Ülke olarak yeni teknolojileri kullanmayı seviyoruz; yani toplum olarak tüketici bir toplumuz desek, pek yanılmış olmayız. Peki, üretim toplumu olma yoluna girebilir miyiz? Tabii ki mümkün. Bunun olabileceğini, Kurtuluş Savaşı'nı vermiş olan Cumhuriyet'in kurucularının yaptıkları gösteriyor bize. Ancak o zamandan bu zamana birçok gelişme yaşandı. Gelişime yönelik çok farklı modeller ortaya çıktı. Bunlardan biri de ülkemizde Savunma Sanayi Başkanlığı'nın uzun süredir başarılı bir şekilde uyguladığı Ofset Sistemi.
Yeni nesil teknolojilerin önemi herkes tarafından kabul ediliyor. Dolayısıyla her yeni teknoloji, stratejik olarak önemli hale geliyor. Haberleşme teknolojilerinde öncü olan ülkeler, gelecekteki teknolojiler üzerine çalışmalarını sürdürürken, biz hâlâ uygulamaya yönelik ihaleler hakkında konuşmaya devam ediyoruz. 5G teknolojisinin önemine bakacak olursak, mobil iletişimin hızını ve kapasitesini artırmanın ötesinde, milli güvenlik, stratejik bağımsızlık ve ekonomik kalkınma açısından kritik bir rol oynadığını görebiliriz. Türkiye’nin 5G yatırımlarında dışa bağımlılığını azaltması, yerli teknoloji ekosistemini güçlendirmesi ve uzun vadede ihracat kapasitesini artırması gerekiyor. Savunma sanayisinde başarıyla uygulanan ofset mekanizması, 5G ihale süreçlerinde uygulanabilecek etkili bir model olarak karşımızda duruyor.
Türkiye’de savunma sanayisini takip etmeyenler, "Nedir bu ofset?" diyebilirler. Ofset Sistemi, yabancı tedarikçilerle yapılan anlaşmalarda teknoloji transferi, yerli üretim, yatırım ve ihracat yükümlülüklerini kapsayan bir mekanizma. Bu modelle savunma sanayisinde yerlilik oranı, yaklaşık %20’lerden %70’lere kadar yükseldi. Bu model yalnızca üretimi değil, mühendislik bilgi birikiminin ve Ar-Ge kapasitesinin yerelleşmesini de sağladı. Savunma sanayisindeki yerli şirketlerimiz, uluslararası standartlarda üretim ve teknoloji geliştirme fırsatı yakalayarak sektörde sürdürülebilir bir ekosistem oluşturdu. Bu işleyen ve somut sonuçlar doğuran bir modeldir.
5G’nin stratejik önemi göz önünde bulundurulduğunda, ihale süreçlerinde ofset mekanizmasının uygulanması kritik bir rol oynayabilir. Peki, 5G’ye bu kadar stratejik önem atfetmemizin nedeni nedir? Aslında çok basit; 5G, sanayi ve endüstride yoğun bir kullanım alanına sahip. Burada esas olan, haberleşme sistemlerinin yanı sıra 5G uyumlu robotik sistemlerin ve yazılımların da stratejik hale gelmesidir. Şimdi, ofset uygulamasına yönelik neler önerilebilir?
Şebeke ekipmanlarının belirli bir yüzdesinin Türkiye’de üretilmesi,
Yerli yazılım ve Ar-Ge şirketleriyle işbirliği zorunluluğu,
Baz istasyonları, çekirdek şebeke ve OSS/BSS yazılımlarında yerlilik oranı hedefleri.
Bu yaklaşım, yalnızca montaj veya son ürün katkısını değil, aynı zamanda know-how transferini ve mühendislik kapasitesinin gelişmesini de içerecektir. Böylece Türkiye, 5G altyapısında bağımsızlığını artırırken, uzun vadede yerli teknoloji üreticisi olarak küresel pazarlara sadece "sözde" değil, "özde" yerli ve milli çözümlerimizle açılabilir. Bu kapasiteye sahip firmalarımız ve insan kaynağımız olduğunu hepimiz çok iyi biliyoruz. Konulacak hedefler doğrultusunda, sarsılmadan ilerlemek yeterli olacaktır.
Tabii ki ofset uygulamasının fırsatları olduğu kadar riskleri de bulunmaktadır. Çok doğru; ofset uygulaması, telekomünikasyon sektöründeki yerli teknoloji ekosistemini güçlendirirken, istihdam yaratacak ve Türkiye'yi 5G alanında stratejik olarak bağımsız kılacaktır. Know-how transferi sayesinde Türkiye’nin uzun vadede 5G ihracatçısı olma potansiyelini artıracaktır. Ancak muhtemel riskler arasında, uygulamanın karmaşıklığı, süreçlerin yavaşlaması veya bazı firmaların çekilme ihtimali söz konusu olabilir. Fakat doğru planlama ve regülasyon ile bu riskler bertaraf edilebilir.
3G ihale sürecindeki modeli geliştirip, rol model olarak savunma sanayisindeki ofset deneyimini 5G ihale süreçlerinde tavizsiz şekilde uygulayabilirsek, ICT sektöründe yerli katkıyı artırmak mümkün olacaktır. Bu mekanizmanın etkin bir şekilde uygulanması hâlinde, yalnızca teknoloji tüketen değil, aynı zamanda üreten ve ihraç eden bir ülke konumuna yükselebiliriz. Bu da hem ekonomik hem de stratejik açıdan uzun vadeli kazanımlar sağlayacaktır.
Bu sayımızda, ayın konusu dosyasında “Haberleşme Teknolojilerinde Yerlilik” konusunu işledik. HTK başta olmak üzere sektör temsilcileri önemli değerlendirmelerde bulundu. Yeni sayımızda ayrıca, İşNet Genel Müdürü Mehmet Fahri Can ve TurkNet CEO’su Cem Çelebiler ile gerçekleştirdiğimiz röportajlara da yer verdik. Sektörün nabzını tutan haberlerimiz ve uzman yazarlarımızın derinlemesine analizlerinin yer aldığı Ekim sayımızın ilgiyle okunacağına inanıyoruz.