Vodafone, WWF-Türkiye ve Habitat Derneği iş birliğiyle hayata geçirilen “Dünya İçin Lazım” projesi ilk yılını tamamladı. Elektronik atıkların geri dönüşüme kazandırılması ve çevre bilincinin artırılması amacıyla yürütülen proje kapsamında bugüne kadar 37 tonu aşkın e-atık toplanırken, doğa koruma eğitimleriyle 75 binden fazla kişiye ulaşıldı. Projenin ikinci yılında ise 68 bin çocuğa daha eğitim verilmesi ve 50 ton e-atığın geri dönüşüme kazandırılması hedefleniyor.
5 Haziran Dünya Çevre Günü öncesinde düzenlenen toplantıda projenin ilk yıl sonuçları ve yeni dönem hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı. Toplantıya Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcıları Hasan Süel ve Meltem Bakiler Şahin’in yanı sıra WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula ve Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu katıldı.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Hasan Süel, şirketin dijital ve yeşil bir gelecek vizyonu doğrultusunda döngüsel ekonomi yaklaşımını benimsediğini belirterek, e-atıkların azaltılması ve geri dönüştürülmesine yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi. Süel, projenin ilk yılında hedeflenen e-atık toplama miktarına planlanandan önce ulaşıldığını ve toplamda 37 tonu aşkın elektronik atığın geri dönüşümüne kazandırıldığını ifade etti. Projenin sosyal etkisinin de ölçüldüğüne dikkat çeken Süel, yapılan analizlere göre projeye yatırılan her 1 TL’nin 4,56 TL’lik sosyal değer ürettiğini kaydetti. Yeni dönemde ise geliştirilen eğitim müfredatıyla Türkiye’nin 81 ilinde yüz yüze ve çevrimiçi eğitimler düzenlenerek 68 bin çocuğa daha ulaşılmasının amaçlandığını vurguladı.
Vodafone Türkiye İcra Kurulu Başkan Yardımcısı Meltem Bakiler Şahin ise proje kapsamında yürütülen iletişim çalışmalarına dikkat çekti. Şahin, Vodafone’un 760 mağazasının tamamında e-atık toplama noktalarının oluşturulduğunu, bir yıl içinde toplanan 37 ton e-atığın 32 tonunun mağazalar aracılığıyla toplandığını belirtti. Vodafone müşterilerinin ise “Vodafone Yanımda” uygulaması üzerinden yaptıkları e-atık bağışları karşılığında mobil internet hediyesi kazandığını hatırlattı.
WWF-Türkiye Genel Müdürü Ömür Kula, proje kapsamında çocuklara yönelik doğa koruma, sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve e-atık konularında eğitim içerikleri geliştirildiğini belirterek, yeni dönemde daha fazla çocuk ve öğretmene ulaşmayı hedeflediklerini söyledi. Kula, çocukların doğayla kurduğu bağı güçlendirmeyi geleceğe yönelik ortak bir sorumluluk olarak gördüklerini ifade etti.
Habitat Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Emre Koyuncu ise projenin yalnızca farkındalık oluşturmakla kalmadığını, katılımcıların bilgi, tutum ve davranışlarında ölçülebilir değişim sağladığını belirtti. Koyuncu, ikinci yılda 650 gönüllü eğitmenle çalışmaların sürdürüleceğinin ve çocukların çevre konusunda aktif rol üstlenmesini sağlayacak yeni faaliyetlerin hayata geçirileceğinin altını çizdi.
Söz konusu proje kapsamında 7-14 taş grubundaki çocuklar, ebeveynler ve eğitmenlere yönelik eğitimler düzenlendi. Eğitim faaliyetlerine ek olarak web seminerleri, atölyeler ve farkındalık etkinlikleri gerçekleştirildi. Yaklaşık 900 gönüllü ve çocuğun katıldığı “Dünya İçin Lazım GreenFest” etkinliği de bu çalışmaların arasında yer aldı. Çocukların doğayla daha güçlü bağ kurmalarını desteklemek amacıyla başlatılan “Doğa Elçileri” programı kapsamında ise 23 çocuk mentor desteğiyle sürdürülebilirlik ve e-atık temalı yaratıcı projeler geliştirmeye başladı. Yeni dönemde programa 20 yeni doğa elçisinin daha dahil edilmesi planlanıyor.
Yeni Dönemde Yapay Zekâ Desteği
Projenin ikinci yılında “AI for Planet” adlı yeni bir modül de devreye alınacak. Kırsal bölgelerde belirlenen ve dört ilde gerçekleştirilecek etkinliklerde çocuklara yapay zekâ, iklim değişikliği ve sürdürülebilirlik konularında eğitimler verilecek. Böylelikle çevre bilincinin teknoloji destekli uygulamalarla daha geniş kitlelere ulaştırılması hedefleniyor. Yapılan sosyal etki analizlerine göre, proje katılımcılarının bilgi düzeyinde ortalama 50 puanlık artış sağlanırken, e-atık farkındalığı oranı yüzde 39’dan yüzde 81’e yükseldi. Çevreyi korumaya yönelik davranış geliştirme oranı ise yüzde 95’in üzerine çıktı. Bu sonuçlar, projenin sadece farkındalık oluşturmakla kalmayıp aynı zamanda davranış değişikliği yaratma potansiyeline sahip olduğunu ortaya koydu.