Antalya’daki COP31 Öncesi Ankara’da Kritik Buluşma: Türkiye’de Çölleşme ve Arazi Tahribatına Karşı Sivil Toplum Seferberliği
Türkiye, iklim değişikliğiyle mücadelede kritik bir dönemece hazırlanırken, çölleşme ve arazi tahribatına karşı sivil toplumun ortak hareket etmesini sağlayacak önemli bir çalıştay Ankara’da gerçekleştirilecek. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi (UNCCD) süreçlerinde aktif rol alan çok sayıda kuruluş, 25 Temmuz Cumartesi günü düzenlenecek “Arazi Tahribatının Dengelenmesi İçin Bölgesel Katılım (RE-LDN)” hazırlık çalıştayı için, Ankara Akar International Hotel’de bir araya gelecek.
Bilge Nesil Yeşil Orman Okulu Derneği tarafından, Küçük Destek Programı (SGP) desteğiyle yürütülen RE-LDN Projesi kapsamında gerçekleştirilecek toplantı, yalnızca Türkiye için değil, Kasım 2026’da Antalya’da yapılacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Konferansı COP31 öncesinde uluslararası sivil toplum hazırlıklarının da önemli kilometre taşlarından biri olarak görülüyor.
İklim krizinin görünmeyen yüzü: Toprak kaybı
İklim değişikliği denildiğinde çoğu zaman sıcaklık artışları, orman yangınları ve seller gündeme geliyor. Ancak uzmanlara göre, sessiz ilerleyen en büyük tehditlerden biri de çölleşme ve arazi tahribatı.
Türkiye’nin özellikle İç Anadolu, Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz havzalarında artan kuraklık, verimli tarım arazilerinin kaybı, biyolojik çeşitliliğin azalması ve su kaynaklarının tükenmesi gibi riskler her geçen yıl daha da büyüyor. Bu nedenle Ankara’daki çalıştay, yalnızca çevre politikalarının değil, aynı zamanda gıda güvenliği, kırsal kalkınma ve ekonomik sürdürülebilirliğin de masaya yatırılacağı stratejik bir platform niteliği taşıyor.
COP31 öncesinde ortak yol haritası hazırlanacak
Çalıştayın en önemli hedeflerinden biri, UNCCD’ye akreditesivil toplum kuruluşlarını aynı masa etrafında buluşturarak ortak bir iklim ve arazi yönetişimi perspektifi oluşturmak.
Katılımcılar;
İklim değişikliğine uyum konusunda ortak sivil toplum yaklaşımı geliştirecek,
Arazi tahribatını önlemeye yönelik başarılı uygulamaları paylaşacak,
Antalya’da gerçekleştirilecek COP31 sürecine ilişkin ortak hazırlık yapacak,
Sivil toplum öncülüğünde düzenlenecek uluslararası yan etkinliğin altyapısını oluşturacak.
Uzmanlar, bu hazırlığın Türkiye’nin uluslararası iklim diplomasisindeki görünürlüğünü artıracağını ifade ediyor.
Devlet kurumları, akademi ve sivil toplum aynı masada
Ankara’daki çalıştaya, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü, Orman Genel Müdürlüğü ve Tarım Reformu Genel Müdürlüğü başta olmak üzere çok sayıda kamu kurumu ile Türkiye’nin önde gelen çevre kuruluşlarının katılması bekleniyor.
TEMA Vakfı, Türkiye Ormancılar Derneği, Türkiye Tabiatını Koruma Derneği, Türkiye Toprak Bilimi Derneği, Doğa Koruma Merkezi, Ege Orman Vakfı, Orman Mühendisleri Odası, TOBB ve çok sayıda UNCCD akreditasyonuna sahip sivil toplum kuruluşu çalıştayda temsil edilecek.
Bu geniş katılım, Türkiye’de arazi yönetimi konusunda bugüne kadar gerçekleştirilen en kapsamlı sivil toplum buluşmalarından biri olarak değerlendiriliyor.
Dijital medya da mücadelede sahaya çıkıyor
Çalıştayın dikkat çeken konuşmalarından biri ise Dünya Elektronik Basın Birliği Konseyi (DEBK) Genel Başkanı Hasan Taşkın tarafından gerçekleştirilecek.
UNCCD üyesi olan DEBK adına konuşacak olan Taşkın, “Dijital Medyanın Çölleşmeyle Mücadeledeki Gücü ve DEBK’in UNCCD Yolculuğu” başlıklı sunumunda, dijital haberciliğin çevre krizlerinin görünür hale getirilmesindeki rolünü değerlendirecek.
Taşkın’a göre, iklim krizinin yalnızca bilim insanlarının ya da kamu kurumlarının gündeminde kalmaması; medya aracılığıyla toplumun tüm kesimlerine ulaştırılması, çözüm süreçlerinin en önemli halkalarından biri olarak görülüyor.
Gün boyu paneller ve proje atölyeleri
Akar International Hotel’de gerçekleştirilecek programda, Türkiye Toprak Bilimi Derneği Başkanı Prof. Dr. Ayten Namlı’nın “Arazi Tahribatının Dengelenmesi Hedefinde COP31’e Doğru” başlıklı sunumunun yanı sıra UNCCD STK Koordinatörü Marcos Montoiro ile Ekoloji ve Araştırmalar Derneği Başkanı Emine Aydınoğlu da uluslararası süreçlere ilişkin değerlendirmelerde bulunacak.
Öğleden sonraki oturumlarda ise agroekoloji, onarıcı tarım, doğa tabanlı çözümler, COP31 yan etkinlikleri ve yeni uluslararası proje fırsatları ele alınacak.
Katılımcılar ayrıca platform oluşturma, müzakere süreçleri, ortak projeler geliştirme ve COP31 hazırlıkları için çalışma gruplarında bir araya gelecek.
2015’te Ankara’da başlayan süreç, 2026’da Antalya’da yeni bir aşamaya taşınıyor
Türkiye, 2015 yılında Ankara’da düzenlenen UNCCD Taraflar Konferansı (COP12) ile küresel çölleşme gündeminde önemli bir ev sahipliği yapmıştı.
Yaklaşık on bir yıl sonra bu kez Antalya, dünyanın en büyük iklim zirvesi olan COP31’e ev sahipliği yapmaya hazırlanırken, Ankara’daki RE-LDN çalıştayı Türkiye’nin çevre diplomasisi açısından önemli bir hazırlık platformu olma özelliği taşıyor.
Uzmanlar, arazi tahribatının dengelenmesi hedefinin yalnızca çevre politikalarının değil; tarımsal üretimin, su güvenliğinin, kırsal kalkınmanın ve gelecek nesillerin yaşam kalitesinin korunması açısından da stratejik önem taşıdığına dikkat çekiyor.
Ankara’da gerçekleştirilecek çalıştaydan çıkacak ortak deklarasyon ve proje önerilerinin, Antalya COP31 sürecinde Türkiye’nin sivil toplum vizyonuna önemli katkılar sunması bekleniyor.






