Yapay zekâ ile üretilen veya manipüle edilen fotoğrafların kaza sahnelerinden faturalara kadar birçok alanda sahte delil olarak kullanılması, sigorta sektöründe yeni bir dolandırıcılık riskini gündeme getiriyor.
Sigorta dolandırıcılığı, sektörün uzun süredir mücadele ettiği sorunlar arasında yer alıyor. Belirli ölçüde dolandırıcılık riski, sigorta ürünlerinin maliyet yapısına dâhil edilirken şirketler, güvenilir müşterilerin deneyimini olumsuz etkilemeden büyük ölçekli dolandırıcılık vakalarını önlemeye çalışıyor. Ancak yapay zekâ teknolojilerindeki gelişmeler, bu dengeyi zorlaştıran yeni yöntemleri de beraberinde getiriyor. Yapay zekâ kullanılarak değiştirilen veya tamamen sentetik olarak oluşturulan görseller, sahte sigorta taleplerini desteklemek amacıyla kullanılabiliyor. Bu durum, dolandırıcılık yöntemlerinin daha kolay uygulanabilir ve erişilebilir hâle gelmesine yol açıyor.
Sigorta dolandırıcılığının tüketicilere yıllık maliyetinin yaklaşık 308,6 milyar dolar olduğu tahmin ediliyor. Mal ve kaza sigortalarındaki her 10 hasar dosyasından yaklaşık birinin dolandırıcılık unsuru içerdiği belirtiliyor. Geçtiğimiz yıl kısa süreli konaklama hizmeti sunan büyük bir platformda yaşanan olay da dijital olarak değiştirilmiş görsellerin oluşturduğu riski ortaya koydu. Platform, ev sahiplerinden birinin manipüle edilmiş görseller kullanarak kiracısını binlerce dolarlık hasara neden olmakla haksız şekilde suçladığını tespit etti.
Association of Certified Fraud Examiners (ACFE) ile SAS tarafından gerçekleştirilen güncel bir araştırmaya göre, dolandırıcılıkla mücadele alanında çalışan profesyonellerin yalnızca yüzde 7’si, kurumlarının yapay zekâ destekli dolandırıcılığı tespit etme veya önleme konusunda “orta seviyenin üzerinde” hazırlıklı olduğunu düşünüyor. Araştırmaya katılan sigorta sektörü temsilcileri arasında ise bu konuda orta seviyenin üzerinde güven duyduğunu belirten katılımcı bulunmuyor.
SAS Sigorta Suistimali Uzmanı Adam Hall tarafından gerçekleştirilen çalışma da üretken yapay zekânın saniyeler içinde ikna edici trafik kazası sahneleri oluşturabildiğini gösteriyor. Çalışmada ortaya çıkan örneklerin, dolandırıcıların ve organize suç gruplarının sigorta şirketlerini yanıltmak amacıyla kullandıkları yöntemlerle büyük ölçüde örtüştüğü belirtiliyor.
Sentetik görsellerin hasar değerlendirmesinden önce tespit edilmesi hedefleniyor
SAS Kıdemli Veri Bilimcisi Robert Blanchard, nisan ayında düzenlenen SAS Innovate veri ve yapay zekâ etkinliğinde “sentetik görsel tespiti” yaklaşımına dayanan çözüm önerilerini paylaştı. Blanchard, sahte makbuz görsellerindeki artış nedeniyle çözüm arayan bir sigorta müşterisinin kullanım senaryosunu örnek olarak aktardı.
SAS Intelligent Decisioning altyapısı temel alınarak geliştirilen dolandırıcılık tarama sürecinde bilgisayarlı görü, optik karakter tanıma (OCR) ve büyük dil modeli (LLM) tabanlı muhakeme teknolojileri bir arada kullanılıyor.
Sistem, sentetik olarak oluşturulan veya üzerinde değişiklik yapılan görsellerin hasar değerlendirme sürecinde kullanılmadan önce tespit edilmesini amaçlıyor. İlk olarak sigorta sektörü için geliştirilen yaklaşımın, sentetik görsel dolandırıcılığının sorun oluşturduğu bankacılık ve kamu gibi farklı sektörlere de uyarlanabileceği belirtiliyor.
Yapay zekâ destekli inceleme sürecinde dokümanlar ve görseller olası manipülasyon izlerine karşı otomatik olarak analiz ediliyor. OCR aracılığıyla elde edilen metinler, anlamsal muhakeme ve adli görsel analiz yöntemleriyle birlikte değerlendirilerek şüpheli içeriklerin tespit edilmesi hedefleniyor. Risk skoruna dayalı karar mekanizması kapsamında hasar dosyaları otomatik olarak onaylanabiliyor, ayrıntılı inceleme için uzmanlara yönlendirilebiliyor veya doğrudan reddedilebiliyor.
Sistem ayrıca görsellerde tespit edilen şüpheli alanları görsel katmanlarla işaretliyor. Böylece analistler, bir dosyanın neden riskli olarak değerlendirildiğini inceleyebiliyor. Kurumlar, SAS Viya gösterge panelleri üzerinden model davranışlarını, risk eğilimlerini ve alınan kararların sonuçlarını zaman içerisinde takip edebiliyor.
SAS Küresel Sigorta Başdanışmanı Franklin Manchester, üretken yapay zekânın dolandırıcılık amacıyla kullanılmasının sigorta sektörü açısından oluşturduğu riske dikkati çekerek, dolandırıcıların yalnızca birkaç komutla sahte bir sigorta talebini destekleyecek görsel deliller üretebildiğini, bunları geliştirebildiğini veya ortadan kaldırabildiğini belirtti.
Görsel manipülasyonun kolaylaşmasının sorunun boyutunu daha görünür hâle getirdiğini ifade eden Manchester, yapay zekânın dolandırıcılar tarafından kullanılabildiği gibi sigorta şirketleri açısından da önemli bir mücadele aracına dönüşebileceğini kaydetti.
Manchester, yapay zekâ sistemlerinin büyük miktardaki hasar verilerini analiz etmenin yanı sıra insan gözünün fark edemeyeceği görsel anomalileri de tespit edebildiğini belirterek, sentetik görsel tespit araçlarının sigorta şirketlerinin finansal kayıplarını azaltmasına, karar süreçlerinin doğruluğunu artırmasına ve dolandırıcılığın oluşturduğu ek maliyetlerin güvenilir müşterilere yansıtılmasının önüne geçilmesine katkı sağlayabileceğini ifade etti.