Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 26 Haziran 2026 tarihinde kamuoyuyla paylaştığı “Zaman Kullanım Araştırması 2025”, Türkiye’nin son on yılda nasıl değiştiğini gözler önüne serdi. Araştırma, vatandaşların günün önemli bir bölümünü uyuyarak ve ekran başında geçirirken, sosyal medya kullanımının rekor seviyelere ulaştığını, buna karşın gazete ve dergi okuma alışkanlığının ise tarihi bir gerileme yaşadığını ortaya koydu. Dijital teknolojilerin gündelik yaşam üzerindeki etkisini rakamlarla ortaya koyan çalışma, Türkiye’nin zaman kullanım haritasının köklü biçimde değiştiğine işaret ediyor.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), daha önce 2006 ve 2015 yıllarının ardından üçüncü kez gerçekleştirdiği Zaman Kullanım Araştırması 2025 sonuçlarını 26 Haziran 2026 tarihinde yayımladı. Araştırma; bireylerin uyku düzeninden çalışma hayatına, aile içi sorumluluklardan spor alışkanlıklarına, medya tüketiminden sosyal medya kullanımına kadar günlük yaşamın hemen her alanına ışık tutuyor.
Veriler, yalnızca bireylerin zamanlarını nasıl değerlendirdiğini göstermiyor; aynı zamanda dijitalleşmenin, iletişim teknolojilerinin ve değişen medya alışkanlıklarının toplumsal yaşam üzerindeki etkilerini de gözler önüne seriyor.
Günün en büyük bölümü uykuya ayrılıyor
Araştırmaya göre Türkiye’de 10 yaş ve üzerindeki bireyler günde ortalama 8 saat 55 dakika uyuyor. Kadınların günlük uyku süresi 9 saat, erkeklerin ise 8 saat 49 dakika olarak hesaplandı.
Hafta içi ortalama 8 saat 41 dakika olan uyku süresi, hafta sonunda 9 saat 28 dakikaya yükseliyor. Bu tablo, yoğun çalışma temposunun ardından hafta sonlarının dinlenme ve uyku açığını kapatma dönemine dönüştüğünü gösteriyor.
Uykunun ardından en fazla zaman ayrılan faaliyetler ise sırasıyla yemek ve kişisel bakım, istihdam faaliyetleri ile hanehalkı ve aile bakımı oldu.
Sosyal medya kullanımında son on yılın en büyük sıçraması
Araştırmanın teknoloji dünyasını yakından ilgilendiren en dikkat çekici bulgusu ise sosyal medya kullanımındaki hızlı yükseliş oldu.
2015 yılında nüfusun yalnızca %33,9’u sosyal medyada vakit geçirdiğini belirtirken, 2025 yılında bu oran %71,7’ye ulaştı. Başka bir ifadeyle Türkiye’de sosyal medya kullananların oranı son on yılda iki katından fazla arttı.
Erkeklerde sosyal medya kullanım oranı %77, kadınlarda ise %66,6 olarak ölçüldü.
Bu artış, sosyal medya platformlarının artık yalnızca sosyalleşme aracı olmaktan çıkarak haber takibi, alışveriş, eğitim, eğlence ve iş yaşamının merkezine yerleştiğini gösteriyor.
Basılı yayınlar dijital dönüşüm karşısında kan kaybediyor
Araştırmanın dikkat çeken bir diğer sonucu ise geleneksel okuma alışkanlıklarındaki sert düşüş oldu.
2015 yılında gazete, dergi ve benzeri yayınları okuyanların oranı %39,4 seviyesindeyken, 2025 yılında bu oran %20,1’e geriledi.
Yaklaşık on yılda yaşanan bu dramatik düşüş, haber tüketiminin büyük ölçüde dijital platformlara, mobil uygulamalara ve sosyal medya akışlarına taşındığını ortaya koyuyor.
Bu değişim, bilgiye erişimi hızlandırırken aynı zamanda dezenformasyon, algoritmik içerik seçimi ve dijital okuryazarlık gibi yeni tartışmaları da gündemin üst sıralarına taşıyor.
Ekranlar günlük yaşamın merkezine yerleşiyor
Araştırmaya göre son dört hafta içinde vatandaşların;
- %88,8’i televizyon izledi,
- %71,7’si sosyal medyada vakit geçirdi,
- %67,5’i akraba ziyaretinde bulundu.
Televizyon hâlâ en yaygın medya aracı olmayı sürdürse de sosyal medya platformlarının ulaştığı seviye, Türkiye’nin medya tüketim alışkanlıklarında dijital eksene doğru güçlü bir kayış yaşandığını ortaya koyuyor.
Kadınlar ev içi emeğin büyük bölümünü üstlenmeye devam ediyor
Araştırma, dijital dönüşümün toplumsal cinsiyet temelli iş bölümünü ise henüz değiştiremediğini gösteriyor.
15 yaş ve üzerindeki kadınlar hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkekler ise yalnızca 58 dakika ayırıyor.
Çalışan kadınlar dahi ev işleri için günlük 2 saat 38 dakika zaman harcarken, çalışan erkeklerde bu süre 47 dakika olarak hesaplandı.
Spor yine listenin sonunda
Türkiye’de bireylerin en az zaman ayırdığı faaliyet ise spor oldu.
Vatandaşlar spor ve doğa sporlarına günde ortalama yalnızca 12 dakika ayırıyor. Kadınlarda bu süre 9 dakika, erkeklerde ise 16 dakika olarak ölçüldü.
Buna karşın yürüyüş ve koşu, son dört haftada en fazla tercih edilen sportif faaliyet olmayı sürdürürken, futbol oynayanların oranının gerilemesi ve voleybola ilginin artması spor alışkanlıklarında değişimin başladığına işaret ediyor.
Dijital çağın zaman haritası yeniden çiziliyor
TÜİK’in 26 Haziran 2026 tarihinde yayımladığı Zaman Kullanım Araştırması 2025, Türkiye’nin yalnızca günlük yaşam alışkanlıklarını değil, dijital dönüşümün toplumsal etkilerini de ortaya koyuyor.
Artık insanlar zamanlarının daha büyük bölümünü ekranlarla etkileşim içinde geçiriyor; haberlerini dijital platformlardan takip ediyor, sosyal ilişkilerini çevrim içi ortamlarda sürdürüyor ve bilgiye algoritmalar aracılığıyla ulaşıyor. Buna karşılık geleneksel okuma alışkanlıkları ve fiziksel aktiviteye ayrılan zaman giderek azalıyor.
Bu veriler, yapay zekâ destekli içerik üretiminin, algoritmik haber akışlarının ve dijital platform ekonomisinin hızla büyüdüğü bir dönemde, Türkiye’nin teknolojiyle kurduğu ilişkinin sadece cihaz kullanımını değil, yaşam biçimini de dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Araştırma, medya sektörü, teknoloji şirketleri, eğitim politikaları ve dijital okuryazarlık alanlarında önümüzdeki yılların en önemli tartışma başlıklarından birine güçlü bir veri zemini sunuyor.