ABD ile İran arasında tırmanan askeri ve politik gerilim, küresel telekomünikasyon ağlarını doğrudan etkiliyor. Özellikle denizaltı kabloları, siber saldırılar ve veri trafiği konularında riskler giderek artıyor.
Asya ile Avrupa arasındaki veri akışının büyük kısmı, bölgedeki denizaltı fiber optik kablolar üzerinden sağlanıyor. Euro News’in aktardığına göre küresel internet trafiğinin yaklaşık yüzde 95’i bu hatlardan geçiyor. Uzmanlar, olası bir çatışmada bu kablolarda meydana gelebilecek hasarın bağlantı kesintilerine ve veri gecikmelerine yol açabileceğini belirtiyor. 2024’te Kızıldeniz’de yaşanan kablo hasarları sonrası uluslararası operatörler, trafiği alternatif rotalara yönlendirmek zorunda kalmıştı.
Siber tehditler artıyor
Microsoft ve Check Point Research’ün yayımladığı raporlar, İran bağlantılı siber grupların kritik altyapılara yönelik saldırılarını gözler önüne seriyor. Telekom şirketleri, bu altyapının bir parçası oldukları için doğrudan hedef konumunda. Saldırıların hizmet kesintisi, veri sızıntısı ve yetkisiz erişim girişimleri şeklinde gerçekleştiği raporlarda vurgulanıyor.
Google ve Meta, resmi açıklamalarında veri trafiğinin sürekliliğini sağlamak için yeni denizaltı kablo projelerine ve alternatif rotalara yatırım yaptıklarını duyurdu. Bu yatırımlar, ağların dayanıklılığını artırmayı hedefliyor.
Türkiye’nin stratejik konumu
Türkiye, Avrupa ile Asya arasında veri iletiminde kritik bir geçiş noktası olarak öne çıkıyor. Uluslararası fiber hatların bu güzergâhtan geçmesi, ülkeyi bölgesel veri trafiğinde stratejik bir merkez haline getiriyor. Denizaltı kablolarında yaşanan kesintiler, trafiğin Türkiye üzerinden geçen alternatif hatlara yönlendirilmesine neden olabiliyor. Bu süreçte bağlantı gecikmeleri ve kapasite değişiklikleri yaşanıyor. HGC Global Communications ve Seacom gibi operatörler, kapasitenin yeniden dağıtıldığını ve alternatif rotaların devreye alındığını açıkladı.