Satın alma veya hizmet olarak tüketim kararlarında ilk yatırım tutarının yanı sıra toplam sahip olma maliyeti (TCO), CapEx ve OpEx etkileri, kapasite esnekliği ve olası teknoloji değişim maliyetleri dikkate alınıyor. Alternatif bir altyapıya geçiş sürecinde ortaya çıkan veri taşıma, uygulama uyarlama ve operasyonel uyum harcamaları, sağlanan fiyat avantajının gerçek tasarruf oranını belirliyor.
Yapay zekâ, veri güvenliği, siber dayanıklılık ve kesintisiz operasyon ihtiyacı, küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) için bulut altyapısını doğrudan rekabet gücünü etkileyen bir karar alanına dönüştürüyor.
Yapay zekâ, veri güvenliği ve iş sürekliliği ihtiyacının hızla arttığı dijital ekonomide, bulut teknolojileri KOBİ’ler için yalnızca maliyet avantajı sağlayan bir çözüm olmaktan çıkıp rekabet gücünü belirleyen stratejik bir altyapıya dönüşüyor.
Yapay zekâ teknolojilerinin hızla yaygınlaşması, artan siber tehditler, jeopolitik gelişmeler ve düzenleyici gereklilikler, kurumların veri ve bulut altyapılarına ilişkin kararlarını yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda ekonomik güvenliğin de bir parçası haline getiriyor.
Türkiye’nin dijital egemenlik vizyonu doğrultusunda önemli bir adım atıldı.
2025 yılını 781 milyar dolar hacimle kapatan küresel bulut pazarının, 2030 yılında 2 trilyon dolarlık devasa bir hacme ulaşması bekleniyor. Yapay zeka ve ulusal güvenlik stratejilerinin şekillendirdiği bu yeni dönemde; NATO uyumlu altyapısı ve tamamladığı yeni yatırım turuyla güçlenen DT Cloud, 2026 yılında Ankara’dan Avrupa’ya uzanacak ‘Dijital İpekyolu’ vizyonunu hayata geçirmeye hazırlanıyor.