Geçmişte ordular toprak, enerji kaynakları veya stratejik bölgeler için savaşırdı. Bugün ise görünmeyen bir cephe hattı daha var: yazılım cephesi. Bir füzenin hedefini bulması, bir radarın düşmanı ayırt etmesi, bir İHA’nın görevden dönmesi tamamen gömülü yazılımın güvenilirliğine bağlıdır. Yazılımdaki tek bir açık, milyonlarca dolarlık sistemleri işlevsiz hale getirebilir. Daha da önemlisi, kritik bir anda silahınız size karşı kullanılabilir.
Modern silahların gücü artık yalnızca menzilleri, hızları veya taşıdıkları mühimmatla ölçülmüyor. Asıl güç, görünmeyen bir yerde, donanımın kalbinde çalışan gömülü yazılımlarda saklı.
Savaş uçakları, tanklar, denizaltılar veya insansız hava araçları… Tümü, üzerinde çalışan yazılımlar kadar özgür. Donanım ne kadar güçlü olursa olsun, eğer yazılım dışarıdan kontrol ediliyorsa o araç, aslında sahibinin değil, üreticisinin hükmü altındadır.
Savaşların Yeni Cephe Hattı: Yazılım
Geçmişte ordular toprak, enerji kaynakları veya stratejik bölgeler için savaşırdı. Bugün ise görünmeyen bir cephe hattı daha var: yazılım cephesi.
Bir füzenin hedefini bulması, bir radarın düşmanı ayırt etmesi, bir İHA’nın görevden dönmesi tamamen gömülü yazılımın güvenilirliğine bağlıdır. Yazılımdaki tek bir açık, milyonlarca dolarlık sistemleri işlevsiz hale getirebilir. Daha da önemlisi, kritik bir anda silahınız size karşı kullanılabilir.
Artık siber savaş doktrinleri de bunu hesaba katıyor. Donanımı hedef almak yerine yazılımı felce uğratmak; daha ucuz, daha sessiz ve çoğu zaman daha etkilidir.
Savunma Sistemlerinde Backdoor Tehlikesi
Gömülü yazılımlara yerleştirilen arka kapılar (backdoor) şu riskleri doğurabilir:
Neden Konulur?
Bu örnekler, bize silahı satın almanın her zaman “tam sahiplik” anlamına gelmediğini gösteriyor.
Üreticinin Dijital Vesayeti
Savunma sanayinde dışa bağımlılık yalnızca donanımda değil, daha da tehlikelisi yazılımda ortaya çıkar. Bir tankın zırhını, bir füzenin menzilini görebilirsiniz; fakat yazılım satırlarında gizlenmiş komutları göremezsiniz.
Üretici ülke, yazılım üzerinden görünmez bir tahakküm kurabilir:
Dijital tahakküm, modern çağın yeni vesayet biçimi haline gelmiştir.
Milli Yazılım: Gerçek Bağımsızlığın Temeli
Türkiye son yıllarda bu alanda önemli adımlar attı. İHA’larda, milli gemi projelerinde ve hava savunma sistemlerinde yerli yazılım oranı artıyor. TUSAŞ, ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN gibi kurumlar yalnızca donanım değil, yazılım da geliştirerek bu zinciri kırmaya başladı.
Ancak yolun tamamlanması için özellikle yapay zekâ tabanlı otonom sistemlerde milli algoritmalar geliştirmek kritik önemdedir. Çünkü geleceğin savaşlarında kararları asker değil, algoritmalar verecek.
Yarının Savaşları: Kodların Çarpışması
Geleceğin savaş meydanlarında tankların çarpışmasından çok, kodların çarpışması yaşanacak. Bir ülkenin ordusu ne kadar büyük olursa olsun, yazılımı başkasının kontrolündeyse o ordu gerçekte bağımsız değildir.
Unutulmamalıdır: Yazılım kimin elindeyse, silah da onun elindedir.
Güvenlik Açısından Kritik Rol
Gömülü yazılımlar, gerçek zamanlı çalışır ve savaş ortamında en küçük bir gecikme bile ölümcül sonuçlar doğurabilir. Ancak mesele yalnızca hız değil; aynı zamanda güvenliktir.
Bir yazılıma bırakılan arka kapı (backdoor), kritik bir anda sistemi devre dışı bırakabilir, yanlış yönlendirebilir veya tamamen kilitleyebilir. Bu durum, silahın namlusunun sahibine çevrilmesiyle eşdeğerdir.
Tarihten Örnekler
Tüm bu örnekler gösteriyor ki görünmez zincir, savaş meydanında bile işlemeye devam ediyor.
Üreticinin Tahakkümü
Bir ülke kendi savaş uçağını üretebilir; ancak eğer gömülü yazılım dışa bağımlıysa, bu araç gerçekte bağımsız değildir. Görünmez bir ip, onu üreticiye bağlar. Yazılım güncellemeleri, uzaktan erişimler veya gizlenmiş komutlar sayesinde üretici, dilediği anda sisteme müdahale edebilir.
Bu, modern dünyanın yeni vesayet biçimidir. Geçmişte ekonomik, siyasi ya da askeri baskılarla kurulan boyunduruk, bugün dijital tahakküm ile sürdürülmektedir.
Milli Yazılım, Milli Bağımsızlık
Savunmada gerçek bağımsızlık yalnızca tank, uçak veya füze üretmekle sağlanamaz. Bunun için dört sac ayağı bir arada olmalıdır:
Bu unsurlar milli olmadığı sürece elde edilen güç, kendi halkını değil, başka ülkelerin stratejilerini korur. Gelecekte savaşların kaderini, sahadaki asker değil, satır satır kodlar belirleyecektir. Ve unutulmamalıdır:
Yazılım kimin elindeyse, silah da onun elindedir.
Demir zincirleri kırmak kolaydır; asıl mesele görünmez zincirleri fark edip koparabilmektir.
KAYNAKÇA VE OKUMALAR