Türkiye, dijital dönüşüm ve telekomünikasyon politikalarının şekillendiği en kritik küresel platformlardan birine ev sahipliği yapıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucularının arasında olduğu; Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Telekomünikasyon Birliği tarafından 2000 yılından bu yana düzenlenen Küresel Düzenleyiciler Sempozyumu (GSR), bu yıl Ankara’da gerçekleştiriliyor. 12-15 Mayıs 2026 tarihleri arasında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu merkezinde düzenlenen GSR-26, dünyanın dört bir yanından 500’den fazla düzenleyici otorite başkanı, politika yapıcı, teknoloji lideri ve sektör temsilcisini Türkiye’de buluşturuyor.
“Dijital Ufukta Yol Almak” temasıyla gerçekleştirilen sempozyum, yalnızca telekomünikasyon sektörünün değil; yapay zekâdan siber güvenliğe, uzay teknolojilerinden afet iletişimine kadar dijital dünyanın geleceğini belirleyecek başlıkların tartışıldığı küresel bir strateji masasına dönüşmüş durumda.
Küresel Dijital Düzenin En Güçlü Platformlarından Biri
2000 yılında kurulan GSR, geçen çeyrek asır boyunca telekomünikasyon ve bilgi iletişim teknolojileri alanında dünyanın en etkili düzenleyici platformlarından biri haline geldi. Özellikle gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin düzenleyici kurum başkanlarını aynı masa etrafında buluşturmasıyla dikkat çeken sempozyum, yıllar içinde klasik telekom gündeminin ötesine geçerek dijital ekonominin geleceğini tartışan küresel bir karar merkezine dönüştü.
Bugün GSR; internet yönetişimi, dijital kapsayıcılık, yapay zekâ regülasyonu, veri güvenliği, altyapı yatırımları ve yeni nesil haberleşme teknolojileri gibi kritik başlıkların ele alındığı tarafsız bir diyalog platformu olarak kabul ediliyor.
2018 yılında İsviçre’nin Cenevre kentinde düzenlenen toplantıya 120’den fazla ülkeden 600’ü aşkın temsilci katılmıştı. Ankara’daki GSR-26 ise jeopolitik gerilimlerin, dijital egemenlik tartışmalarının ve yapay zekâ rekabetinin hızlandığı bir dönemde gerçekleştirilmesi nedeniyle ayrı bir önem taşıyor.
Ankara’da Dijital Gelecek Masaya Yatırılıyor
Etkinlik, Ömer Abdullah Karagözoğlu başkanlığında yürütülürken, açılış mesajlarında ITU Telekomünikasyon Geliştirme Bürosu Direktörü Cosmas Luckyson Zavazava ile BTK yönetimi, “dayanıklı, kapsayıcı ve sürdürülebilir dijital gelecek” vurgusu yaptı.
Dört gün sürecek programda özellikle şu başlıklar öne çıkıyor:
- Evrensel ve anlamlı bağlantının geliştirilmesi
- Dijital regülasyonda yeni nesil yaklaşımlar
- Alçak Dünya Yörüngesi (LEO) uydu sistemleri
- Denizaltı kablolarının güvenliği
- Yapay zekâ destekli düzenleyici modeller
- Gençlerin dijital güvenliği
- Afet yönetiminde haberleşme altyapıları
- Dijital yatırım ekosisteminin güçlendirilmesi
Yeni Uzay Çağı ve Türkiye’nin Stratejik Konumu
GSR-26’nın dikkat çeken başlıklarından biri de “Yeni Uzay Çağı” oturumu oldu. BTK’nın etkinliği kapsamında düzenlenen toplantılarda, Alçak Dünya Yörüngesi uydu takımyıldızları, konumlandırma ve navigasyon çözümleri ile gerçek dünya kullanım senaryoları ele alınıyor.
Bu oturumlar, yalnızca telekom sektörünü değil; savunma sanayii, lojistik, akıllı şehirler ve otonom sistemler gibi alanları da doğrudan ilgilendiriyor. Uzmanlara göre Türkiye’nin coğrafi konumu, bölgesel veri koridorları ve yeni nesil bağlantı altyapıları açısından kritik bir merkez olma potansiyeli taşıyor.
Özellikle “Derin Deniz Dijital Otoyolu” başlıklı oturumda denizaltı kablolarının dayanıklılığı ve bölgesel bağlantı merkezlerinin geliştirilmesi konusu masaya yatırılacak. Küresel internet trafiğinin büyük bölümünü taşıyan denizaltı kabloları, son yıllarda hem siber güvenlik hem de jeopolitik rekabet açısından stratejik altyapı unsurlarından biri haline gelmiş durumda.
Yapay Zekâ, Güvenlik ve Regülasyon Üçgeni
Ankara’daki zirvede yalnızca teknolojik gelişmeler değil, bu gelişmelerin doğurduğu etik ve düzenleyici krizler de tartışılıyor. “Dönüştürücü teknolojinin gücünden yararlanma” başlıklı üst düzey oturumlarda, özellikle yapay zekâ temelli teknolojilerin regülasyonu ön plana çıkıyor.
Dünyanın birçok ülkesinde yapay zekâ düzenlemeleri hâlâ tartışılırken, GSR-26’da düzenleyici kurumların ortak yaklaşım geliştirme arayışları dikkat çekiyor. Uzmanlar, önümüzdeki yıllarda telekom regülasyonlarının yalnızca frekans ve altyapı yönetimiyle sınırlı kalmayacağını; veri yönetimi, algoritmik şeffaflık ve dijital haklar gibi alanlara doğru genişleyeceğini vurguluyor.
Afetler, Gençler ve Dijital Dayanıklılık
Sempozyumun en kritik oturumlarından biri ise afet yönetimine ayrıldı. “Teknolojiyle Hayat Kurtarmak” başlıklı oturumda, deprem, sel ve büyük kriz dönemlerinde haberleşme altyapılarının rolü ele alınacak.
Türkiye’nin deprem gerçeği düşünüldüğünde bu başlık, Ankara’daki zirveye ayrı bir stratejik önem kazandırıyor. Uzmanlar, afet anlarında kesintisiz iletişim altyapısının artık yalnızca teknik değil, doğrudan insani güvenlik meselesi olduğuna dikkat çekiyor.
Bunun yanında gençlerin dijital güvenliği, çevrim içi riskler, veri mahremiyeti ve dijital platformların toplumsal etkileri de zirvenin öne çıkan tartışma başlıkları arasında yer alıyor.
Türkiye İçin Küresel Vitrin
GSR-26, Türkiye açısından yalnızca teknik bir sektör etkinliği değil; aynı zamanda dijital diplomasi ve teknoloji politikaları açısından önemli bir uluslararası vitrin niteliği taşıyor.
Ankara’da gerçekleştirilen bu zirve, Türkiye’nin telekomünikasyon, dijital altyapı ve bölgesel bağlantı politikalarında daha görünür bir aktör olma hedefini de ortaya koyuyor. Özellikle yapay zekâ, 5G/6G altyapıları, veri merkezleri ve uydu teknolojileri alanlarında küresel rekabetin hızlandığı bir dönemde, GSR-26’nın Türkiye’ye önemli diplomatik ve ekonomik kazanımlar sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Dijital çağın yeni güç dengeleri şekillenirken, Ankara’da verilen mesaj ise oldukça net: Geleceğin savaşları kadar, ekonomileri ve toplumları da artık bağlantı altyapıları, veri akışları ve dijital düzenlemeler belirleyecek.