Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK), 7 Nisan Kişisel Verileri Koruma Günü kapsamında düzenlediği etkinlikle dijital çağın en kritik başlıklarından biri olan veri güvenliğini yeniden gündeme taşıdı. Etkinliğin açılışında konuşan KVKK Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir, özellikle yapay zekâ sistemlerinin bireyler üzerindeki etkisine dikkat çekerek, “İnsanlar, kendileri hakkında verilen otomatik kararlara itiraz etme hakkına sahiptir” mesajını güçlü bir şekilde vurguladı.
Bilir, 7 Nisan’ın yalnızca sembolik bir gün olmadığını hatırlatarak, bu tarihin 2016 yılında Kişisel Verileri Koruma Kanunu’nun yürürlüğe girdiği gün olduğunu ifade etti. Milli Eğitim Bakanlığı ile yürütülen çalışmalar sonucunda bu tarihin “Kişisel Verileri Koruma Günü” olarak ilan edilmesinin, toplumsal farkındalık açısından önemli bir adım olduğunu belirtti.
“Teknolojiyle değil, ihmalle mücadele edin”
Dijitalleşmenin hayatın her alanına nüfuz ettiği bir dönemde, teknoloji ile veri güvenliği arasında bir tercih yapılmasının yanlış bir yaklaşım olduğunu dile getiren Bilir, asıl meselenin bilinçli kullanım olduğunun altını çizdi. Akıllı cihazlar ve yapay zekâ uygulamalarının kaçınılmaz bir gerçek haline geldiğini ifade eden Bilir, kullanıcıları açık bir dille uyardı:
“Verinin kontrolü cihazlarda değil, bireyin kendisinde olmalıdır.”
Mahremiyet, tasarımın başlangıç noktası olmalı
Konuşmasında “mahremiyetin sonradan eklenen bir özellik değil, tasarımın temel unsuru olması gerektiğini” belirten Bilir, dijital hizmet sağlayıcılarına da önemli bir sorumluluk yükledi. Gereksiz veri talebinin önüne geçilmesi gerektiğini ifade eden Bilir, “varsayılan olarak mahremiyet” ilkesinin yaygınlaştırılmasının kritik önemde olduğunu söyledi. Buna göre, kullanıcıların ekstra bir çaba göstermesine gerek kalmadan, sistemlerin en yüksek gizlilik ayarlarıyla sunulması gerektiği vurgulandı.
Yapay zekâ kararları mutlak değil
Yapay zekâ teknolojilerinin özellikle işe alım gibi kritik süreçlerde belirleyici hale geldiğine dikkat çeken Bilir, bu durumun yeni hak ve sorumluluk alanları doğurduğunu belirtti. KVKK kapsamında bireylerin yalnızca otomatik sistemler tarafından verilen kararlara karşı itiraz edebilme hakkının güvence altına alındığını hatırlattı. Bu yaklaşımın, insan iradesinin teknoloji karşısında korunması açısından hayati olduğunun altını çizdi.
Bilir, yapay zekâ ve dijital teknolojilerin doğru kullanıldığında büyük fırsatlar sunduğunu kabul etmekle birlikte, insan odaklı yaklaşımın asla göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti: “Teknoloji gelişebilir, ancak mahremiyet her zaman korunması gereken temel bir değerdir.”
Farkındalık, ödül ve sergiyle pekiştirildi
KVKK Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlik, yalnızca konuşmalarla sınırlı kalmadı. Program kapsamında kişisel verilerin korunmasına yönelik farkındalık sunumu yapılırken; slogan, karikatür ve makale yarışmalarında dereceye giren katılımcılara ödülleri takdim edildi. Etkinlik, düzenlenen sergi açılışıyla sona erdi.
Bu anlamlı gün, dijital çağda bireyin en güçlü savunma hattının yine kendi bilinci olduğunu bir kez daha ortaya koydu.