Türkiye yeme-içme sektörü, yükselen menü fiyatlarına rağmen tarihinin en derin kârlılık krizlerinden birini yaşıyor. Restoran otomasyonu ve finans teknolojileri şirketi NarPOS tarafından paylaşılan veriler, sektörde kurulan her 10 işletmeden 4’ünün maliyet baskısı nedeniyle ilk 6 ayını dolduramadan kapandığını ortaya koyuyor.
Sektördeki kârlılık kaybının temelinde; pazaryerleri, yemek kartları ve bankaların uyguladığı yüksek komisyon oranları ile 45 günü bulan uzun ödeme vadeleri yer alıyor. İşletmeler, satışlarının %45’ine varan kısmını aracılara öderken, bu yük doğrudan menü fiyatlarına yansıyor. Tüketiciler, ödedikleri hesabın önemli bir kısmını hizmet kalitesine değil, yemeği kendilerine ulaştıran sisteme ödüyor.
"Kâr Marjları %60'tan %10'a Geriledi"
Sektördeki dönüşümü değerlendiren NarPOS Kurucu Ortağı ve CEO’su İlyas Akça, durumun vahametini şu sözlerle ifade ediyor: “Sektör dışarıdan sanılanın aksine hayatta kalma mücadelesi veriyor. Verilerimiz, 6-7 yıl önce %60 seviyelerinde olan kâr marjlarının bugün %10’lara kadar gerilediğini gösteriyor. Komisyonlar ve uzun tahsilat vadeleri nakit akışını zorluyor; bu baskı kaçınılmaz olarak menü fiyatlarını artırıyor.”
NarPOS, bankalar ve fintek kuruluşlarıyla yaptığı iş birlikleriyle komisyon yükünü sürdürülebilir seviyelere çekmeyi hedefliyor. Şirket, işletmelere kendi web siteleri ve mobil uygulamaları üzerinden doğrudan sipariş alma imkânı sunarak aracı bağımlılığını azaltıyor. Ücretsiz adisyon sistemiyle üç ayda esnafa 35 milyon TL tasarruf sağladıklarını belirten Akça, hedeflerini şöyle özetliyor: “NarPOS sistemiyle aracılık maliyetlerini azaltarak menü fiyatlarını %10 düşürürken, esnafın kâr marjını %30’a çıkarabiliyoruz. 2026’da devreye alacağımız NarPay çözümüyle bu maliyet kıskacını daha da hafifleterek esnafa nefes aldıracağız.”