Dijital Pazarlamada Yeni Kurallar Devrede
1 Temmuz 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler, 1 Ağustos itibarıyla yürürlüğe girdi. Yeni düzenlemeler, yapay zekâ ile hazırlanan reklamlardan sosyal medya etkileyicileriyle yapılan iş birliklerine, indirim kampanyalarından hedefli reklamcılığa kadar dijital pazarlamanın birçok alanında yeni yükümlülük getiriyor.
Kakıcı & Şimşek Hukuk Bürosu kurucularından Avukat Elvan Kakıcı Şimşek, düzenlemelerin yalnızca hukuki değil, ticari süreçleri de doğrudan etkileyeceğini belirterek şirketlerin reklam metinlerinin yanı sıra pazarlama stratejilerini, sözleşmelerini ve dijital altyapılarını da yeni kurallara göre gözden geçirmesi gerektiğini söyledi.
Yönetmeliğin 1 Temmuz’da Resmî Gazete’de yayımlandığını ve işletmelere uyum için bir aylık süre tanındığını hatırlatan Şimşek, artık uygulama dönemine geçildiğini belirtti. Şirketlerin bu süreci yalnızca bir mevzuat değişikliği olarak görmemesi gerektiğini ifade eden Şimşek, reklam içerikleri, kampanya kurguları, influencer sözleşmeleri, e-ticaret sayfaları ve tüketici bilgilendirme mekanizmalarının yeni düzenlemelere uygun hale getirilmesinin büyük önem taşıdığını, özellikle dijital pazarlama alanında faaliyet gösteren işletmeler açısından kapsamlı bir uyum çalışmasının kaçınılmaz hale geldiğini dile getirdi.
Yönetmeliğin dikkat çeken düzenlemelerinden biri de yapay zekâ ile hazırlanan reklamlar oldu. Buna göre tüketicinin ekonomik davranışını etkileyebilecek şekilde yapay zekâ kullanılması veya gerçek kişiden ayırt edilmesi mümkün olmayan dijital karakterlerin reklamlarda yer alması halinde bunun açık ve anlaşılır biçimde tüketiciye bildirilmesi gerekecek.
Şimşek, son dönemde hızla artan yapay zekâ destekli reklam kampanyalarının bu düzenlemeden doğrudan etkileneceğini belirterek, tüketicinin karşısındaki kişinin gerçek mi yoksa yapay zekâ ile oluşturulmuş bir karakter mi olduğu konusunda şeffaf davranılmasının artık zorunlu hale geldiğini söyledi.
Yeni düzenleme, gerçek kişilerin yapay zekâ ile oluşturulan dijital kopyalarının, gerçekte kullanmadıkları bir ürün veya hizmeti kullanıyormuş ya da tavsiye ediyormuş izlenimi oluşturmasını da yasaklıyor. Şimşek, bu düzenlemenin özellikle deepfake teknolojilerinin ticari amaçlarla kullanımına karşı önemli bir hukuki güvence oluşturduğunu ifade etti.
Sosyal medya etkileyicileri aracılığıyla yapılan reklamlar da yeni yönetmeliğin kapsamlı düzenleme alanlarından biri oldu. Reklam niteliğindeki içeriklerde “Reklam” veya “Tanıtım” ibarelerinin açık şekilde kullanılması ve reklam verenin anlaşılır biçimde belirtilmesi zorunlu hale geldi.
Şimşek, reklam olduğu ilk bakışta anlaşılmayan içeriklerin oluşturulmasının artık çok daha riskli hale geleceğini, hem influencer’ların hem de markaların ortak sorumluluk taşıdığını belirtti.
Yönetmelik ilk kez hedefli reklamcılığı ayrıntılı şekilde tanımlıyor. Buna göre tüketicilerin geçmiş davranışları, konum bilgileri, tercihleri veya kişisel verileri analiz edilerek sunulan reklamların hangi kriterlere göre gösterildiğinin kullanıcıya açık biçimde anlatılması gerekiyor. Çocuklara yönelik kişisel verilere dayalı hedefli reklamcılık ise tamamen yasaklanıyor.
Şimşek, şirketlerin yalnızca kişisel veri mevzuatını değil, reklam hukukunu da birlikte değerlendirmesi gereken yeni bir döneme girildiğini söyledi.
Yönetmelikle birlikte indirimli satış reklamlarında referans fiyatın belirlenmesine ilişkin süre de değiştirildi. Daha önce 30 gün esas alınırken yeni düzenlemeyle bu süre, indirimin başladığı tarihten önceki son 10 gün olarak güncellendi. Ayrıca referans fiyatın yalnızca indirimin uygulandığı satış kanalındaki fiyat olması zorunlu hale getirildi. Şimşek, bu değişikliğin tüketiciyi yanıltabilecek farklı platform fiyatlarının önüne geçmeyi amaçladığını ifade etti.
Çevresel beyanlara ilişkin hükümler de genişletildi. Buna göre “çevre dostu”, “sürdürülebilir” ve “karbon nötr” gibi çevresel iddiaların yetkili veya akredite kuruluşlardan alınan belgelerle desteklenmesi gerekecek. Ayrıca tüketicilerin bu beyanların hangi ölçüm veya değerlendirmelere dayandığını kolaylıkla görebilmesi zorunlu olacak.
Şimşek, şirketlerin çevresel söylemlerini pazarlama diliyle değil, somut verilerle desteklemesi gereken yeni bir dönemin başladığını kaydetti.
İnternet sitelerinde yayımlanan tüketici değerlendirmelerine ilişkin kurallar da yeniden düzenlendi. Buna göre yalnızca doğrulanabilir tüketici deneyimlerine dayanan yorumların yayımlanması esas alınırken, tüketici şikâyetlerine cevap verme süresi de 72 saatten 48 saate indirildi.
Yeni düzenlemeyle yasa dışı bahis, kumar ve şans oyunlarına ilişkin reklam yasaklarının kapsamı genişletildi. Fal, medyumluk ve astroloji gibi hizmetlere yönelik reklamlara ilişkin mevcut yasaklar ise korundu.
Şimşek, Reklam Kurulu’nun son yıllarda uyguladığı birçok ilkenin artık doğrudan mevzuata taşındığını belirterek, reklam verenlerin, e-ticaret platformlarının, satıcıların, sağlayıcıların ve sosyal medya etkileyicilerinin yönetmelik hükümlerini ayrıntılı şekilde inceleyerek gerekli uyum çalışmalarını vakit kaybetmeden tamamlaması gerektiğini söyledi. Dijital pazarlamanın artık yalnızca yaratıcı fikirlerle değil, hukuki uyumla da şekilleneceğini sözlerine ekledi.






