KAZAKİSTAN-TÜRKİYE TİCARET HEYETİ 12 SÖZLEŞME İLE TAMAMLANDI

Uzun zamandır, ülkemizin ihracat potansiyelini artırmak adına kardeş ülkelerle ilişkilerimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini sürekli vurguluyorum. Kazakistan’da gerçekleştirdiğimiz etkinlikte, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelere neden odaklanmamız gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Zira, Türk Devletlerinde ülkemiz firmalarının değerli bir karşılığı var.

Türkiye ve Kazakistan arasındaki ticari ilişkileri güçlendirmek amacıyla gerçekleştirilen Kazakistan-Türkiye İş Forumu (B2B) etkinliği, büyük bir başarıya imza attı. 28 Eylül – 4 Ekim 2025 tarihlerinde Almatı ve Astana’yı kapsayan bu kapsamlı programda, toplam 12 sözleşme imzalandı.

Kazakistan yerel firmaları tarafından yoğun ilgi gören Kazakistan-Türkiye Ticaret Heyeti, telekomünikasyon, bilişim (IT), eğitim ve e-ticaret alanlarında pek çok ikili görüşmeye sahne oldu.

Ticaret Bakanlığı destekleri, Hizmet İhracatçıları Birliği organizasyonu ve Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesi katkılarıyla gerçekleştirilen etkinlikte, yerel firmaların sunduğu ürünler büyük bir beğeniyle karşılandı.

Toplamda 12 sözleşmenin kayda alındığı etkinlik süresince, Türk firmaları ürünlerini ve şirketlerini tanıtma fırsatı buldular.

Gerçekleştirdiğimiz etkinlikler kapsamında edindiğimiz tecrübeleri sizlerle paylaşmak isterim:

Uzun zamandır, ülkemizin ihracat potansiyelini artırmak adına kardeş ülkelerle ilişkilerimizi yoğunlaştırmamız gerektiğini sürekli vurguluyorum. Kazakistan’da gerçekleştirdiğimiz etkinlikte, Türk Devletleri Teşkilatı’na üye ülkelere neden odaklanmamız gerektiğini bir kez daha anlamış oldum. Zira, Türk Devletlerinde ülkemiz firmalarının değerli bir karşılığı var. Gerektiğinde aynı dili konuşup, aynı amaç doğrultusunda düşünüp, birlikte iş yapmanın önemini hep birlikte özümseyebiliyoruz. Bu sayede gerçekleştirdiğimiz etkinliklerde başarılı işlere imza atıyoruz.

Bu işlerdeki başarımızın kaynağı aslında, etkinliklere katılan firmalarımızın ortaya koyduğu katma değerli ürünlerden kaynaklanıyor. Şunu çok iyi biliyoruz ki, ne kadar iyi organizasyon yaparsak yapalım, firmalarımızın üstün ürünleri olmadan hiçbir kıymeti olmayacaktır.

Bu nedenle, katma değerli ürünler ortaya çıkaran ve ürünlerin ihracatı noktasında desteklerini esirgemeyen başta Ticaret Bakanlığımız ve Hizmet İhracatçıları Birliğimize; ayrıca değerli firmaları küme çatısı altında bir araya getiren Haberleşme Teknolojileri Kümelenmesine ayrı ayrı teşekkür etmek istiyorum.

Gördük ki, ne kadar destek verirsek, firmalarımız bu desteğin belki on katını, hatta yüz katını ihracat olarak ülkemize geri döndürebiliyor.

Sizlerin verdiği destek, firmalarımızın öz güveni ve ürünlerinin kalitesi, bizleri de daha başarılı etkinlikler gerçekleştirme konusunda motive ediyor.

Kazakistan’da gerçekleştirdiğimiz 512 iş görüşmesi ve 12 sözleşme başarısının daha da üzerine çıkmak için ülkemiz ve sektörümüz adına iş geliştirmeye ve başarılı etkinlikler gerçekleştirmeye devam edeceğiz.

Ülkemize gelecek olursak;

Malumunuz, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) firmalarına yönelik inceleme ve denetlemeler devam etmekte. Konuya ilişkin paylaştığımız yazımız da bu bağlamda büyük ilgi gördü. Görünen o ki, denetlemeler 2026 yılı içerisinde daha baskın bir şekilde sürecek.

Burada en önemli konu, işin mali tarafıdır. Firmalarımızın mali sorumluluklarını istisnasız yerine getirmesi ve 4691 sayılı kanunda ne yazıyorsa harfiyen uyması gerekmektedir. Birçok firmamızdan "bizi teknokent böyle yönlendirdi" veya "teknokent bize bilgi vermedi" gibi şikâyetler duyuyoruz.

Teknokentler, sizlerin veya firmalarınızın mali müşavirliğini yapmakla yükümlü alanlar değildir. Aslında bu yükümlülük tamamen sizlere aittir. Eğer finans işlerinize bakan mali danışmanınız size "teknokent bize bilgi vermedi" diyorsa, o danışmandan hemen uzaklaşmalısınız. Çünkü bu, "biz bu işi bilmiyoruz, sorumluluk bize ait değil" anlamına gelir.

Bilmeniz gereken en önemli konu şudur: Teknokentler sizin mali müşavirliğinizi yapmaz. Kestiğiniz faturaları, bu faturalardan elde ettiğiniz muafiyetleri, KDV beyanlarınızı ve 4691 Sayılı kanuna istinaden elde ettiğini düşündüğünüz muafiyetleri bilmez ve bilemez. Onlar sadece sizin teknokent raporuna işlediğiniz verilere bakarlar.

Faydalandığınız tüm muafiyetler Hazine ve Maliye Bakanlığını ilgilendirdiğinden, günün sonunda ilgili müfettişler gelir ve gerçekleştirdiğiniz işlemlerin hesabını sizlere sorar.

Gerçekleştirilen işlemler konusunda, bir firmanın yaptığı yanlış bir işi "o yaptıysa ben de yapabilirim" zihniyetiyle yapmaya kalkarsanız, yanlış işi yapan diğer firma da sizi kurtaramaz.

Dolayısıyla, herkesin yaptığı bir yanlış sizin için doğru kabul edilemez. Bu noktada ne yapılması gerektiğini düşünürsek, benim aklıma, TGB bünyesinde faaliyet gösteren firmaların mali süreçlerinin, kanun ve yönetmeliklere hâkim mali danışmanlar aracılığıyla yürütülmesi geliyor. Hatta bunun, gerekiyorsa Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir listeyle duyurusunun yapılması, belki bir puanlama sistemiyle firmaların bilgisine sunulması faydalı olacaktır diye düşünüyorum.

Sizlerin de bu önemli konulara dair görüşleri ve önerileri, sektörümüzün geleceğine ışık tutacaktır. Mali süreçlerin şeffaflığı ve kanunlara uygunluğu hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu bağlamda, teknoloji geliştirme bölgeleri ekosisteminin daha sağlam bir zemine oturması için değerli fikirlerinizi bekliyoruz. Önümüzdeki sayılarda, sizlerden gelen yapıcı eleştirilere ve yenilikçi çözümlere mutlaka yer vereceğiz.