Ankara’da düzenlenen “Proje Yönetişimi Zirvesi”, yalnızca teknoloji dünyasının değil, iş hayatının geleceğine dair kritik mesajların verildiği stratejik bir buluşmaya dönüştü. Türk Telekom’un teknoloji şirketi İnnova tarafından organize edilen zirvede; yapay zekâ, dijital dönüşüm, siber güvenlik ve veri yönetişimi başlıkları masaya yatırılırken, etkinliğin ana gündemini “insan merkezli dönüşüm” anlayışı oluşturdu.
Zirvenin açılışında konuşan Türk Telekom CEO’su Ebubekir Şahin, yapay zekâ çağında şirketlerin yalnızca teknoloji yatırımlarıyla değil, liderlik anlayışlarıyla da rekabet edeceğini vurguladı. Şahin, yapay zekânın insanın yerine geçen bir yapı olarak değil, insanı güçlendiren stratejik bir destek mekanizması olarak görülmesi gerektiğinin altını çizdi.
Türk Telekom olarak 185 yılı aşan köklü mirasla Türkiye’nin dijital omurgasını kuran teknoloji gücü olduklarını belirten Şahin, “550 bin kilometreyi aşan fiber ağımız, 34,4 milyon haneye ulaşan fiber kapsamamızla milyonlarca insanımızı geleceğe bağlıyor, hayatın dijitalleşmesinde önemli rol oynuyoruz. 57 milyon müşterimiz ve 30 bini aşkın çalışanımızla bir telekom operatöründen çok daha fazlasıyız.” dedi.
Türkiye’nin dijital dönüşümüne liderlik ederken bireylerden kurumlara, kamudan sanayiye kadar geniş bir ekosistemi yönettiklerini ifade eden Şahin, bu dönüşümün Türk Telekom Grubu iştirakleriyle birlikte gerçekleştirildiğini söyledi. Hayatın her alanında kesintisiz iletişimi mümkün kılan teknolojiler geliştirdiklerini belirten Şahin, Türkiye’den başlayan dijitalleşme vizyonunu bölge coğrafyalara taşıma hedefiyle hareket ettiklerini kaydetti.
“İnsan ve teknoloji artık stratejik ortak”
Konuşmasında yapay zekâ devriminin iş dünyasında köklü bir değişim başlattığını vurgulayan Şahin, artık insan ve teknolojinin rakip değil, stratejik ortak olduğunu söyledi.
Şahin, “Bugün dijitalleşmenin yeni evresindeyiz. Yapay zekâ artık görünmez bir güç haline geldi. Daha önce alışık olunmayan yeni bir döneme adım atıyoruz. Bu dönemde insan ve teknoloji rakip değil, stratejik ortak. Kararlar artık sadece insanlar tarafından alınmıyor. Sistemler de sürecin bir parçası. 2030’a doğru giderken yapay zekâ işlem gücünün 500 kat artması bekleniyor. Bu, iş dünyasının ve çalışma biçimlerinin köklü şekilde yeniden tanımlanması anlamına geliyor.” ifadelerini kullandı.
Şahin’in açıklamaları, küresel ölçekte hızlanan otomasyon yatırımları ve iş gücü dönüşümü tartışmalarının Türkiye’de de artık stratejik gündem maddeleri arasında yer aldığını ortaya koydu.
“Yapay zekâ yalnızca teknoloji değil, liderlik meselesi”
Yapay zekânın yalnızca teknik bir dönüşüm aracı olmadığını vurgulayan Şahin, asıl farkı yaratacak unsurun bu teknolojinin hangi değerlerle yönetileceği olduğunu söyledi.
İyi tasarlanmış yapay zekâ sistemlerinin insanın yerini almak yerine insanı desteklediğini ifade eden Şahin, “Yapay zekâ, müşteri temsilcisinin yerini almak yerine müşteriyi daha hızlı anlamasına ve ihtiyacı doğru analiz etmesine yardımcı oluyor. Yapay zekâ yalnızca teknoloji değil, aynı zamanda liderlik meselesi. Gelecekte rekabet avantajını belirleyecek olan; yapay zekâyı insanla uyum içinde, güven veren, etik ilkeleri gözeten ve değer üreten anlayışla yönetebilen liderlik yaklaşımı olacak.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk Telekom’un ağ yönetiminden müşteri deneyimine, operasyon süreçlerinden siber güvenliğe kadar birçok alanda yapay zekâ sistemlerinden yararlandığını aktaran Şahin, buna rağmen insanı merkeze alan yaklaşımın temel öncelik olmaya devam ettiğini söyledi.
Şahin, “Tüm bu dönüşümde insanı merkeze alan, güvenliği, mahremiyeti ve etik sorumluluğu önceleyen yaklaşımı dijital dönüşümün temel şartı olarak görüyoruz.” dedi.
İnnova’nın Türk Telekom Grubu’nun en önemli teknoloji iştiraklerinden biri olduğunu belirten Şahin, şirketin yazılım geliştirmeden sistem entegrasyonuna, siber güvenlikten yapay zekâ çözümlerine kadar geniş bir alanda Türkiye’nin dijitalleşmesine katkı sunduğunu ifade etti.
“Geleceğin yönetim anlayışı veriyi stratejik akla dönüştürmeyi gerektiriyor”
Şahin, teknoloji ile insanı bir araya getiren yaklaşımın kurumların dönüşüm süreçlerinde belirleyici hale geldiğini belirterek, İnnova’nın önümüzdeki dönemde daha stratejik roller üstleneceğine inandığını söyledi.
“Geleceğin yönetim anlayışı, veriyi yönetmeyi ve stratejik akla dönüştürmeyi bilen yapılar gerektiriyor.” diyen Şahin, liderliğin artık yalnızca karar almak değil, değişimi doğru yönetebilmek anlamına geldiğini vurguladı.
Şahin, “Yapay zekâ destekli dünyada başarılı olacak kurumlar, teknolojiyle insanı dengeli biçimde buluşturabilen kurumlar olacak.” ifadelerini kullandı.
İnnova’dan dijital dönüşüm ve yapay zekâ vurgusu
Zirvede konuşan İnnova Genel Müdürü Huzeyfe Yılmaz ise yapay zekânın yalnızca teknik süreçleri değil, kurum kültürünü ve yönetim anlayışını da dönüştürdüğünü söyledi.
Yılmaz, “Yapay zekânın yalnızca teknolojik dönüşüm değil; karar alma süreçlerinden proje yönetimine, insan kaynağından kurum kültürüne, verimlilikten inovasyona kadar uzanan güçlü bir değişim dalgası oluşturduğuna inanıyoruz.” dedi.
İnnova’nın bugün 1300’ü aşkın çalışanıyla dijital dönüşüm, yapay zekâ, bulut bilişim ve siber güvenlik alanlarında projeler geliştirdiğini belirten Yılmaz, zirvenin farklı sektörlerden profesyoneller arasında yeni iş birliklerinin kurulmasına zemin hazırlayacağını ifade etti.
Zirvenin dikkat çeken anı: Yapay zekâ destekli avatar gösterimi
Etkinliğin en dikkat çekici bölümlerinden biri ise İnnova’nın yeni yapay zekâ markası “NovaX”in tanıtımı oldu. Tanıtım sırasında Ebubekir Şahin’in yapay zekâ ile gençleştirilmiş avatar görüntüsünün sahneye yansıtılması, salonda büyük ilgi gördü.
Gösterim, yapay zekânın artık yalnızca veri işleyen bir sistem değil; görsel üretimden kimlik simülasyonuna kadar uzanan geniş bir yaratıcı alanda da etkili hale geldiğini ortaya koydu.
“Proje Yönetişimi Zirvesi”, Türkiye’de teknoloji sektörünün artık yalnızca altyapı yatırımlarını değil; etik, liderlik, insan kaynağı ve toplumsal dönüşüm başlıklarını da tartışmaya başladığını gösteren önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı.
Zirvede verilen mesaj ise netti: Yapay zekâ çağında kazanan kurumlar, yalnızca güçlü algoritmalara sahip olanlar değil; insanı dışlamadan teknolojiyi yönetenler olacak.