• Biz Kimiz
  • Künye
logo
Fonbulucu Banner
logo
  • Anasayfa
  • ICT Etkinlik
    • Gelecek Etkinlikler
    • Planlanan Etkinlikler
    • Geçmiş Etkinlikler
  • Etkinliklerimizden Haberler
  • Gündem
  • Bilişim
  • Telekom
  • Savunma
  • Enerji
  • e-Mobilite
  • Oyun
  • Kariyer
  • Röportaj
  • Dergi
  • Yazarlarımız
Fonbulucu Banner
  1. Anasayfa
  2. Röportaj
  3. “Türk Dünyasını Türk Mühendisleri Eliyle İnşa Etmeyi Hedefliyoruz”
“Türk Dünyasını Türk Mühendisleri Eliyle İnşa Etmeyi Hedefliyoruz”

“Türk Dünyasını Türk Mühendisleri Eliyle İnşa Etmeyi Hedefliyoruz”

ICT Media ICT Media
11 Mayıs 2026 12:31
Paylaş

Türk Mühendisler Derneği Genel Başkanı Yaşar YEKEBAĞCI, mühendislik ekosisteminin yeniden konumlandırılması gerektiğini vurgulayarak Türkiye’nin ve Türk dünyasının ortak bir üretim vizyonuna yönelmesi gerektiğini ifade ediyor. YEKEBAĞCI’ya göre mühendislik, sadece teknik çözümler üreten bir meslek değil, aynı zamanda geleceği şekillendiren bir düşünce biçimi. Bu nedenle mühendislik kapasitesinin güçlendirilmesi, yerli üretim ve teknolojik bağımsızlıkla doğrudan ilişkilendiriliyor. Türk dünyasında ortak bir mühendislik havuzu oluşturma hedefi ise bu vizyonun en önemli ayağını oluşturuyor. Türkiye’den Türk devletlerine uzanan bu yaklaşım, bilgi ve insan kaynağı paylaşımını artırmayı amaçlıyor. YEKEBAĞCI, “Mühendisleri desteklemezsek yerli üretimi geliştiremeyiz” diyerek bu sürecin kritik önemine dikkat çekiyor. ICT Media Genel Yayın Yönetmeni Murat PEHLİVAN’ın hazırladığı “Açık Açık” programına konuk olan Yekebağcı’nın açıklamalarının tamamı ICT MEDIA TV YouTube kanalında izlenebilir.

Murat PEHLİVAN: Bu ayki konuğumuz, kuruluşunda “Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği” adıyla yola çıkan, bugün ise “Türk Mühendisler Derneği” olarak faaliyetlerini sürdüren derneğin Genel Başkanı Sayın Yaşar Yekebağcı. Ayrıca hatırlatmak isterim ki, bugün ICT Media adıyla yayın hayatını sürdüren dergimizin temeli, derneğinizin katkılarıyla başlattığımız Telekom Dünyası yayınına dayanıyor ve o dönemde derneğiniz bizi böyle bir dergi çıkarmaya teşvik etmişti. 26 yıldan bu yana yayınlarımıza devam ediyoruz.

Sayın Yekebağcı, Derneğiniz, kuruluşunda “Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği” kimliğiyle yola çıkmasından bugüne kadar nasıl bir kurumsal ve vizyoner dönüşüm geçirdi; bu süreçte faaliyet alanlarınız, Türkiye’nin teknoloji üretme kapasitesine ve dijital egemenlik hedeflerine katkınız, genç mühendislerin bu yapı içindeki rolü ve son dönemde benimsediğiniz daha proaktif yaklaşım nasıl şekillendi; ayrıca tüm bu dönüşümün bir parçası olarak “Türk” adını alma kararınız hangi stratejik, hukuki ve kurumsal gerekçelere dayanıyor?

Yaşar YEKEBAĞCI: Teşekkür ediyorum Murat Bey. Gerçekten bugün geriye dönüp baktığımızda, Telekom Dünyası dergisiyle ilgili o dönemde aldığımız kararların ne kadar isabetli olduğunu görüyoruz. Aradan 26 yıl geçmiş. Biz, Telekom bünyesinde mühendislik alanında başlattığımız bir vizyonun, sizin tarafınızdan yayıncılık alanına taşınmasına tanıklık ettik. Bugün ICT Media’nın sektörde saygın ve güçlü bir konuma gelmiş olması da ayrıca memnuniyet verici. Bu başarıda katkımızın bulunması bizi ayrıca mutlu ediyor.

Kuruluş sürecine dönersek, o dönemde daha dar kapsamlı, ağırlıklı olarak mühendislik mesleğine hizmet etmeyi hedefleyen bir yapımız vardı. Ancak zamanla Türkiye’de mühendislik mesleğinin eski itibarını kısmen kaybettiğini gözlemledik. Geçmişte çok daha saygın ve ön planda olan mühendislik, bugün nispeten geri planda kalan bir meslek haline geldi. Biz de bu tabloyu değiştirmek amacıyla hareket ettik.

Bu doğrultuda, Türk Mühendisler Derneği olarak iki temel misyon belirledik. İlki, Türkiye’deki mühendislerin özlük haklarının iyileştirilmesi ve mesleki sorunlarının çözümüne katkı sunmak. İkincisi ise Türk dünyasındaki mühendisleri bir araya getirerek ortak bir mühendislik havuzu oluşturmak.

İlk hedef doğrultusunda Türkiye’de önemli etkinlikler düzenledik. “Türkiye’de Mühendis Olmak” başlıklı çalışmamızda, mühendislerin karşılaştığı sorunları ve çözüm önerilerini kapsamlı şekilde ortaya koyduk. Ardından “Türk ve Türkiye Yüzyılında Mühendislik” etkinliğiyle, farklı sivil toplum kuruluşları ve sendikaların da desteğini alarak bu konuyu daha geniş bir platformda gündeme taşıdık.

Bugün geldiğimiz noktada ise dünyada dijitalleşme ve yapay zekâ gelişmeleriyle birlikte mühendisliğin yeniden merkezi bir konuma yükseldiğini görüyoruz. Artık hemen her sektörde mühendisler belirleyici rol oynuyor. Örneğin sağlık alanında kullanılan ileri teknoloji cihazların büyük bölümü mühendisler tarafından geliştiriliyor. Geçmişte daha çok bireysel bilgi ve tecrübeye dayanan süreçler, bugün mühendislik ürünü teknolojilerle şekilleniyor.

Bu tablo bize şunu gösterdi: Mühendislik aslında hiçbir zaman önemini yitirmedi, ancak bu önemin yeniden görünür kılınması gerekiyor. Biz de bu anlayışla hareket ederek, mühendislik mesleğinin Türkiye’de hak ettiği değeri yeniden kazanması ve bu vizyonun Türk dünyasına yayılması için çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Murat PEHLİVAN: Mühendisliği “geleceği inşa eden meslek” olarak tanımlamak sizce abartı olur mu?

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle olmaz. Mühendislik, temelde bir problem çözme sanatıdır. İnsanlığın karşılaştığı sorunlara çözüm üretir, yaşamı kolaylaştırır ve daha ileriye taşır. Bu yönüyle geleceği inşa eden temel mesleklerden biridir; hatta bunu mühendisler olmadan düşünmek mümkün değil.

Murat PEHLİVAN: Bu çerçevede derneğinizin dönüşümü ve “Türk” adını alma süreci nasıl gelişti?

Yaşar YEKEBAĞCI: Bu noktada şunu da belirtmek isterim: “Türk” adını almak sivil toplum kuruluşları için belirli kriterlere bağlıdır. İlgili mevzuat kapsamında, ülke genelinde örgütlenmiş olmak, ulusal düzeyde etkinlikler düzenlemek ve belirli bir üye sayısına ulaşmak gibi şartların yerine getirilmesi gerekir.

Biz de Telekomünikasyon Mühendisleri Derneği olarak sahip olduğumuz birikimi daha geniş bir vizyonla ele alarak, tüm mühendisleri kapsayan bir yapıya dönüşme kararı aldık. Bu doğrultuda Türk Mühendisler Derneği kimliğiyle 5 Aralık 2023 itibarıyla faaliyetlerimize başladık. Kısa sayılabilecek yaklaşık iki buçuk yıllık süreçte önemli bir mesafe kat ettik.

Bugün Türkiye genelinde 75 ilde temsilciliğimiz bulunuyor ve üye sayımız 4 binin üzerine çıktı. Bu süreçte Elektrik Mühendisleri Odası başta olmak üzere çeşitli sivil toplum kuruluşları, sendikalar ve konfederasyonlarla ortak etkinlikler düzenledik. Türkiye Kamu-Sen ve Memur-Sen gibi yapılarla birlikte mühendislerin sorunlarını gündeme taşıdık.

Burada önemli olan yalnızca sorunları dile getirmek değil, aynı zamanda çözüm önerileri geliştirmekti. Biz de çalışmalarımızı bu anlayışla yürüttük. Tüm bu faaliyetlerimizi ilgili kurumlara sunmamızın ardından “Türk” adını alma hakkını elde ettik.

Bugün Türk Mühendisler Derneği olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Aslında yeni bir dernek değiliz; ancak üstlendiğimiz yeni misyonla birlikte daha geniş kapsamlı, daha proaktif ve farklı bir rota izleyen bir yapıya dönüştük.

Murat PEHLİVAN: Sayın Başkan, son dönemde mühendislik mesleğine ilginin bir miktar azaldığı yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Teknolojinin hızlı gelişimi, mesleklerin çeşitlenmesi ve ekonomik koşulların etkisiyle bu algı güçlenmiş olabilir. Sizce gençlerin mühendislik alanına yönelmesi için temel motivasyonları ne olmalı?

Yaşar YEKEBAĞCI: Belirttiğiniz gibi, son yıllarda Türkiye’de mühendislik mesleğine olan ilgi bir miktar geriledi. Hatta birçok genç, tercih aşamasında mühendisliği daha fazla sorgular hale geldi. Bunun çeşitli nedenleri var. Öncelikle üniversite sayısının ve buna bağlı olarak mühendislik fakültelerinin artması, piyasadaki mühendis arzını yükseltti. Buna karşılık talep aynı hızda artmayınca, mesleğin cazibesi de görece azaldı.

Geçmişte mühendislik fakülteleri daha yüksek başarı sıralamalarıyla öğrenci alırken, bugün bu barajların düştüğünü görüyoruz. Bu da doğal olarak mesleğe yönelen öğrenci profilinde değişime yol açtı. Nitelikli öğrencilerin bir kısmı farklı alanlara yönelmeye başladı.

Ancak mühendislik, tarihin en köklü ve vazgeçilmez mesleklerinden biridir. Bugün de hemen her sektörde mühendislerin belirleyici rol oynadığını görüyoruz. Bu meslek ortadan kalkmaz; aksine dönüşerek varlığını sürdürür.

Bizim gençlere önerimiz şu: Mühendislikten vazgeçmek yerine, onu bir adım ileri taşımaya odaklanmalılar. Geleneksel alanların yanı sıra, değişen dünyaya uyum sağlayan yeni disiplinlere yönelmek büyük önem taşıyor. Özellikle yapay zekâ, veri bilimi ve ileri teknoloji alanları artık mühendisliğin merkezinde yer alıyor.

Bugün yapay zekâ, birçok mühendislik sürecini hızlandırıyor ve dönüştürüyor. Eskiden uzun zaman alan yazılım geliştirme süreçleri artık çok daha kısa sürede tamamlanabiliyor. Ancak bu durum mühendisliğin önemini azaltmıyor; tam tersine yeni uzmanlık alanları ortaya çıkarıyor. Yapay zekâyı geliştiren, yöneten ve stratejisini belirleyen yine mühendislerdir.

Dolayısıyla gençlerin, bu dönüşümü doğru okuyarak kendilerini yeni alanlara hazırlamaları gerekiyor.

Murat PEHLİVAN: Sonuçta yapay zekâyı da geliştiren mühendisler.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle, konuyu çok güzel özetlediniz.

Murat PEHLİVAN: Sayın Başkan, hem derneğin genel politikaları hem de sizin ikinci dönem başkanlık süreciniz açısından öncelik verdiğiniz başlıklar nelerdir? Özellikle mühendislik mesleğinin yeniden güçlendirilmesi ve özlük haklarının iyileştirilmesi gibi konularda nasıl bir yol haritası izliyorsunuz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, bu başlıklar bizim için oldukça önemli.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, öncelik verdiğiniz konu başlıkları neler?

Yaşar YEKEBAĞCI: Belirttiğiniz gibi, öncelikle mühendislik mesleğini yeniden öne çıkarmamız gerekiyor. Aslında mühendislik her dönemde kritik bir meslek, ancak bunun daha güçlü şekilde vurgulanması lazım. Gençlerin mühendisliğe yönelmesini artırmanın en önemli yollarından biri de ücretlerin ve özlük haklarının iyileştirilmesidir. Bugün Türkiye savunma sanayinde belirli bir seviyeye geldiyse, bu büyük ölçüde mühendislerimizin emeği sayesinde oldu. Bizim temel yaklaşımımız şu: Mühendise sahip çıkmak zorundayız. Nitelikli mühendisler olmadan yerli üretimi artırmak, sanayiyi geliştirmek mümkün değil. İyi mühendisler yetiştirir ve onları desteklersek; üretimi, istihdamı ve dolayısıyla toplumsal refahı da artırırız. Nitekim bugün dünyada tüm ülkeler iyi mühendisleri kendi bünyelerine katmak için ciddi çaba harcıyor.

Bunun için peki ne yapıyorlar? Çalışma koşullarını ve hakları iyileştiriyorlar. Çünkü bir mühendisi yetiştirmenin devlete ciddi bir maliyeti var. Yıllarca eğitim veriyorsunuz, yatırım yapıyorsunuz. Tam verim alacağınız noktada ise başka ülkeler daha cazip imkanlar sunarak bu insanları çekebiliyor. O mühendis de gidip başka bir ülkede yeni ürünler geliştiriyor, keşifler yapıyor ve o ülkenin kalkınmasına katkı sağlıyor.

Bu nedenle bizim önceliğimiz; mühendise sahip çıkmak, yerli üretimi artırmak, sanayide istihdamı güçlendirmek ve mühendislik eğitiminde kapsamlı reformlar yapmak olmalı. Tek tip bir eğitim anlayışı yerine, dünyada mühendisliğin hangi yöne evrildiğini analiz ederek yeni alanlara odaklanmamız gerekiyor.

Nitekim bu kapsamda, Kuzey Kıbrıs’ta düzenlediğimiz Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi’nde rektörleri ve YÖK temsilcilerini bir araya getirdik. Türk dünyasında mühendislik eğitiminin standartları ve geleceği üzerine kapsamlı değerlendirmeler yaptık. Bunun uzun vadede önemli katkılar sunmasını bekliyoruz.

Murat PEHLİVAN: Eğitimi soracaktım ama dolaylı bir şekilde değinmiş oldunuz. O halde şunu sormak isterim: Genç mühendislerin bugün en büyük avantajları ve dezavantajları sizce neler?

Yaşar YEKEBAĞCI: Gençlerin en önemli avantajı, bilgiye erişimin çok kolay hale gelmiş olması. Bizim dönemimizde, ben 1987 mezunuyum, kaynak bulmak ciddi bir sorundu. Bir kitaba ulaşmak, onu incelemek, oradan bilgi üretmek oldukça zahmetliydi. Bugün ise bilgiye erişim son derece hızlı ve kolay. Bu büyük bir avantaj. Ancak burada önemli olan, sadece bilgiye ulaşmak değil, o bilgiyi doğru analiz edebilmek ve kullanabilmek.

Gençlerin kendilerini sürekli geliştirmesi gerekiyor. Özellikle mühendislikte ortaya çıkan yeni alanlara yönelmeleri çok önemli. Bizim dönemimizde elektronik mühendisliği birçok alanı kapsıyordu. Bugün ise yapay zekâdan yazılıma, veri biliminden farklı uzmanlıklara kadar çok sayıda alt dal ortaya çıktı. Dünya değişiyor, mühendislik de buna paralel olarak dönüşüyor. Bu nedenle genç mühendislerin mezuniyet sonrası da kendilerini sürekli yenilemeleri, öğrenmeye devam etmeleri gerekiyor.

Murat PEHLİVAN: Yani sürekli dinamik kalmaları gerekiyor.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle öyle.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, az önce değindik; devlet aslında eğitime yatırım yapıyor ve bu yatırım geleceğe yönelik. Ancak beyin göçü hâlâ önemli bir sorun. Daha iyi yaşam koşulları ve imkanlar nedeniyle nitelikli insan kaynağı yurt dışına yöneliyor. Sizce bu süreç tersine çevrilebilir mi?

Yaşar YEKEBAĞCI: Elbette çevrilebilir. Bunun için mühendislerin beklentilerini karşılamak gerekiyor. Öncelikle özlük haklarının iyileştirilmesi şart. Ancak bu tek başına yeterli değil. Mühendislere aynı zamanda çalışma ve üretme imkanı sunmak gerekiyor. Örneğin savunma sanayine baktığımızda, son yıllarda yapılan yatırımlarla birlikte mühendislerimizin ön plana çıktığını görüyoruz. Bu alanda önemli başarılar elde edildi ve bunlar Türk mühendislerinin emeğiyle gerçekleşti.

Murat PEHLİVAN: Yani doğru politikalarla mümkün.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Burada iki temel unsur var: Birincisi, mühendislerin haklarını iyileştirmek ve onları teşvik etmek. İkincisi ise onlara hedef ve çalışma alanı sunmak. Eğer siz mühendislerinize “gelin, yeni teknolojiler geliştirin, daha iyisini üretin” derseniz ve bunun altyapısını sağlarsanız, onlar da bunu başarmak için büyük bir motivasyonla çalışır. Savunma sanayinde bunu gördük. Aynı yaklaşımı diğer sektörlere de yayabilirsek, beyin göçünü tersine çevirmek mümkün olur.

Murat PEHLİVAN: Yani mühendisleri ülkede tutmanın yolları var diyorsunuz.

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, var. Hem özlük haklarını iyileştireceksiniz hem de onlara üretim yapabilecekleri bir ortam ve hedef sunacaksınız.

Murat PEHLİVAN: Aslında üretmek insanı mutlu eden bir şey.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle öyle.

Murat PEHLİVAN: Sayın Başkan, siz Elektronik Mühendisisiniz. Uzun yıllar Türk Telekom’da da görev yaptınız. Yani aslında Türkiye’nin haberleşme altyapısında ciddi bir emeğiniz var diyebiliriz.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle, emeğimiz var.

Murat PEHLİVAN: Bu noktaya gelmeden önce yapay zekâ ve otomasyonun mühendislik üretimine etkisini sormak istiyorum. Bu dönüşümü nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Yapay zekâ, mühendislerin bazı işlerini devralacak gibi görünse de aslında üretime çok daha büyük katkı sağlayacak. Özellikle tekrarlayan işler, veri analizleri, istatistikler, yazışmalar ve kodlama süreçleri çok daha hızlı hale gelecek. Mühendislerin günlerce uğraştığı birçok işlem artık çok kısa sürede yapılabiliyor. Bu da üretim hızını ciddi şekilde artırıyor. Dolayısıyla mühendisler rutin işlerden uzaklaşıp daha yaratıcı ve stratejik alanlara yönelmek zorunda kalacak. Bu açıdan bakıldığında yapay zekâ, mühendislik için hem bir risk hem de önemli bir fırsat.

Murat PEHLİVAN: Yani üretimi hızlandıran bir yapıdan bahsediyoruz. Ama doğru kullanmak şart.

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, doğru kullanmak gerekiyor. Ancak burada önemli bir başka konu daha var: Yapay zekâyı kullanırken aynı zamanda veri güvenliğine de dikkat etmek gerekiyor. Çünkü sisteme yüklediğiniz bilgiler aslında bir şekilde depolanıyor ve işleniyor.

Murat PEHLİVAN: Yani bir anlamda bilgi kontrolü de söz konusu.

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, tam olarak öyle. Bu nedenle kendi yapay zekâ sistemlerimizi geliştirmemiz çok kritik.

Murat PEHLİVAN: Yani “kendi yapay zekânı kendin üretmelisin” diyorsunuz.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Aksi halde teknolojiyi sadece kullanan değil, aynı zamanda veri üreten ama kontrolü başkasında olan bir konuma düşersiniz.

Murat PEHLİVAN: Yoksa işin stratejik tarafı eksik kalıyor.

Yaşar YEKEBAĞCI: Aynen öyle. Bugün dünyada enerji, savunma ve güvenlik ne kadar önemliyse, artık bilgi de en az onlar kadar kritik bir stratejik unsur haline geldi. Hatta bazı alanlarda onların da önüne geçmiş durumda. Siber güvenlik, yapay zekâ ve veri yönetimi artık modern dünyanın en kritik başlıkları arasında yer alıyor.

Murat PEHLİVAN: Peki o zaman dijitalleşmeyi sorayım. Türkiye dijital dönüşümde sizce istediğimiz noktada mı, nasıl bir konumda?

Yaşar YEKEBAĞCI: Dijital dönüşüm açısından Türkiye’yi diğer ülkelerle kıyasladığımızda aslında kötü bir noktada değiliz, hatta birçok ülkeye göre daha iyi bir konumdayız. Son dönemde kurulan Siber Güvenlik Başkanlığı bu alanda önemli bir adım. Daha önce Bilgi Teknolojileri Kurumu ve Dijital Dönüşüm Ofisi bu süreçleri yürütüyordu. Türksat’ın da bu alanda ciddi çalışmaları var. Yani devlet olarak baktığımızda dijital dönüşümde belirli bir seviyeye gelmiş durumdayız. Ancak bunu daha ileri taşımamız gerekiyor. Potansiyelimizi daha etkin kullanmak ve bir üst seviyeye çıkarmak önemli. Son yıllarda savunma sanayinde yakaladığımız başarıyı, dijital dönüşüm ve siber güvenlik alanına da taşımamız gerektiğini düşünüyorum.

Murat PEHLİVAN: Yani aslında çok kötü bir noktada değiliz diyorsunuz. Ama daha iyi olmak zorundayız.

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, doğru.

Murat PEHLİVAN: Peki, asıl önemli başlıklardan birine gelelim. Türk Telekom geçmişiniz ve mevcut kamusal deneyiminiz de düşünüldüğünde; Türkiye’de fiber altyapı, mobilite, akıllı şehirler ve yeni nesil altyapılar konusunda öncelikler ne olmalı?

Yaşar YEKEBAĞCI: Öncelikle altyapıyı doğru kurmanız gerekiyor. Akıllı şehirlerden bahsediyorsak, bunun temelinde güçlü bir altyapı olmak zorunda. Altyapı olmadan bu sistemleri kurmanız mümkün değil. Fiber altyapı konusunda Türkiye bugün oldukça iyi bir noktada. Bu altyapının üzerine şehir yönetim sistemleri, veri yönetimi ve akıllı uygulamalar inşa edilmesi gerekiyor. Bu alanda bizim de çeşitli çalışmalarımız var. Akıllı şehirler konusunda uzmanlarla oturumlar düzenleyerek, elde edilen bilgileri kamuoyu ile paylaşmayı hedefliyoruz.

Burada mühendislik yeniden kritik bir rol oynuyor. Çünkü tüm bu sistemlerin arkasında mühendislik var. Mevcut altyapımız akıllı şehir uygulamaları için genel olarak yeterli bir seviyede, ancak bunun daha da geliştirilmesi gerekiyor. Zaten bazı şehirlerimizde bu uygulamaların hayata geçtiğini de görüyoruz.

Murat PEHLİVAN: Evet, kamuoyuna çok yansımasa da aslında sahada ciddi uygulamalar var.

Yaşar YEKEBAĞCI: Doğru, birçok şehirde aktif çalışmalar yürütülüyor.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, tekrar derneğe dönelim. Türk Mühendisler Derneği’nin sektöre ve kamuoyuna katkılarını özetleyecek olsanız neler söylersiniz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Biz Türk Mühendisler Derneği olarak yalnızca mühendislerin sorunlarını gündeme taşımıyoruz; aynı zamanda çözüm önerileri de geliştiriyoruz. Bunun yanında sektörü bir araya getiren bir platform oluşturmaya çalışıyoruz. Amaç, insanları ve kurumları birbirine bağlamak, bir network yapısı kurmak ve ihtiyaç duyulan bilgiyi doğru şekilde paylaşmak. Şirketlerin ve sektörün ihtiyaçlarını doğru analiz edip, bunları üretim ve sanayiye katkı sağlayacak şekilde yönlendirmeye çalışıyoruz.

Ayrıca üniversitelerle iş birlikleri yapıyoruz. Türk dünyasıyla birlikte bir mühendislik havuzu oluşturma hedefimiz var. Türkiye’nin hangi alanda mühendis ihtiyacı varsa, öğrencilerin buna göre yönlendirilmesi, staj ve istihdam süreçlerinin güçlendirilmesi için çalışmalar yürütüyoruz. Eğitim programları da gündemimizde. Henüz tamamen hayata geçiremediğimiz ama üzerinde çalıştığımız bir model var. Uygulamalı eğitimlerle, Türkiye’de ihtiyaç duyulan alanlara yönelik mühendislerin doğrudan yetiştirilmesini ve sektöre kazandırılmasını hedefliyoruz.

Murat PEHLİVAN: Sayın Başkan, aslında birçok başlıkta hem düşünüyorsunuz hem de ciddi emek harcıyorsunuz. Türkiye’de meslek örgütlerinin, özellikle sizin gibi kendini ülkeye ve topluma karşı sorumlu hisseden yapılarının, kamu politikalarına etkisini nasıl değerlendiriyorsunuz? Yeterli buluyor musunuz? Sizi yeterince dinleyen bir mekanizma var mı?

Yaşar YEKEBAĞCI: Şöyle söyleyeyim; biz Türk Mühendisler Derneği olarak daha çok yeniyiz, yaklaşık iki buçuk yıldır çok yoğun bir faaliyet yürütüyoruz. Türkiye’de mühendislik alanında en köklü ve en bilinen yapı ise TMMOB’tur.

Murat PEHLİVAN: Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği.

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, 1954’te kurulan TMMOB. Ancak açık konuşmak gerekirse, bugün mühendislerimize ve sektöre beklenen düzeyde katkı sunduğunu söylemek zor. En azından bizim gözlemimiz bu yönde.

Murat PEHLİVAN: Gördüğümüz kadarıyla diyelim.

Yaşar YEKEBAĞCI: Eğer farklı bir katkı sunuluyorsa bize bildirmiyorlar diyelim. Bizim iki buçuk yılda yaptığımız çalışmalara baktığınızda ise oldukça yoğun bir faaliyet alanı olduğunu görürsünüz. Bu nedenle daha çok dinlenen, daha çok dikkate alınan bir yapıya doğru ilerlediğimizi düşünüyoruz. Bizim temel hedefimiz; mühendislerin ülkeye daha fazla katkı sunmasını sağlamak, üretim süreçlerinde daha etkin rol almalarını desteklemek. Bunun yanında Türk dünyasına açılım da önemli bir misyonumuz. Türk dünyasında bir mühendislik havuzu oluşturmak istiyoruz. Bu çerçevede Türkiye’deki yetişmiş mühendisleri de oraya götürmek temel hedeflerimiz arasında yer alıyor.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, özel sektör, kamu ve sivil toplum iş birliği sizce yeterince güçlü mü? Yok demek doğru olmaz ama daha da güçlendirilmesi gerektiği açık. Siz bu konuda nasıl bir model görüyorsunuz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Aslında kalkınmanın temelinde kamu, özel sektör ve üniversite iş birliği vardır. Üniversitede üretilen bilgi ve Ar-Ge çalışmaları çoğu zaman sanayiye tam olarak aktarılamıyor. Sanayide oluşan potansiyel de kamu desteği olmadan yeterince büyüyemiyor. Dolayısıyla bu üçlü yapının birlikte çalışması çok kritik. Bizim yaklaşımımızda önemli olan, bu üç alanın da kendi konumundan memnun ve verimli olmasıdır.

Eğer mühendisi doğru konumlandırmaz, doğru şekilde ücretlendirmezseniz üretime katkısı sınırlı kalır. Aynı şekilde devletin sanayiye ve üniversiteye verdiği destek yeterli olmazsa, sistem yarım kalır. Burada devletin rolü çok önemli. Yeni bir sanayi üretimi söz konusu olduğunda en büyük alıcı ve destekçi devlet olmalıdır. Kamu, aynı zamanda sanayinin gelişimini teşvik eden en önemli aktör konumundadır.

Murat PEHLİVAN: Yani kamu aslında sadece alıcı değil, aynı zamanda yön açıcı bir rol üstlenmeli.

Yaşar YEKEBAĞCI: Aynen öyle. Kamu, sanayinin önünü açmalı, üretimi teşvik etmeli, finansal ve stratejik destek sağlamalıdır. Böylece sanayi ürettiği teknolojiyi yalnızca iç pazarda değil, uluslararası pazarlarda da değerlendirebilir hale gelir.

Murat PEHLİVAN: Yani burada STK’lara da önemli bir rol düşüyor.

Yaşar YEKEBAĞCI: Elbette. Sivil toplum kuruluşlarının burada öncü bir rol üstlenmesi gerekiyor. Biz de tam olarak bunu yapmaya çalışıyoruz. Kamu, üniversite ve sanayi arasında köprü kurarak doğru iş birliklerini oluşturmak, üretimi teşvik etmek ve tüm paydaşların süreçten memnun olduğu bir yapı oluşturmak temel hedefimiz.

Murat PEHLİVAN: Sayın Başkan, son on yıldır “yerli ve milli” kavramı çok sık gündeme geliyor. Ancak zaman zaman bu kavramın içinin yeterince doldurulamadığı da tartışılıyor. Umuyoruz ki bu söylem, yalnızca bir ifade olarak kalmaz; üretime ve somut sonuçlara dönüşür. Bu çerçevede Türkiye’nin yerli teknoloji üretiminde geldiği noktayı sahadan biri olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Türkiye bu konuda son dönemde önemli bir mesafe kat etti. Özellikle yerli üretim alanında önceye göre daha iyi bir noktadayız. Ancak bu yeterli mi? Değil. Daha da ileri taşımamız gerekiyor. Çünkü yerli üretim arttıkça mühendis istihdamı da doğal olarak artacaktır. Bu da konunun ne kadar kritik olduğunu gösteriyor.

En belirgin başarıyı savunma sanayinde gördük. Son yıllarda bu alanda ciddi üretimler ve teknolojik gelişmeler sağlandı. Bunun sonucunda önemli bir pazar oluştu. Devletin de bu süreçte hem üretimi desteklediğini hem de uluslararası pazarlara açılım konusunda katkı sunduğunu görüyoruz.

Özellikle Ankara merkezli olmak üzere savunma sanayinde ciddi bir ekosistem oluştu. Çok sayıda yerli firma bu alana yöneldi ve üretim kapasitesi ciddi şekilde arttı. Bu gelişme, yerli üretimin güçlenmesi açısından çok önemli bir örnek. Eğer bu modeli diğer sektörlere de yayabilirsek, Türkiye’nin teknoloji alanında çok daha güçlü bir konuma gelmesi mümkün olur.

Murat PEHLİVAN: Aslında fena gitmiyor. Yani aslında tablo çok kötü değil, sadece stratejiyi doğru sürdürmek gerekiyor.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. En önemli konu istikrar ve doğru stratejiyi kararlılıkla sürdürmek.

Murat PEHLİVAN: Peki bu süreçte mühendislerin rolü yeterince destekleniyor mu?

Yaşar YEKEBAĞCI: Burada bazı sorunlar var. Özellikle kamuda görev yapan mühendislerin özlük hakları konusunda ciddi bir memnuniyetsizlik söz konusu. Bu durum motivasyonu da doğrudan etkiliyor. Geçmişte mühendisler, doktor ve hâkimlerle benzer seviyede değerlendirilen meslek gruplarıydı. Ancak bugün bu denge bozulmuş durumda. Bu da kamuda çalışan mühendislerin üretim motivasyonunu azaltıyor.

Oysa kalkınma, kamu, özel sektör ve üniversite üçgeninin birlikte hareket etmesiyle mümkündür. Bu yapıdan biri zayıf kalırsa sistem de zayıflar. Devlet desteği olmadan sanayinin tek başına küresel pazarlarda güçlü olması çok zor. Güney Kore örneğinde olduğu gibi, devlet desteğiyle büyüyen ve küresel markalara dönüşen yapılar bunu açıkça gösteriyor. Samsung bunun en bilinen örneklerinden biridir.

Bu nedenle kamu, sanayi ve üniversite dengesini doğru kurmamız gerekiyor. Kamudaki mühendislerin özlük hakları iyileştirilirse motivasyonları artar, daha fazla proje üretirler. Bu da özel sektörün ve üniversitelerin sürece daha güçlü dahil olmasını sağlar. Bugün Türkiye’de mühendislik alanında özellikle ekonomik ve sosyal motivasyon açısından bir güçlendirmeye ihtiyaç var. Yeni mezun mühendislerin iş bulma süreçlerinde de zorluklar yaşadığını görüyoruz.

Öte yandan, bazı temel konular da mühendisler açısından motivasyon kırıcı olabiliyor. Örneğin farklı meslek gruplarına sağlanan bazı imkânların mühendisler için geçerli olmaması, ciddi bir eşitsizlik algısı oluşturuyor. Bu tür durumlar da mesleğe olan ilgiyi azaltabiliyor. Oysa mühendisleri güçlü bir şekilde destekler, kamuda, özel sektörde ve üniversitelerde önlerini açarsak; Türk mühendislerinin başaramayacağı hiçbir alan yoktur.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkanım, aslında son dönemde “yerli ve milli” kavramı çok konuşuluyor. Yaklaşık on yıldır gündemde ama zaman zaman içinin yeterince doldurulmadığı da tartışılıyor. Biz umuyoruz ki bu kavram sadece bir söylem olarak kalmaz, üretime dönüşür ve somut sonuçlar ortaya koyar. Bu çerçevede Türkiye’nin yerli teknoloji üretiminde geldiği noktayı sahada olan biri olarak nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Türkiye bu konuda son dönemde önemli bir mesafe kat ettiğini düşünüyorum. Ama bu yeterli mi? Değil, daha da artırmamız gerekiyor. Yerli üretim ve sanayi geliştikçe mühendislerimizin istihdamı da buna paralel olarak artacaktır. Bu da çok kritik bir konu. En somut ilerlemeyi savunma sanayinde görüyoruz. Son yıllarda bu alanda ciddi üretimler yapıldı, yeni teknolojiler geliştirildi ve önemli bir pazar oluştu. Devlet de bu süreci destekleyerek ürünlerin uluslararası pazarlara açılmasına katkı sağladı.

Özellikle Ankara merkezli olmak üzere savunma sanayinde ciddi bir ekosistem oluştu. Çok sayıda yerli firma bu alana yöneldi ve üretim kapasitesi ciddi şekilde arttı. Bu da yerli üretim açısından önemli bir başarıdır. Eğer bu modeli diğer sektörlere de yayabilirsek, Türkiye’nin teknoloji alanında çok daha güçlü bir konuma gelmesi mümkün olur.

Murat PEHLİVAN: Yani aslında çok kötü bir noktada değiliz, sadece stratejiyi doğru sürdürmek gerekiyor.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Önemli olan doğru stratejiyi istikrarlı şekilde devam ettirebilmek.

Murat PEHLİVAN: Peki bu süreçte mühendislerin rolü yeterince destekleniyor mu?

Yaşar YEKEBAĞCI: Burada bazı sorunlar var. Özellikle kamuda çalışan mühendislerin özlük hakları konusunda ciddi bir memnuniyetsizlik söz konusu. Bu da doğrudan motivasyonu etkiliyor. Geçmişte mühendisler, doktor ve hâkimlerle aynı seviyede değerlendirilen meslek gruplarıydı. Bugün ise bu denge bozulmuş durumda. Bu durum kamudaki mühendislerin üretime katkısını da olumsuz etkiliyor.

Oysa kalkınma; kamu, özel sektör ve üniversitenin birlikte hareket etmesiyle mümkün. Bu üçlü yapıdan biri zayıflarsa sistem de zayıflar. Devlet desteği olmadan sanayinin tek başına küresel pazarda güçlü olması çok zor. Güney Kore örneğinde olduğu gibi, devlet desteğiyle büyüyen ve küresel markalar çıkaran modeller bunu açıkça gösteriyor.

Bu nedenle kamu, sanayi ve üniversite dengesini doğru kurmamız gerekiyor. Kamudaki mühendislerin özlük hakları iyileştirilirse motivasyonları artar, daha fazla proje üretirler. Bu da özel sektörün ve üniversitenin sürece daha güçlü katılmasını sağlar. Bugün Türkiye’de mühendislik alanında özellikle ekonomik ve mesleki motivasyon açısından bir güçlendirmeye ihtiyaç var. Yeni mezun mühendisler de iş bulma konusunda bazı zorluklar yaşıyor.

Ayrıca bazı sosyal haklar konusunda da eşitsizlik algısı oluşabiliyor. Örneğin farklı meslek gruplarına sağlanan bazı imkânların mühendisler için geçerli olmaması, motivasyon açısından olumsuz bir etki yaratıyor. Oysa mühendisleri güçlü şekilde destekler, kamuda, özel sektörde ve üniversitelerde önlerini açarsak; Türk mühendislerinin başaramayacağı hiçbir alan yoktur.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, Ar-Ge kültürü konusuna da değinmek istiyorum. Türkiye’de Ar-Ge kültürünün gelişimi sizce yeterli mi?

Yaşar YEKEBAĞCI: Türkiye geçmişte genellikle teknolojiyi dışarıdan alan ve uyarlayan bir yapıda ilerledi. Bu da Ar-Ge kültürünün yeterince gelişmesini yavaşlattı. Ancak zaman içinde bu anlayış değişmeye başladı. Özellikle sizin de örnek verdiğiniz gibi, telekom sektöründe getirilen Ar-Ge zorunluluğu önemli bir kırılma noktasıydı. Bu tür düzenlemeler firmaları Ar-Ge yapmaya zorladı ve bu da ekosistemi geliştirdi.

Ama benim asıl vurgulamak istediğim konu şu: Türkiye artık sadece mevcut teknolojileri takip etmekle yetinmemeli, yeni alanlarda özgün Ar-Ge üretmelidir. Çünkü dünyada yeni ihtiyaçlar ve yeni sektörler sürekli ortaya çıkıyor. Mühendislik de tam olarak burada devreye giriyor. Yeni oluşan alanlarda Ar-Ge üretmek, Türkiye’yi rekabetçi hale getirir.

Murat PEHLİVAN: Peki Sayın Başkan, genç mühendislere tek bir cümlelik tavsiyeniz ne olurdu?

Yaşar YEKEBAĞCI: Mesleğinize değer verin, kendinizi sürekli geliştirin ve emeğinizin karşılığını mutlaka alacağınıza inanın.

Murat PEHLİVAN: Geleceğin mühendisliği için en kritik yetkinlik nedir sizce?

Yaşar YEKEBAĞCI: Problem çözme yetkinliği. Mühendisliğin özü budur.

Murat PEHLİVAN: Önümüzdeki on yılda mühendislikte en büyük kırılma ne olur?

Yaşar YEKEBAĞCI: Yapay zekâ, büyük veri ve siber güvenlik ekseninde yeni mühendislik alanlarının ortaya çıkması olacaktır. Özellikle bu sistemleri yöneten ve geliştiren mühendislikler öne çıkacak.

Murat PEHLİVAN: O zaman kazanan, yapay zekâyı yönetenler olacak diyebilir miyiz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Yapay zekâyı yönetenler, bilgi güvenliği, siber güvenlik ve büyük verinin analizi bence çok önem arz edecek

Murat PEHLİVAN: Kırılma noktası olacak. Peki sevgili başkan, şimdi gelelim Türk Mühendisler Derneği’ne. Yaklaşık iki buçuk yıldan bu yana, yani isminizi değiştirdiğiniz dönemden itibaren, özellikle siz geldikten sonra sürekli bir faaliyet içerisindesiniz. Kendinizi bu işe adadınız. Ankara’da etkinlikler yaptınız, Kıbrıs’ta yaptınız, ardından Türkistan’a gittiniz, Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi ile etkinlikler gerçekleştirdiniz. Şimdi de önümüzdeki Mayıs ayında, yani bu Mayıs’ta Bakü’de bir etkinlik yapıyorsunuz. Bu faaliyetleri ve Bakü’deki etkinliği değerlendirmenizi rica ediyorum.

Yaşar YEKEBAĞCI: Türkiye’de çok sayıda etkinlik yaparak mühendislik sorunlarını gündeme taşıdık. Derneğimizin ikinci misyonu ise Türk dünyasıyla ilgili çalışmalardı. Bu kapsamda ilk zirveyi Ankara’da gerçekleştirdik: Türk Dünyası Uluslararası Mühendislik Zirvesi. Orada sadece üye devletleri davet ettik.

Murat PEHLİVAN: Türk Devletleri Teşkilatı’na üye devletleri…

YAŞAR YEKEBAĞCI: Evet, teşkilata üye devletleri. Ardından ikincisini Kazakistan’da, Hoca Ahmet Yesevi’nin kadim şehri Türkistan’da yaptık. Bu kez Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ve gözlemci ülkeleri de davet ettik. Toplam sekiz ülkenin katılımıyla önemli bir organizasyon gerçekleştirdik.

Sonrasında Kıbrıs’a, Lefkoşa’ya geçtik ve üçüncü zirveyi orada yaptık. Bu etkinliğe Sayın Cumhurbaşkanı’nın yanı sıra Türk Devletleri Teşkilatı Aksakallar Heyeti Başkanı ve eski Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım da katıldı. Şimdi ise dördüncü zirveyi inşallah Azerbaycan’da gerçekleştireceğiz. 6-7 Mayıs tarihlerinde yapılacak etkinliğe Türk dünyasından ciddi bir katılım var. Macaristan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kazakistan, Kırgızistan, Azerbaycan ve Türkiye’nin katılımıyla önemli bir organizasyon olacak. Türkiye’den de çok sayıda kamu kurumu, üniversite ve sanayi temsilcisi yer alacak.

Biz etkinliklerimizi üç temel ayak üzerine kuruyoruz: kamu, üniversite ve sanayi iş birliği. Bir kamu ayağı, bir akademik ayağı ve bir de sanayi ve iş dünyası ayağı… Temel hedefimiz, Türk dünyasını Türk mühendisleri eliyle inşa etmektir. Bu nedenle hem akademide iş birliğini, hem kamuda koordinasyonu, hem de özel sektörü bir araya getirmeye çalışıyoruz. Amacımız rekabetten ziyade, Türk dünyasında ülkelerin birlikte iş ürettiği bir yapı oluşturmaktır.

Murat PEHLİVAN: Peki sevgili başkanım, bu kadar faaliyet yürütülürken konu biraz da siyasete ve devlet politikalarına geliyor. Türkiye, Sovyetler Birliği’nin dağılmasından bu yana Türk dünyasına yönelik daha görünür bir politika izliyor. Türk Devletleri Teşkilatı da artık siyasi bir yapı olarak öne çıkmış durumda. Bu bağlamda, Türk dünyası yaklaşımına siyasetçilerin bakışı nasıl? Bakü’deki etkinliğe siyasi katılım olacak mı?

Yaşar YEKEBAĞCI: Evet, olacak. AK Parti Genel Başkan Yardımcımız Sayın Kürşat Zorlu ve MHP Genel Başkan Yardımcımız Sayın Yaşar Yıldırım etkinliğe katılacaklar. Ayrıca bazı kamu kurumlarımızdan da üst düzey katılımlar olacak; örneğin ilgili başkanlık ve genel müdürlük düzeyinde temsilciler yer alacak. Biz olaya siyasi değil, teknik ve teknolojik bir perspektiften bakıyoruz. Türk Devletleri Teşkilatı’nın ortaya koyduğu siyasi iradeyi önemsiyoruz; ancak biz bunun teknoloji ve mühendislik boyutunu güçlendirmeye odaklanıyoruz. Türksoy ile de bu kapsamda bir iş birliği protokolü imzaladık.

Murat PEHLİVAN: Bu tür çalışmaların siyasi partiler ve devlet yapıları tarafından da sahiplenilmesi ve desteklenmesi önemli. Yani bu sadece bir STK faaliyeti değil, aynı zamanda bir devlet politikası haline de gelebilmeli.

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Biz de bunu anlatıyoruz. Sağ olsunlar, siyaset ve kamu tarafı da bu çalışmalarımıza destek veriyor ve katılım sağlıyor. Biz de bu katkılarından dolayı teşekkür ediyoruz.

Murat PEHLİVAN: Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Yaşar YEKEBAĞCI: Mühendislik çok önemli bir meslek. Gençlerimizin yeniden mühendisliğe yönelmesini istiyoruz. Devletin, STK’ların ve tüm paydaşların birlikte bu süreci desteklemesi gerekiyor. Çünkü mühendisler bizim geleceğimizdir. Türkiye kalkınacaksa, bu mühendislerin eliyle olacaktır. Biz Türk Mühendisler Derneği olarak hem Türkiye’de hem Türk dünyasında önemli bir misyon üstleniyoruz. Çalışmalarımıza kararlılıkla devam edeceğiz.

Murat PEHLİVAN: Yani Türkiye’nin geleceği mühendislerin elinde diyebilir miyiz?

Yaşar YEKEBAĞCI: Kesinlikle. Kalkınmanın temeli mühendisliktir. Mühendisler olmadan ilerleme mümkün değildir. Geleceğimizi mühendisler inşa edecektir.

Paylaş
ICTMEDIA Yaşar Yekebağcı Murat Pehlivan Açık Açık Türk Mühendisler Derneği Mühendisler

Röportaj Kategorisinin En Yenileri

Küresel devlerle rekabet için 'tek yumruk' olmalıyız
Küresel devlerle rekabet için 'tek yumruk' olmalıyız
6 Nisan 2026 11:46
“Güvenli internet diye bir şey yok, internetin güvenli kullanımı var.”
“Güvenli internet diye bir şey yok, internetin güvenli kullanımı var.”
6 Mart 2026 12:11
"Türkiye'de kazandığımız dijital ve operasyonel tecrübemizi yakın coğrafyaya taşımayı hedefliyoruz"
9 Şubat 2026 12:05
“Kontrol etmediğiniz, üretmediğiniz teknoloji sizin değildir”
“Kontrol etmediğiniz, üretmediğiniz teknoloji sizin değildir”
9 Şubat 2026 10:50
Labris Networks, siber güvenlikte bir “buz kıran”dır!
Labris Networks, siber güvenlikte bir “buz kıran”dır!
8 Ocak 2026 17:05
"Büyümek İstiyorsanız, Üretene Ortak Olun!"
6 Aralık 2025 12:39
ICT MEDIA DERGİSİ MAYIS 2026 SAYISI ÇIKTI!
Dergi

ICT MEDIA DERGİSİ MAYIS 2026 SAYISI ÇIKTI!

Copyright © 2022. All Rights Reserved. Paragon Teknoloji

Webmail

play store app store

Bu websitesi Odeaweb sunucularında barındırılmaktadır.