduğunu da göz önünde bulundurmak gerekir.

Şüphesiz ki; ülkemiz veriden değer üretebilen teknolojileri desteklemekte, veri temelli ekonominin gereklerinin bilinciyle, kişisel verilerin korunması alanında reform hareketlerini devam ettirmektedir. Bu kapsamda, İnsan Hakları Eylem Planı ile kişisel verilerin korunması alanında da önemli hedefler belirlenmiştir. Söz konusu planla birlikte; Kanunun Avrupa Birliği standartları ile uyumlu hale getirilmesi hedeflenmiştir.

Diğer yandan, açıklanan Ekonomi Reform Paketi ile Avrupa Birliği Genel Veri Koruma Tüzüğü’nün (GDPR) yurt dışına veri aktarımına yönelik hükümleri esas alınarak Kanunumuzda birtakım değişikliklerin yapılacağı öngörülmektedir. İlgili kurum-kuruluşlar ve paydaşlarla KVKK-GDPR uyumu konusunda gerekli çalışmalar devam etmektedir. Yine bu çerçevede gerek AB üyesi ülkelerin veri koruma kurumları ile, gerekse de ilgili AB kurum ve kuruluşları ile ilişki ve iş birliğinin güçlendirilmesine gayret edilmektedir.

ICT MEDIA: Kurum internet sayfası kvkk.gov.tr’de çeşitli Kurul Kararlarının düzenli olarak yayımlandığını görüyoruz. Bu kararlar hangi kriterlere göre yayımlanıyor?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: 6698 sayılı Kanunda yer alan ve Kurulun çalışma esaslarını düzenleyen maddeye göre; Kurul, gerekli gördüğü kararları kamuoyuna duyurur. Söz konusu kararlar yayımlanırken; vatandaşlara, veri sorumlusu konumundaki şirketlere, kuruluşlara ve kamu kurumlarına yol gösterici özellikteki örnek kararlar ile içtihat niteliğindeki kararlara yer verilmektedir. Yine Kanun gereği, Kurul tarafından alınan İlke Kararları da yayımlanmaktadır.

ICT MEDIA: Geçtiğimiz Mayıs ayında belediyeler tarafından sunulan internet hizmetlerine dair bir Karar yayımlandı. Bize bu Karardan biraz bahseder misiniz?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kurumumuza iletilen çeşitli ihbarlarda belediyelerin internet üzerinden emlak vergisi veya beyan bilgisini sorgulama sayfalarında yalnızca T.C. kimlik numarası girilerek vatandaşın emlak bilgilerine ulaşılmasının kişisel verilerin korunması açısından sorun teşkil ettiği ifade edilmiş, konunun Kanun kapsamında incelenmesi talep edilmiştir.

Başlatılan inceleme neticesinde; konu hakkında ilgili kurum ve kuruluşlara bilgi verilmesine, bu ve benzeri nitelikteki hizmetlere ilişkin sorgulama sayfalarında kişisel veri güvenliğini artırmaya yönelik gerekli teknik ve idari tedbirlerin alınmasına ve bu bağlamda belediyelerin hizmet sunma yöntemlerinin kişisel verilerin korunması mevzuatı çerçevesinde yeniden değerlendirilerek gerekli önlemlerin alınması hususunda belediyelerin talimatlandırılmasına karar verilmiştir.

''Kişilerin, verileri üzerinde hakimiyet sağlayabilmesi, kişisel verilerin korunmasının temelini teşkil etmektedir''

ICT MEDIA: VERBİS konusunda çalışmalar nasıl gidiyor? VERBİS’e kayıt yükümlülüğü bulunan veri sorumlularına vermek istediğiniz bir mesaj var mıdır?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kurum olarak Sicile kayıt yükümlülüğünün doğru bir biçimde yerine getirebilmesi adına her türlü desteği sağlamaya çalışıyoruz. Bunun bir sonucu olarak; tüm dünyayı olduğu gibi ülkemizi de etkileyen pandemi nedeniyle, Veri Sorumluları Siciline kayıt yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirilmesi hususunda zorluklar yaşandığı gerekçesiyle, kayıt süreleri Kurul tarafından 2021 yılı sonuna kadar uzatıldı.

Veri Sorumluları Sicil Bilgi Sistemi (VERBİS) kişisel veri işleme süreçlerinin şeffaflığı ve veri sorumlularının hesap verebilirliği açısından önem arz etmektedir. Kişilerin, verileri üzerinde hakimiyet sağlayabilmesi, kişisel verilerin korunmasının temelini teşkil etmektedir.

Veri sorumlularının Sicile kayıt yükümlülüklerini yerine getirirken Kurumun desteğinin onlarla birlikte olduğunu bilmeleri, bu yükümlülüğün yerine getirilmesinde izlenmesi gereken adımları takip etmeleri son derece önemlidir. Sicile kayıt yükümlülüğü bulunan veri sorumlularının kişisel veri işleme envanteri ve saklama-imha politikasını doğru, güncel ve özenli bir biçimde hazırlamaları halinde, Sicile kayıt yükümlülüğünü gereği gibi yerine getirmeleri daha kolay olacaktır.

ICT MEDIA: Bugüne kadar kaç adet veri sorumlusu VERBİS’e kayıt oldu?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Şu anda 74.000 civarında veri sorumlusu VERBİS’e kayıt yaptırmış vaziyettedir. Önümüzdeki süreçte bu sayının daha da artmasını bekliyoruz.

ICT MEDIA: WhatsApp hakkındaki inceleme ile ilgili son durum nedir?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Bahsettiğiniz uygulamanın bağlı olduğu şirket tarafından, uygulamayı kullanmak isteyen kullanıcıların kişisel verilerinin işlenmesine ve yurt dışında bulunan üçüncü taraflara aktarılmasına rıza verilmesini içerecek şekilde kullanım şartlarının güncellendiği, bu kapsamda rıza vermeyen kullanıcıların uygulamayı kullanamayacağına ve hesaplarının silineceğine dair kullanıcılara bilgilendirme iletildiği tespit edilmiştir.

Buna ilişkin olarak kişisel verilerin, yurt dışında yerleşik bir veri sorumlusu olan ilgili şirket tarafından işlenmesine ve yurt dışında yerleşik başka veri sorumlularına aktarılmasına ilişkin açık rıza alınması hususunda yapılan ön değerlendirme sonucunda; sunulan hizmetin açık rızaya bağlanıp bağlanmadığı, alınan açık rızanın Kanuna uygun olup olmadığı ve bahse konu şirket tarafından yurt dışında yerleşik veri sorumlularına yapılacak aktarımın Kanunun 9'uncu maddesi hükümlerine aykırı olup olmadığı hususları açısından, Kurulun 12.01.2021 tarihli ve 2021/28 sayılı Kararı ile bu şirket hakkında resen inceleme başlatılmasına karar verilmiştir.

Kanunun ilgili maddesinde Kurulun, şikâyet üzerine veya ihlal iddiasını öğrenmesi durumunda resen görev alanına giren konularda gerekli incelemeyi yapacağı düzenlenmiştir. Kurul, veri sorumluları hakkında görev alanına giren konularda inceleme yaparak karar vermektedir. Bu çerçevede veri sorumlusu konumundaki söz konusu şirket hakkındaki inceleme süreci devam etmektedir.

ICT MEDIA: Kurulun faaliyetleriyle ilgili istatistiksel bilgileri okuyucularımızla paylaşır mısınız? Örneğin, Kurula kaç adet şikayet, veri ihlal bildirimi ulaştı? Güncel rakamları öğrenebilir miyiz?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: 19 Ağustos 2021 tarihi itibarıyla, Kurula şu ana kadar yurt dışından gelenler de dahil olmak üzere 10366 ihbar ve şikayet geldi. Bunlardan 8438 tanesi sonuçlandırıldı. Bugüne kadar Kurula 591 adet veri ihlal bildirimi intikal etti, bunlardan 107 tanesi Kurul tarafından ilan edildi. Öte yandan Kurumun görev ve yetki alanına giren konularda 623 hukuki görüş verildi. Ayrıca yurt dışına veri aktarımı konusuyla ilgili yeterli nitelikleri taşıyan 4 adet taahhütnameye Kurul tarafından izin verilmiştir.

''Kişisel verilerin korunması alanında yapılacak bilimsel çalışmalar, tüm paydaşlara önemli katkılar sağlayacaktır''

ICT MEDIA: 12-14 Kasım 2021 tarihleri arasında I. Uluslararası Kişisel Verileri Koruma Kongresi'nin düzenleneceği ve Kongre kapsamında kişisel verilerin korunmasıyla ilgili dünyadaki ve Türkiye'deki gelişmelerin ele alınacağı Kurum tarafından ilan edildi. Kongre'nin amacı nedir? Kongre'ye ilişkin program ne zaman açıklanacak? Kongre ile ilgili kısaca bilgi verir misiniz?

Prof. Dr. Faruk BİLİR: Kurumumuz, temel hak ve özgürlüklerin korunması kapsamında, ülkemizde kişisel verilerin korunmasını sağlamak amacıyla çeşitli faaliyetler yürütmektedir.

Bu kapsamda Kurum olarak, ülkemizin önemli yükseköğretim kurumlarından olan İstanbul Üniversitesi ve Türk Alman Üniversitesi iş birliğinde “Kişisel Verilerin Korunması” temalı, uluslararası nitelikte bir Kongre düzenlemeyi planladık. Kongre, Türkiye’den ve dünyadan kamu yöneticileri ve çalışanları, akademisyenler ve ilgili sivil toplum kuruluşları ile bu alana ilgi duyan tüm kesimlerin takibine açık olacaktır. Kongre programı 1 Ekim 2021 tarihinde açıklanacak olup, şu anda Kurum internet sitesi üzerinden Kongre ile ilgili bilgilere erişim sağlamak mümkündür.

Kişisel verilerin korunması alanında yapılacak bilimsel çalışmaların tüm paydaşlara önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Bu anlamda Kongre'nin faydalı ve verimli olacağına inanıyorum.