Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen “Asrın İnşası: Güçlü Türkiye’nin İhya Vizyonu Paneli”, 9 Şubat 2026 tarihinde Ankara’da geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Panelde; kamu kurumları arasındaki koordinasyon, sahadaki dönüşüm süreci ile afet haberciliğinde sorumlu ve etik yayıncılık ilkeleri kapsamlı biçimde ele alındı.
Program, sabah saatlerinde yapılan kayıtların ardından protokol konuşmalarıyla başladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, açılış konuşmalarında Türkiye’nin afet sonrası yeniden yapılanma sürecine ilişkin ihya vizyonunu ve stratejik hedefleri değerlendirdi.
İki ana oturumdan oluşan panel programı, gün boyunca yoğun bir içerikle sürdürüldü

Kamu Koordinasyonu ve Sahadaki Dönüşüm
İletişim Başkanlığı Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen ilk oturum, Ankara Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdulmenaf Turan’ın moderatörlüğünde yapıldı. Oturumda; İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, Ulaştırma ve Altyapı Bakan Yardımcısı Ömer Fatih Sayan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ile Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi ve Kandilli Rasathanesi Deprem Araştırma Enstitüsü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nurcan Meral Özel konuşmacı olarak yer aldı. Konuşmalarda, afet yönetiminde kurumlar arası eşgüdüm, sahadaki yeniden yapılanma çalışmaları ve kalıcı iyileştirme süreçleri ele alındı.

Prof. Dr. Türk: Doğru Bilgi, Afet Dönemlerinde Hayat Kurtarıcıdır
Panelin öğleden sonraki ikinci oturumu, HBV Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk’ün moderatörlüğünde gerçekleştirildi. Oturumda; Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi Koordinatörü Deniz Demir, Cumhurbaşkanlığı Yerel Yönetim ve Afet Politikaları Kurulu Üyesi Prof. Dr. Mustafa Kumral, Anadolu Ajansı Foto Muhabiri Emin Sansar ile TRT Haber Yurt Haberler Editörü Taylan Yıldırım, afet bölgelerinden haber aktarımı ve dezenformasyonla mücadele süreçlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Oturumun açılışında konuşan Prof. Dr. Mehmet Sezai Türk, afet haberciliğinin yalnızca bir gazetecilik faaliyeti olmadığını vurgulayarak, bunun kamu yararı, medya etiği ve kriz iletişiminin kesiştiği kritik bir sorumluluk alanı olduğuna dikkat çekti. Türk, “Kriz anlarında üretilen her bilgi, toplumsal davranışları ve kamuoyunun güven duygusunu doğrudan etkiler. Bu nedenle doğru bilgi, afet dönemlerinde yalnızca bir haber değil, hayat kurtarıcı bir kamusal araçtır” ifadelerini kullandı.
2023 Şubat depremlerine de değinen Türk, yaşanan sürecin yalnızca fiziki yıkımı değil, aynı zamanda dezenformasyon ve infodemiyle mücadelenin ne denli hayati olduğunu da ortaya koyduğunu belirtti. Afet haberciliğinde hızdan önce doğruluk ve teyidin esas alınması gerektiğini vurgulayan Türk, “Bu deneyim, etik sorumluluğun afet dönemlerinde vazgeçilmez olduğunu bir kez daha göstermiştir” dedi. Afet dönemlerinde medya etiğinin teorik bir ilke olmaktan çıkarak toplumsal sorumluluğun ve kamusal vicdanın ayrılmaz bir parçası hâline geldiğini belirten Türk, sansasyonel ve dramatize edici bir dil yerine insan onurunu ve kamu yararını merkeze alan bir yayın anlayışının önemine işaret etti.
Panelde, kriz anlarında bilginin kamuoyu üzerindeki etkisi ve sorumlu yayıncılığın taşıdığı hayati rol öne çıkarken, dezenformasyonla mücadelenin afet haberciliğinin ayrılmaz bir unsuru olduğu vurgulandı. Akademisyenler ve medya temsilcilerinin katkılarıyla gerçekleştirilen değerlendirmelerde, etik ilkelere dayalı yayıncılığın afet dönemlerinde temel bir sorumluluk olduğu görüşü ortaklaştı.