"Dijitalleşmeye öncülük etmeyi ve dijital rotalar oluşturmayı önceliğimiz olarak görüyoruz"

"Dijitalleşmeye öncülük etmeyi ve dijital rotalar oluşturmayı önceliğimiz olarak görüyoruz"

Türk Telekom, ülkemizin teknoloji ve dijital dönüşümde öncü rol üstlenen şirketlerin başında geliyor. Türk Telekom CEO’su Ümit Önal’ın verdiği bilgiye göre 2005 yılındaki özelleştirmeden bu yana, Türkiye’nin dijital dönüşümü için 18,1 milyar doları aşan yatırım yaptı. “Türkiye’nin lider entegre operatörü olarak, attığımız her adımda teknolojiyi faydaya dönüştürmek için dijitalleşmeye öncülük etmeyi ve dijital rotalar oluşturmayı önceliğimiz olarak görüyoruz” diyen Önal, yeni dönemdeki önceliklerini ise şöyle sıralıyor: Türkiye’nin her yerinde internet penetrasyonunu arttırmak, 5G’yi destekleyecek fiber altyapıyı yaygınlaştırmak, en iyi müşteri deneyimini sağlamak. Ömit Önal, yılın üçüncü çeyreğinde beklentilerin üzerinde büyüyen Türk Telekom’un sektördeki rolü ve geleceğe dair planlarıyla ilgili ICT MEDIA’nın sorularını cevaplandırdı.

ICT MEDIA: Türk Telekom’da Satış, Pazarlama ve Müşteri Hizmetlerinden Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütürken yaklaşık 2 yıl önce Genel Müdürlük görevine atandınız. Genç bir CEO’sunuz. Göreve başladığınız günden bu yana Türk Telekom’da nasıl bir farklılık, farkındalık ortaya koydunuz? Bu iki yıllık süreçte geriye dönüp şunları yaptık iyi oldu dediğiniz işler nelerdi? Geleceğe dair planlarınız nelerdir?

Ömit ÖNAL: Göreve geldiğim tarihten itibaren, Türk Telekom olarak yaptığımız her işte odağımıza ‘insan’ı alarak, müşterilerimizden çözüm ortaklarımıza, çalışanlarımızdan hissedarlarımıza kadar, temas ettiğimiz herkesi “Değerli Hissettirme” yaklaşımıyla hareket ettik. Tüm stratejimizi ve iş süreçlerimizi müşteri deneyimini ilk sıraya koyarak şekillendirdik. Bir yandan da Türk Telekom’un sürdürülebilir güçlü büyümesi için iddialı hedeflerimiz üzerine yoğunlaştık. Çevik yönetim anlayışıyla süreçlerimizi dijitalleştirerek organizasyonumuzu yeniden yapılandırdık. Güçlü altyapımız ve yetkin saha ekibimizin de katkısıyla, şirket tarihinde eşi görülmemiş finansal ve operasyonel sonuçlara imza attık. 2019 yılsonunda 23,7 milyar TL olan konsolide satış gelirlerimizi 2020 sonunda yıllık yüzde 20 büyüme ile 28,3 milyar TL’ye yükselttik. Müşterilerimize hızlı ve kaliteli hizmet sunabilmek için fiber yatırımlarımıza ağırlık verdik. Yatırım harcamalarımızı 2020 yılında yıllık yüzde 36 oranında artırarak 2020 yıl sonu itibarıyla 6,7 milyar TL’ye çıkardık. 2021 yılına da güçlü başladık ve beklentilerimizi de aşan bir performans göstererek yılsonu öngörülerimizi yıl içinde 3 kere yukarı yönlü revize ettik. Yılın ilk 9 ayında 24,4 milyar TL gelir elde ederek, net kârımızı 4,7 milyar TL’ye, toplam abone sayımızı da 51,4 milyona çıkardık. 2019’da abone portföyümüzün yüzde 37’sini oluşturan toplam fiber abone sayımız, 3. çeyrekte 8,8 milyona yükselerek abone portföyümüzün yüzde 62’sini aştı. Geçen yılın aynı döneminde 25 milyon olan fiber hane kapsamamız da 2021’in 3. çeyreği itibarıyla 28,9 milyonu geçti. Gelişen teknolojimiz ve erişimimiz, Türkiye için 5G’ye avantajlı bir geçişin yolunu açacak.

Sene başından bu yana beklentileri aşan performansımız, 2021 öngörümüzde üçüncü bir yukarı yönlü revizyonu gerekli kıldı. Buna göre, daha önceki öngörümüzde; yıllık yüzde 17 olarak belirttiğimiz faaliyet gelirlerinin yüzde 18 oranında artmasını, 15,8 milyar TL olan FAVÖK’ün 16,2 milyar TL’ye yükselmesini ve 8,5 milyar TL olan yatırım harcamalarının da 8,7 milyar TL’ye ulaşmasını bekliyoruz.

Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik eden bir kurum olmanın verdiği sorumlulukla, teknolojinin iyiliğe ve faydaya dokunduğu işleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Bu çerçevede ülkemiz için en önemli üç hedefimiz: Dijitalleşmeyi hızlandırarak ülkeyi 5G’ye hazırlamak, internet penetrasyonunu artırmak ve daha iyi bir müşteri deneyimi sağlamak. 5G için mobil teknolojilere olduğu kadar 5G’nin yapıtaşı olan fibere yatırımlarımıza da aralıksız devam ediyoruz. Hızla yaygınlaşan fiber altyapımız ile birlikte sabit genişbantta yeni abone kazanımımızı ve Türkiye’nin internet penetrasyonunu artırmayı sürdürüyoruz.

Teknoloji ve dijital dönüşümde öncü olma sorumluluğumuzu her fırsatta dile getiriyoruz. Bunun yanında yakın zamanda kültür sanat alanında yeni bir iş birliği hayata geçirdik. Tüm Türk Telekom ailesini heyecanlandıran bu iş birliğiyle 29 Ekim’de Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımlarıyla açılan İstanbul Atatürk Kültür Merkezi ile bir anlaşmaya imza attık. Kültür ve Turizm Bakanlığımız’la yaptığımız anlaşma bizim için çok kıymetli. Türkiye’nin millî kültürünün oluşumunda önemli katkı ve izleri bulunan İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nin ana destekçisi olmaktan büyük gurur ve mutluluk duyuyoruz. AKM’nin ‘kalbi’ olan opera salonuna 7 yıllığına ismimizi verirken; AKM’nin tüm iletişim ve teknoloji altyapısını da sağlıyoruz. Sanatın da tıpkı iletişim gibi, insanları birleştiren ve yakınlaştıran bir rolü var. Bu birleştirici etkiden hareketle, teknolojinin sağladığı imkânları kullanmayı sürdüreceğiz.

ICT MEDIA: Türk Telekom’un sektörde oynadığı rol ve misyonu nedir? Türk Telekom iştirakleriniz şirketlerin faaliyetleri ve son dönemde ortaya koydukları performanstan memnun musunuz? Türk Telekom olarak oluşturduğunuz katma değer ve geleceğe yönelik yeni ürün ve projeleriniz nelerdir?

Ömit ÖNAL: Türkiye’nin sahip olduğu telekomünikasyon altyapısının kurucusu ve geliştiricisi olarak, milli teknoloji dönüşümünün her adımında yaptığımız yatırımlar, projeler ve çalışmalar ile Türkiye’yi geleceğe taşıyarak, ülkemizin ve milletimizin ihtiyacı olan tüm yeni teknolojilere öncülük etmeye devam edeceğiz.

İştiraklerimiz Argela, İnnova, Sebit, Assitt ve TTI, yalnızca müşteri portföylerini genişletmekle kalmayıp, aynı zamanda Türk Telekom Grubu’nun büyümesine de başarılı bir şekilde katkıda bulunuyorlar. 2020 yılı, iştiraklerimizin Türk Telekom Grubu’na katkılarını net olarak ortaya koyduğu bir yıl oldu. Ar-Ge ve Yakınsama Teknolojileri şirketimiz Argela, yeni nesil mobil ve sabit şebekelere yönelik geleceğin standartları olacak vRAN ve SEBA teknolojileri üzerine geliştirdiği patentli ürünlerini yakın zamanda hayata geçirerek küresel anlamda ticarileştirmeye başladı. Bilişim çözümleri sağlayan iştirakimiz İnnova, geniş bilgi teknolojileri çözümleri yelpazesiyle şirketlerin dijital dönüşümlerine katkı sağlamayı sürdürürken Türkiye’nin yerli ve millî teknoloji hareketini de destekliyor.

Geleceğin eğitim anlayışını şekillendiren teknolojiler geliştirmek konusunda öncü rol üstlenen Sebit, uzaktan eğitim döneminde EBA’ya sınav ve içerik desteğinin yanı sıra, VCloud platformuyla, pek çok özel okulun çevrim içi eğitime geçmesine de yardımcı oldu. Sebit'in çevrim içi çözümleri, Vitamin ve Raunt da öğrencilerin ve eğitmenlerin en önemli destekçilerinden biri olmayı sürdürüyor. AssisTT, geleneksel çağrı merkezi hizmetlerinin ötesinde, satış ve pazarlama, sosyal medya yönetimi, yüz yüze hizmetler, gelir yönetimi, kalite yönetimi, yeni teknolojiler ve dijital çözümler gibi birçok alanda müşterilerine stratejik çözümler sunan bir müşteri deneyimi merkezi hâline geldi. Uluslararası kolumuz TTI, önde gelen yabancı tabanlı hizmet ve içerik sağlayıcılarına IP hizmetleri sunarak, uluslararası içeriğe sahip şirketlerin sunucularını İstanbul’daki veri merkezimizde barındırmasını sağlıyor.

Türkiye’nin lider entegre operatörü olarak, attığımız her adımda teknolojiyi faydaya dönüştürmek için dijitalleşmeye öncülük etmeyi ve dijital rotalar oluşturmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Yeni dönemdeki önceliklerimiz; Türkiye’nin her yerinde internet penetrasyonunu arttırmak, 5G’yi destekleyecek fiber altyapıyı yaygınlaştırmak, en iyi müşteri deneyimini sağlamak ve mobil başta olmak üzere tüm faaliyet alanlarında sürdürülebilir abone kazanımı olacak. Türkiye’nin 5G’ye en hızlı geçen ülkeler arasında yer alması için hazırlıklarımız tüm hızıyla sürüyor.

Millî ve yerlilik anlayışımız, toplumsal sorumluluk ve vazife bilincimizle ülkemize hizmeti, varlığımızın aslî unsuru olarak görüyoruz. Sürdürülebilir bir dünya ve çevrenin, toplumsal eşitliğin, kaynakların verimli kullanılmasının ise gezegenimiz için hayati konular olduğunun bilincindeyiz. Günümüzde değişen öncelikler ve beklentiler doğrultusunda; sürdürülebilirliğin evrensel ilkelerini iş modelimize ve stratejilerimize entegre etme konusunda kayda değer bir gelişim süreci içerisindeyiz. Sürdürülebilirlik hedeflerimiz doğrultusunda, veri merkezlerimiz için The International REC Standard’tan Yenilenebilir Enerji Sertifikası (REC) aldık. Bu sertifika ile, veri merkezlerimizde yeşil enerji kullandığımızı belgelemiş olduk. Bu anlamda, yalnızca Türk Telekom’a değil, veri merkezimizi kullanan müşterilerimize de yeşil enerji kullandırmak suretiyle, oluşturduğumuz katma değeri büyütmenin mutluluğunu yaşıyoruz.

Çeşitli alanlarda artan ve hızla gelişen ihtiyaçlar karşısında bireysel ve kurumsal segmentlerde dijital çözümlerimizi daha da çeşitlendiriyor; Türkiye’deki kamu ve özel kuruluşların dijital evrimini desteklemek için yenilikçi bulut tabanlı hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Yeni oluşan ihtiyaçlara cevap vermek ve modern tasarım trendlerini yakalamak hedefiyle çevrim içi satış kanallarımızı sürekli yeniliyoruz.

Mobilde, daha yüksek değer üreten müşteri kazanımına odaklanıyor, üst paketlere taşıdığımız abonelerle göz alıcı sonuçlara imza atıyoruz. Prime ile premium abone tabanını büyütmede muazzam ilerleme kaydettik. Prime tarifelerimize geçen abonelerimiz rekabetçi fiyatlarla zengin içeriklerden yararlanırken aynı zamanda yurt içinde ve yurt dışında pek çok farklı alanda sunduğumuz değerli ayrıcalıkların da keyfini çıkarıyor.

Bir yandan ödeme sistemleri alanındaki iştirakimiz TT Ödeme aracılığıyla fintek alanındaki yatırımlarımıza da hız vererek sunduğumuz mobil ödeme hizmetlerimizi her geçen gün geliştiriyoruz. Yakın zaman önce devreye aldığımız mobil e-cüzdan uygulaması ve ön ödemeli alışveriş kartından oluşan Pokus ürünümüzle sektöre yenilik getirmeyi amaçlıyoruz. Gücünü, Türk Telekom’un yüksek teknoloji çözümleri konusundaki uzmanlığı ve güvenilir tecrübesinden alan Pokus’u, kullanıcıların hayatlarını kolaylaştırmak için özenle tasarladık. Tüm iş kollarımızda olduğu gibi, fintek alanında da öncü olmaya kararlıyız.

ICT MEDIA: Türk Telekom sadece Türkiye’nin ihtiyaçlarına yönelik çözümler üretmiyor. Aynı zamanda yurt dışında önemli başarılara imza atıyor. Türk Telekom iştiraklerinden Netsia Silikon Vadisi’nde faaliyet gösteriyor. Netsia ne tür çözümler üretiyor? Türk Telekom’un yurt dışına yönelik diğer çalışmaları ve ihracat rakamları hakkında bilgi verir misiniz?

Ömit ÖNAL: Türkiye’nin lider bilgi ve iletişim teknolojileri şirketi olarak çalışmalarımızı ülkemizle sınırlı tutmuyoruz. Sadece Türkiye’de değil, teknolojinin kalbi ABD’de de 5G ve ötesi yeni nesil teknolojilerle ilgili çok önemli çalışmalar yapıyoruz. Silikon Vadisi’nde ürettiğimiz teknolojileri dünyaya pazarlıyoruz. Ar-Ge şirketimiz Argela ve onun Silikon Vadisi’ndeki inovasyon kolu Netsia vasıtasıyla dünyanın sayılı teknoloji girişimleriyle ve yeni teknolojiler üreten kurum ve kuruluşlarla sürekli etkileşim içindeyiz. Bu birikim ve gayretler sonucu yerli ve millî teknolojilerin üretilmesini ve kullanılmasını sağlıyor; bu yenilikçi teknolojileri dünyaya ihraç ediyoruz.

Hayata geçirdiğimiz teknolojilerin bir tarafında 4G, 5G ve ötesi Radyo Erişim Şebekelerini dilimlendirmek suretiyle daha iyi yönetilmesini sağlayan vRAN var. Diğer tarafında ise 5G erişim ağının ana taşıyıcısı fiber optik ağları Yazılım Tanımlı Ağlara (SDN) dönüştüren SEBA projesi bulunuyor. Birbirini tamamlayan bu iki alanda geliştirerek ürünleştirdiğimiz teknolojiler, daha şimdiden dünyanın önde gelen operatörleri tarafından büyük ilgi görüyor. Bunun ticari geri dönüşlerini de almaya başladık. Netsia’nın 5G ağlarında performans artışı, verimlilik ve ölçeklenebilirlik dâhil olmak üzere birçok operasyonel ve ticari fayda sağlayan vRAN çözümü RIC (Akıllı RAN Kontrolcü), Ocak 2021’de dünyanın sayılı network ekipmanı üreticilerinden Juniper tarafından lisanslanarak, dünyadaki operatörlere satılmak üzere Juniper’in portföyüne entegre edilmişti.

Geçtiğimiz günlerde Juniper ile iş birliğimizi bir üst aşamaya taşıdık. Buna göre Türk Telekom, RIC kullanarak baz istasyonu başına kapasite tahsis eden ilk operatör olacak. Ek olarak, kurulum ve bakım gibi uzmanlık gerektiren alanlarda, grup şirketlerimiz Argela ve İnnova’yı, Türkiye ve yakın coğrafyalardan daha fazla gelir elde etmek için RIC çözümlerinin satış sonrası süreçleriyle ilgili konumlandırmayı hedefliyoruz. Aynı şekilde Netsia’nın SEBA özelinde geliştirdiği açık kaynaklı genişbant ağ çözümü "Netsia BB Suite" de şirketin ‘amiral gemisi’ olarak dünya çapında büyük ilgi görüyor. Latin Amerika, Avrupa ve Asya’nın önde gelen pek çok operatörüyle bu ürünümüzün test aşamaları devam ediyor. Proje, sadece ürünün satışı ve uygulanması yoluyla değil, aynı zamanda satış sonrası servis anlaşmaları ile de grubumuza gelir sağlamayı vaat ediyor. Türk Telekom olarak dünyaya teknoloji ihraç etme konusunda kararlılığımızı gösteren somut bir adım niteliğindeki iş birliklerimize çok yakın zamanda bir yenisini daha ekleyeceğiz. Türk mühendisliğinin dünya çapındaki bu başarılarını hem Türk Telekom hem de ülkemiz için çok değerli kazanımlar olarak görüyor ve gurur duyuyoruz.

ICT MEDIA: Genel müdürlüğe başladığınız yıllarda dünya Çin merkezli pandemi ile başa çıkmaya başlıyordu. Aşı çalışmalarıyla birlikte 2021 yılında normalleşme başladı. Pandemi sürecinde uzaktan eğitim ve çalışma arttı, dijitalleşme yaygınlaştı. Bu süreçle birlikte fiber altyapının önemi de bir kez daha gündemi işgal etti. Türk Telekom olarak fiber altyapıda neler yapıyorsunuz, yeterli bulunmayan altyapı için ne tür çözüm ve çalışmalarınız var?

Ömit ÖNAL: Türk Telekom, Türkiye’nin en yüksek teknoloji yatırımı yapan şirketlerinden biri. 2005 yılındaki özelleştirmeden bu yana, 2021 3. çeyrek itibarıyla, ülkemizin dijital dönüşümü için 18,1 milyar doları aşan yatırım yaptık. Türkiye’nin ve sektörün gelişimi için kilit nokta, 5G ve sonrasında gelecek olan yeni nesil teknolojileri destekleyebilecek altyapıyı inşa etmek. Türk Telekom olarak, insanı merkeze alan yaklaşımımızla herkesi ‘Değerli Hissettirmek’ amacıyla hizmetlerimizi sürdürürken, Sayın Cumhurbaşkanımız’ın internet hızlarının artması ve fiberin yaygınlaştırılması için koyduğu hedefi ödev olarak üstleniyor, artan yatırımlarımızla hız kesmeden, Türkiye’yi fiberleştirmek ve mümkün olduğu kadar çok kişiyi hızlı internet ile buluşturmak için yüksek motivasyonla çalışıyoruz.

Sürekli artan fiber yatırımlarımız doğrultusunda; 2021 Eylül ayı itibarıyla, Türkiye’nin dört yanındaki fiber ağ uzunluğumuzu 353 bin kilometreye çıkardık. Geçen yılın 3. çeyreğinde 25 milyon olan fiber hane kapsamamız da 2021’in 3. çeyreği itibarı ile 28,9 milyonu geçti. Toplam fiber abone sayımız yılın 3. çeyreğinde 8,8 milyona yükseldi. Baz istasyonlarımızın yaklaşık yüzde 45’i fiberle bağlı durumda. Türkiye’nin dört bir yanını fiberle donatırken, bir yandan da yenilikçi dijital servislerimizle ve teknoloji girişimlerine yatırımlarımızla özellikle sağlık, eğitim, enerji sektörlerini dijitalleştirmeyi de sürdürüyoruz.

Bu yılki yatırımlarımızla Türkiye’nin altyapıdaki fiberleşme oranını yıl sonunda yüzde 90’lar seviyesine ulaştırmayı hedefliyoruz. Burada kat edilmesi gereken mesafenin çok büyük bir kısmını Türk Telekom tek başına almış durumda. Bundan sonra da öncelikli yatırımlarımız kabine kadar erişimin binaya/eve kadar erişime dönüştürülmesi olacak. Diğer bir deyişle, fiberi 200-250 metre öteye, binalara ve evlerin içine taşıyacağız.

Türk Telekom olarak, mevcut altyapıların etkin kullanımını desteklemek ve mükerrer yatırımların önüne geçerek ülkemizin kaynaklarının boşa harcanmaması için yöntemler geliştirmeye gayret ediyoruz. Bu anlamda, Türk Telekom’un yaygın fiber ağından milletimizin daha fazla yararlanılabilmesini sağlayabilmek amacıyla toptan seviyede işletmecilere sunduğumuz erişim ürünleri fiyatlarında çok önemli seviyelere varan indirimler sunmak için BTK’ya başvurduk ve başvurumuz kurum tarafından yakın bir süre önce onaylandı. Bu vesileyle BTK Başkanımıza, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız’a ve emeği geçen yöneticilerimize tekrar teşekkür ediyorum.

ICT MEDIA: Ümit Önal olarak ve de Kurumsal olarak girişimcilik konusuna önem verdiğinizi biliyoruz. Türk Telekom, sektörün en büyük operatörü. Büyük bir ekosisteme sahip. Türk Telekom olarak yerli ve milli firmalar için ne tür imkân ve fırsatlar sunuyorsunuz. Yerli firmalar için geliştirdiğiniz iş birlikleri ve girişimcilere dönük projeleriniz nelerdir?

Ömit ÖNAL: Girişimcilik ekosistemini güçlendirmeyi ve büyütmeyi amaçlıyor, gelişmiş girişimcilik kültürünün Türkiye’yi geleceğe taşımasına öncülük ediyoruz. Bu hedefimiz doğrultusunda, 2013’ten beri devam eden Türkiye’nin ilk girişim hızlandırma programı PİLOT ile her yıl 20’ye yakın teknoloji girişimini destekliyoruz. PİLOT programımızla bugüne kadar 91 girişime toplamda yaklaşık 9 milyon TL nakit desteği sağladık. Türk Telekom, köklü olduğu kadar yenilikçi de bir kurum. Bu bağlamda, ülkemizin geleceği için girişimcilik kültürüne büyük önem veriyoruz. Ne mutlu bize ki; 2013 yılından beri PİLOT aracılığıyla tanıştığımız genç arkadaşlarımız ve onların fikirleri, girişimcilikle ilgili beklentilerimizi çok daha üst seviyelere taşıdı.

Türkiye’den çıkan girişimlerin, ülke sınırlarını aşarak dünyanın her köşesindeki yatırımcıların dikkatini çekmesi Türk Telekom olarak bizi ayrıca gururlandırıyor. Biz de hem bu gurur hem de girişimcilerimize ve fikirlerine olan inancımızla “girişimcilik sektörüne daha fazla nasıl katkı sağlayabiliriz” sorusu ile çalışmalarımızı durmaksızın sürdürüyoruz. PİLOT dışında, 2018’den bu yana sektörün ilk kurumsal girişim sermayesi şirketi TT Ventures ile büyüme aşamasındaki girişimlerin uzun vadeli iş hedeflerini hayata geçirmelerini destekliyor, yerli girişim ekosistemini globale taşıyacak yatırımlarımıza devam ediyoruz.

Teknolojiyi faydaya dönüştürme anlayışımızla, PİLOT mezunu girişimlerle iş birlikleri yaparak, müşterilerimize yenilikçi ürün ve hizmetler sunmaya devam ediyoruz. Örnek vermek gerekirse, bu kapsamda grup şirketlerimizden TT Ödeme ile, suç gelirlerinin tespitinin sağlanması konusunda güvenlik çözümü sunan PİLOT 8. dönem mezunlarımızdan “Sanction Scanner” ile bir anlaşma imzaladık.

Yatırımlarımızı yaparken de PİLOT mezunlarımıza öncelik veriyoruz. TT Ventures ile yakın zamanda yatırım yaptığımız yapay zekâ ve telekom alanında faaliyet gösteren 4 yeni girişimin 3’ü PİLOT mezunu. Odak alanlarımızdaki sektörlerde, mevcut ana iş kollarımız ve ürünlerimizle sinerji oluşturacak yenilikçi ürünlere yatırımlarımızı yönlendirerek hem ülke ekonomisi hem de Türk Telekom için değer üretmeyi sürdüreceğiz.

Bu hedef doğrultusunda, PİLOT’un küresel oyuncular arasında yer alması ve desteklediğimiz girişimlerin uluslararası boyutta ölçeklenmesini sağlama hedefi ile Şubat 2021’de dünyanın en büyük girişim ve inovasyon platformlarından Plug and Play ile bir iş birliği yaptık. Bünyesinde 21 “unicorn” ve binlerce yatırım barındıran; Google, PayPal gibi, bugün dünya devi olan şirketlerin büyümelerinde önemli rol oynayan Plug and Play, yürüttüğü uluslararası hızlandırma programını, girişimler için iş geliştirme, kaynak oluşturma ve diğer stratejik fırsatları takip etmelerini sağlayacak şekilde tasarlayan dünyanın en büyük inovasyon ve girişimcilik platformlarından. Kendileri Türkiye’de ofis de açtılar.

Buradan bakıldığında hem PİLOT programımız hem de TT Ventures ile yerli teknoloji girişimlerinin dünyaya açılmasına destek olarak ülkemizden yeni “unicorn”lar çıkması konusunda ‘Türkiye’nin Türk Telekom’u olarak çok ciddi sorumluluklar üstleniyoruz.

ICT MEDIA: Pandemi ile birlikte siber güvenlik konusu belirgin bir şekilde dikkat çeker hale geldi. Ülkeler sıcak savaşlar yerine artık sanal mücadeleleri tercih ediyor. Dünyada en çok saldırı yapılan ülkelerden biri olarak Türkiye’ye yönelik siber saldırı ve sanal tehditler de gittikçe artıyor. Bu tehdit ve saldırılara karşı Türk Telekom’un yaptığı çalışmalar ve geliştirdiği çözümler nelerdir? Bunun yanı sıra yerli siber güvenlik çözümlerine yönelik çalışmalarınız var mı?

Ömit ÖNAL: Pandemi ile birlikte artan dijital dönüşüm, ciddi siber riskleri de beraberinde getiriyor. Türk Telekom olarak, siber güvenliği ulusal güvenliğin bir parçası olarak görüyor, yerli ve millî ekosistemi geliştirmek için çalışıyoruz. Amacımız, Türkiye’yi kendi siber güvenlik ürünlerini üretebilen ve diğer ülkelere pazarlayabilen bir ülke yapmak. Türkiye’nin güvenlik servis sağlayıcısı konumundaki ilk operatörü olarak, müşterilerimize 10 yılı aşkın süredir günümüzün ve geleceğin siber saldırılarına karşı güvenlik hizmetleri sunuyoruz. Türkiye’nin verisinin ve iletişim altyapısının siber tehditlere karşı korunmasında 7/24 kesintisiz olarak çalışan Siber Güvenlik Merkezimiz’de, Türkiye’deki en büyük izleme alanına ve en büyük kapasiteli DDoS koruma altyapısına sahibiz. Kamu ve yerel yönetimlere ait kritik kurumlarımızın veri ve altyapılarının güvenliğini, Türk Telekom’un güvenlik ürünleri ile sağlıyoruz. Siber güvenlik servislerimizi omurga düzeyinde sunarak, kurumsal müşterilerimizin kendi lokasyonlarında herhangi bir yatırım ve kuruluma ihtiyaç duymayacakları şekilde, uygun ve hızlı devreye alınabilir sistemler ile ihtiyaçlarını karşılıyoruz.

ICT MEDIA: Nesnelerin interneti bilgi iletişim sektöründe ne tür değişiklikler yapacak? 5G ile birlikte IoT’nin sektöre sağlayacağı yeni imkanlar ve fırsatlar nelerdir? Türk Telekom, 5G ile ilgili ne tür çalışmalar yapıyor, bu süreçte kendinizi nasıl konumlandırıyorsunuz?

Ömit ÖNAL: Teknoloji, hayal dünyamız ile sınırlandırdığımız her şeyi gerçeğe dönüştürebilecek güce sahip. Biz her fırsatta aynı şeyi söylüyoruz; teknoloji insana iyilik ve fayda olarak dönebiliyorsa değerli. Nesnelerin İnterneti (IoT), kısa vadede Türk ekonomisinin en büyük bileşeni olan imalat sektörü içerisinde bulunan gıda ve içecek, tekstil, kimyasallar üretimi, otomotiv, beyaz eşya, makine sistemleri ve diğer alanlarda büyük bir verimlilik artışı sağlayacak. Bu sektörlerdeki IoT kullanımı, şirketlerin teknolojik olgunluk seviyelerinin yüksek olması ve IoT teknolojilerine yatırımın verimlilik ve kârlılık olarak hızlı geri dönüşü sayesinde artık daha yaygın.

IoT alanındaki çalışmalarımızın başında akıllı şehirler ve akıllı yollar projelerimiz geliyor. Çanakkale Otoyolu ve Köprüsü başta olmak üzere, Karayolları’nın pek çok projesinde Akıllı Ulaşım Sistemleri (AUS) proje yüklenicisi olarak katkımızı ortaya koyuyoruz. Ulusal ulaşım ağımızı akıllandırıyor; Akıllı Durak, Akıllı Otopark, Akıllı Kavşak, Akıllı Bisiklet, Plaka Tanıma, EDS gibi akıllı ulaşım sistemlerini ülkemizin dört yanına uyguluyoruz. Altyapımızı e-SIM ve e-CALL teknolojilerine hazır hâle getirdik. Sürdürülebilir ve daha iyi bir dünya için, insan hayatına değer katan Yeni Nesil Akıllı Şehir uygulamalarıyla enerjiden, zamandan, iş gücünden tasarruf ederek verimliliği de artırıyoruz.

Türk Telekom olarak, 2019 yılında hayata geçirdiğimiz Akıllı Fabrika uygulamamız ile Türkiye’nin ilk Endüstri 4.0 5G denemesini biz yaptık. Bu konuda, sektörün yerli ve küresel firmaları ile bir araya gelerek oluşturduğumuz deneme projeleriyle endüstriyel 5G ekosisteminin gelişmesine de öncülük ediyoruz. Yılın 2. çeyreğinde iştirakimiz Argela ile birlikte, uluslararası bir Clear5G projesini tamamladık. Projeye dahil olan fabrikalara 5G üzerinden düşük gecikmeli veri iletimi, üst düzey gizlilik ve erişilebilirlik sağlamayı başardık. Yakın zamanda ülkemizin teknoloji devlerinden Arçelik ile Türkiye'nin ilk endüstriyel mobil şebekesini kurmak için stratejik ortaklık anlaşması imzaladık.

5G saha testlerine devam ederken, dünyanın önde gelen teknoloji şirketleri ile birlikte uluslararası konsorsiyumlarda 5G’nin yol haritasının çizilmesinde aktif roller üstlenerek küresel arenada ülkemizi başarıyla temsil ediyoruz. 2019 yılında 5G’nin orta bant spektrumu olarak adlandırılan 3.5 GHz’te 2.9 Gbps üzeri hızlara ulaşarak dünya rekoru kırmıştık. Bu yıl da 5G’nin milimetre dalga spektrumu olarak adlandırılan 26 GHz’te 5G test şebekesi üzerinde yaptığımız denemede, 4.5 Gbps üzeri hızlara ulaşarak bu alanda yeni bir dünya rekoruna imza attık.

ICT MEDIA: Türkiye’nin teknolojide ileri bir ülke olması için kamu ve özel sektöre düşen görevler nelerdir? Türk Telekom olarak yerli ve milli ileri teknoloji ürünleri geliştirmek için inovasyon ve Ar-Ge alanında neler yapıyorsunuz?

Ömit ÖNAL: Teknolojiniz ne kadar güçlü ve dijital dönüşüm konusunda ne kadar başarılıysanız, küresel rekabette de o kadar söz sahibisiniz. Bu doğrultuda hedefimiz ülkemizi uluslararası rekabette ön plana çıkarmak. Özellikle son dönemde teknoloji sektöründe, Sayın Cumhurbaşkanımız ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığımız’ın liderliğinde çok büyük projelere imza atıldı. Hem kamu kuruluşlarının hizmetlerinin dijitalleştirilmesi hem de özel sektörün bu konuda teşvik edilmesi büyük önem taşıyor.

Argela ve Netsia ile 5G ve yeni nesil iletişim teknolojileri alanında geliştirdiğimiz ve aktif olarak kullanılan toplam 56 patentimiz bulunuyor. Bu patentlerden 25 tanesinin münhasır kullanım hakkını, sürekli gelir elde edeceğimiz bir lisanslama modeliyle dünyanın sayılı teknoloji şirketlerinden Juniper Networks’e devrettik. Bu hem Türk Telekom hem de ülkemiz için çok değerli bir kazanım. Türk mühendislerimiz, küresel ölçekte dev bir pazara 5G Ağ Dilimleme ve SEBA pazarına yönelik ürünler geliştirerek başarılarını sınırların ötesine taşıdılar. Bu ülkemiz için gurur kaynağı.

ICT MEDIA: 4.5 ihalesiyle birlikte GSM operatörü firmaların belirli oranlarda yerli ürünler kullanması şartı getirildi. Türk Telekom olarak yerli ve millilik oranında hangi aşamadasınız?

Ömit ÖNAL: 1 Nisan 2016 itibari ile ülkemizde 4.5G çağı resmen başlamıştı. 4.5G, Türkiye’yi bugüne taşıyan önemli bir dönüm noktasıydı. Türkiye’deki altyapının zenginleştirilmesi ve artık 5G’ye dayalı geleceğin Türkiye’de üretilen teknolojilerle kurgulanması stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Yaptığımız yatırımlarla 2021 yılının 3. çeyreği itibariyle 353 bin kilometre uzunluğa ulaşan Türkiye’nin 81 ilindeki fiber ağımız, geleceğin teknolojileri için güçlü bir kaldıraç niteliği taşıyor. Ülkemizin dört bir yanını fiber ağlarla döşemekle kalmadık, şebekemizde kullandığımız ekipmanların millîleştirilmesi için de yoğun bir emek sarf ettik. Türkiye’nin ilk baz istasyonu olan ULAK’ta Ar-Ge şirketimiz Argela ile tasarım aşamasından geliştirmeye kadar tüm süreçlerinde rol aldık. Millî altyapıya verdiğimiz desteğin yanı sıra, Türk Telekom olarak kendi millî yazılımlarımızı da üreterek dünyaya teknoloji ihraç ediyoruz.

2021 yılında en önemli stratejilerimizden biri ülkemizin donanım/yazılım ve lisans gibi ithalat kalemlerini azaltmak ve “Siber Vatan” kavramı ile yerli ürün ve servis portföyümüzü büyütmek. Sunduğumuz siber güvenlik hizmetleri kapsamında şu ana kadar 14 adet ürünün yerlileştirilmesi tamamlandı. Çalışmalarımız 8 adet devam eden ve 8 adet de aday projelerimiz ile sürüyor.