TELEKOM ANILARI: MİTEL (Art Telekom)

 

Ürün tanıtım sunumlarını hazırlayıp teknik ekiple değerlendirdim ve sunumu nihai hale getirdim. Daha sonra Ericsson ürünü kullanan firmaları ziyaret etmeye başladım. Bunlardan biri de Bayındır Hastaneleri'ydi. Hastanenin teknik müdürü benim lise arkadaşımdı (İstanbul Haydarpaşa Erkek Lisesi). Kendisiyle görüştük. Onlar da santrallerinin eskidiğinin ve sorun çıkardığının farkındaydılar.


İş hayatımdaki yedinci firmamdan ayrıldıktan sonra, Netaş’ta birlikte çalıştığımız bir arkadaşım, yeni başladığı iş yerine beni davet etti. Ön görüşmelerin ardından İş Geliştirme-Satış Direktörü olarak çalışmaya karar verdim. Ancak tam bu sırada 15 Temmuz olayı patlak verdi. Yaklaşık bir aylık belirsizlik ortamının ardından Mitel firmasının Türkiye temsilcisi olan bu şirkette çalışmaya başladım.

Firma, adını kurucuları Michael Cowpland ve Terry Lawnmowers'ın baş harflerinden alıyor. 1973 yılında Kanada merkezli bir haberleşme firması olarak faaliyetlerine başlayan Mitel, şirket kurulurken işverenleri Bell Northern Research’ün de onayını almış. 1975 yılında SX200 PBX ürününü piyasaya sürdükten sonra hızla büyümüşler.

2001 yılında IP üzerinden ses (VoIP) için internet standartlarına dayalı bir PBX ailesi geliştirdiler. Daha sonra da SIP tabanlı IP PBX sistemleri ailesini oluşturan MKC Networks’ü bünyelerine kattılar. 2013 yılında, daha önce Ericsson firmasının santral çözümlerini satın alan Aastra Teknoloji firmasını satın aldılar. Nisan 2016'da Mitel, Polycom'u satın almak istedi ancak Polycom bu satıştan vazgeçti. Bu dönemde ben de firmaya dahil olduğum için Polycom ürünleri hakkında bilgi edinmeye çalışmıştım. Mitel daha sonra Avaya ile de birleşme girişiminde bulunduysa da bu gerçekleşmedi. Hatta o dönemde aldığımız kararlar arasında Avaya bayileriyle de görüşme yapmak vardı.

Benim çalıştığım Art Telekom, Mitel’in en büyük temsilcisi olmasının yanı sıra kamera sistemleri satışı ve kurulumu da yapıyordu.

İşe başlar başlamaz geniş kapsamlı bir toplantı düzenledik. Bayilerin farklı marka ürünleri de sattığının farkındaydık. Bu nedenle, bayilere mutlaka Mitel satılması yönünde bir baskı yapmamaya, bunun yerine bizden aldıkları ürün hacmine göre belirli oranlarda indirim uygulamayı kararlaştırdık.

Genel olarak telefon bayilerini ve telekom operatörlerini şehirlere göre analiz edip referanslarını ve web sayfalarını incelemeye karar verdik. Bu bayileri Mitel ürün tanıtımı için Ankara’ya davet edip sunum yapacaktık. Ayrıca, büyük şehirler dışındaki telefon bayilerini bir araya toplayıp üç gün süren Mitel ürün semineri vermeyi planladık. Bir diğer önemli konu ise daha önce Ericsson santrali kullanan kurum ve kuruluşları ziyaret edip, onlara Mitel’e dönüşüm sağlamak adına teklif sunmaktı.

Ürün tanıtım sunumlarını hazırlayıp teknik ekiple değerlendirdim ve sunumu nihai hale getirdim. Daha sonra Ericsson ürünü kullanan firmaları ziyaret etmeye başladım. Bunlardan biri de Bayındır Hastaneleri'ydi. Hastanenin teknik müdürü benim lise arkadaşımdı (İstanbul Haydarpaşa Erkek Lisesi). Kendisiyle görüştük. Onlar da santrallerinin eskidiğinin ve sorun çıkardığının farkındaydılar.

Diğer kurumları da ziyaret etmeye devam ediyordum. Alt bayilerimizin daha önce satış yaptığı kurumlar olursa, mutlaka bayimize haber veriyor ve zaman zaman onlarla birlikte bu kurumlara ziyaretler gerçekleştiriyorduk. Bu arada, firmanın Türkiye ve Orta Doğu sorumlusu Gabriela Visan Romanya’dan ve Werner Hingerl de Avusturya’dan geldi. Yapmış olduğumuz planları ve geldiğimiz noktayı kendileriyle paylaştık.

Daha sonra Enerji Bakanlığı ve TEDAŞ’ı ziyaret ettim. Buradaki santrali Aselsan’da çalışırken 1986 yılında kurmuş ve aradan 33 yıl geçmişti. Santral sistemlerinin çalışıp çalışmadığını kontrol etmek için C blok bodrum katına indim ve santralin hala çalıştığını gördüm. Ancak kurum, yeni özelliklere sahip bir santralle değişimi planlıyordu. Onlarla da görüşmelere başladık.