Görünen o ki, mevcut durumda sorumluluk konusunda bir belirsizlik yaşanıyor ve inceleme sonuçlarının yükü doğrudan firmaların üzerine biniyor. Bu nedenle, firmaların mali konularda daha titiz davranmaları ve sözleşmelerine, olası problemler karşısında sorumluluğun paylaşımını sağlayacak ek maddeler eklemeleri önem kazanıyor. Bu sorunun çözümü için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, tüm paydaşların bir araya gelerek detaylı bir tartışma ortamı oluşturulması gerekiyor.
Vergi Denetim Kurumu (VDK) tarafından düzenlenen "Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde Vergisel Teşvikler ve Uygulama Alanları" sempozyumunda, Teknoloji Geliştirme Bölgeleri'ne (TGB) yönelik incelemelerde tespit edilen bulgular katılımcılarla paylaşıldı.
Öncelikle bu bulgulara yer vermek, ardından değerlendirmelerimizi sunmak istiyoruz.
1. Bölge Dışında Elde Edilen Kazancın İstisnaya Tabi Tutulması
Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliği (Madde 5.12.2.2. Uyarınca):
Yapılan düzenlemeye göre, TGB’lerde faaliyet gösteren mükelleflerin, münhasıran bu bölgedeki yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar, faaliyete başlama tarihinden bağımsız olarak, 31/12/2023 tarihine kadar kurumlar vergisinden istisna edilmiştir. Bu istisna 31/12/2028 tarihine kadar uzatıldı. Bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin bölge dışında gerçekleştirdikleri faaliyetlerden elde ettiği kazançlar, yazılım ve Ar-Ge faaliyetlerinden elde edilmiş olsa dahi bu istisnadan yararlanamaz.
2. Elde Edilen Kazançların Ayrıştırılmaması
TGB’lerde yazılım ve Ar-Ge faaliyeti yürüten şirketlerin, bu faaliyetler sonucu geliştirdikleri ürünleri bizzat seri üretime tabi tutarak pazarlamaları durumunda, ürünlerin pazarlanmasından elde edilen kazancın lisans, patent gibi gayrimaddi haklara isabet eden kısmı, transfer fiyatlandırması esaslarına göre ayrıştırılmak suretiyle istisnadan yararlanabilecektir.
Üretim ve pazarlama organizasyonu nedeniyle oluşan kazancın diğer kısmı ise istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir. Ancak, lisans, patent gibi gayrimaddi haklara bağlanmamış olsa dahi; uyarlama, yerleştirme, geliştirme, revizyon, ek yazılım gibi faaliyetlerden elde edilen kazançların istisna kapsamında değerlendirileceği açıktır.
Örneğin TGB’de yazılım faaliyeti yürüten bir şirketin, ürettiği yazılımların lisans satışından veya kiralanmasından elde edeceği kazançlar istisnadan yararlanır. Ancak, söz konusu yazılımın disk, CD veya elektronik ortamda pazarlanmasından elde edilen kazançların (lisansa isabet eden kısmı hariç) istisnadan yararlanması mümkün değildir. Aynı şekilde bir ilaç şirketince bölgede gerçekleştirilen Ar-Ge faaliyeti sonucu ortaya çıkan ilaca ait gayrimaddi hakkın kiralanması veya devrinden elde edilecek kazançlar istisnadan yararlanır. İlacın bizzat üretilerek satılması halinde bu faaliyetten elde edilen kazancın gayrimaddi hakka isabet eden kısmı hariç istisnadan yararlanması mümkün değildir.
İstisna Kapsamına Giren Faaliyetler (Madde 5.12.2.2.1.):
6170 sayılı Kanun ile 4691 sayılı Kanun’daki bazı tanımlar güncellenmiş olup, bu Kanun’un uygulanmasında Ar-Ge ve Yazılım faaliyetlerinin tanımları detaylı olarak açıklanmıştır. Buna göre; Araştırma ve Geliştirme (Ar-Ge): Kültür, insan ve toplumun bilgisinden oluşan bilgi dağarcığının artırılması ve bunun yazılım dahil yeni süreç, sistem ve uygulamalar tasarlamak üzere kullanılması için sistematik bir temelde yürütülen yaratıcı çalışmalar olarak tanımlanmıştır. Yazılım ise bir bilgisayar, iletişim cihazı veya bilgi teknolojilerine dayalı bir diğer cihazın çalışmasını ve kendisine verilen verilerle ilgili gereken işlemleri yapmasını sağlayan komutlar dizisinin veya programların ve bunların kod listesini, işletim ve kullanım kılavuzlarını da içeren belgelerin, belli bir sistematik içinde tasarlama ve geliştirme şeklindeki ürün ve hizmetlerin tümü ile bu ürün ya da mal ve hizmetlerin lisanslama, kiralama ve tüm haklarıyla devretme gibi teslim şekillerinin tümü olarak tanımlanmıştır.
3. Faaliyete Geçiş Öncesi Tamamlanan Yazılımların İstisna Kapsamında Değerlendirilmesi
Bölgede Faaliyete Başlamadan Önceki Projeler (Madde 5.12.2.2.2.):
Mükelleflerin TGB’de faaliyete başladıkları tarih itibarıyla tamamlamış oldukları yazılım ve Ar-Ge’ye dayalı projelerden elde edecekleri kazançların istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Diğer taraftan, mükelleflerin bölgede faaliyete geçmeden önce başlayıp, bölgede devam ettirdikleri projelere ilişkin kazancın, yalnızca projenin bölgede gerçekleştirilen kısmına isabet eden tutarı istisnadan yararlanabilecektir. İstisna tutarı, elde edilen kazancın ne kadarının bölgede gerçekleştirilen çalışmalara ilişkin olduğu, faaliyete başlanmasından sonra oluşan maliyetin projenin başlangıcından tamamlanmasına kadar geçen dönemde oluşan toplam maliyete oranı kullanılmak suretiyle belirlenecektir.
4. Cironun Tamamının İstisnaya Tabi Tutulması
İstisna Kazanç Tutarının Tespiti (Madde 5.12.2.4.):
4691 sayılı Kanun’daki istisna, bir kazanç istisnası olup, istisna kapsamındaki faaliyetlerden elde edilen hasılattan bu faaliyetlere yönelik gider ve maliyet unsurlarının düşülmesi sonucu bulunacak kazancın tamamı kurumlar vergisinden istisna olacaktır.
İstisna kazancın ve dolayısıyla kurumlar vergisi matrahının tespiti açısından;
5. İstisna Faaliyetlerdeki Zararın, Diğer Kazançlardan İndirilmesi
Kanun uygulaması kapsamında istisna olan faaliyetlerin zararla sonuçlanması halinde, bu zararların istisna kapsamında olmayan diğer faaliyetlere ilişkin kazançlardan indirilmesi mümkün değildir.
6. İstisna Dışı Faiz vb. Gelirlerin İstisnaya Tabi Tutulması
Bölgede faaliyet gösteren mükelleflerin, 4691 sayılı Kanun kapsamı dışındaki ticari işlemlerinden elde edecekleri gelirleri ile olağandışı gelirlerinin istisna kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Bu kapsamda, nakitlerin değerlendirilmesi sonucu oluşan faiz gelirleri, yabancı para cinsinden aktifler dolayısıyla oluşan kur farkları ve iktisadi kıymetlerin elden çıkarılmasından doğan gelirler istisna kapsamında değerlendirilmeyecektir.
7. KDV Konusunda Eleştiri Hususları
TGB'deki faaliyetler Kurumlar/Gelir Vergisi istisnasına tabi olsa da, KDV istisnası uygulamalarında dikkat edilmesi gereken önemli noktalar bulunmaktadır:
8. Gelir Vergisi Stopajı İstisnası-Eleştiri ve Riskler
Personel ücretlerine uygulanan Gelir Vergisi Stopajı istisnası, yalnızca ücret ödemelerine ilişkin bir teşviktir. Ücret dışındaki ödemelerde bu uygulama mümkün değildir. Kanuna göre stopaj uygulanması gereken diğer hallerde, şartlar oluşursa stopaj uygulanmaya devam edecektir.
Özellikle Şirket Ortakları/Yönetim Kurulu Üyeleri ile ilgili riskler:
9. Gayrimaddi Hakka Dayanan İstisna Kazancın Tespitinde Eleştiri Alan Konular
Gayrimaddi hak satışı, kiralanması veya devri sonucu elde edilen kazançların istisna hesaplanmasında denetimlerde sıklıkla karşılaşılan hatalı uygulamalar şunlardır:
Özetle, buraya kadar olan kısımda, Vergi Denetim Kurumu’nun (VDK) denetimlerde tespit ettiği hatalı uygulamalara ilişkin açıklamaları, Kurumlar Vergisi Kanunu Genel Tebliğlerinden derleyerek sizlerle paylaştık.
Gelir İdaresi, konuya ilişkin detaylı açıklamalarını zaten yıllar önce gerçekleştirmiştir. Bütün bu açıklamalara rağmen firmalar, bu tür bir inceleme sonucunda maliyete katlanmak zorunda kalıyorsa, bunun sorumlusu kim olmalıdır diye sormak isteriz.
VDK sempozyumunda konuşmacıların yaptıkları açıklamalara bakacak olursak, sorumlu Mali Uzmanlar değil. Tek bir sorumlu işaret ediliyor: Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Yönetimleri.
Her ne kadar ilgili açıklamaları yapan üstatlar sorumluluğu TGB Yönetimlerine atsa da biliyoruz ki TGB Yönetimlerinin bu konuda kanuni bir görev ve sorumluluğu bulunmamaktadır.
Bunu katılımcılar olarak hepimiz biliyoruz. Ancak burada bir sorumluluktan kaçınma durumu söz konusu olduğundan, bir kez de Resmî Gazete’de yer alan TGB Yönetici Şirketlerinin görev ve sorumluluklarını paylaşmak istiyoruz:
TGB Yönetici Şirketlerinin Görev ve Sorumlulukları
12.03.2014 Tarih ve 28939 Sayılı Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği’ne göre, Bölgede yer alan girişimcilerle ilgili Yönetici Şirketin görevleri şunlardır:
Aslında birkaç madde daha var ama girişimcileri pek ilgilendirmediğinden sizleri daha fazla maddelere boğmak istemedik.
Gerçekleştirilen etkinlikten beklentimiz, ortaya çıkan sorunlarla birlikte bugüne kadar kaç firmanın incelendiği ve ne kadarlık bir işlem gerçekleştiğinin açıklanmasıydı. Ancak ilgili veriler açıklanmadı. Takip ettiğimiz kadarıyla, 2024 yılı son çeyreğinde başlatılan bu uygulama, birçok firmayı kapsayacak şekilde sürdürüldü ve görünen o ki denetimler devam edecek.
SGK ve Uzaktan Çalışma Tartışması
Bir başka konuya gelecek olursak; toplantıya teknokentler adına katılan bir konuşmacının paylaşımını aynen aktarmak isteriz: “TGB’lerde yer alan firmalar SGK İşveren payı ödemiyor, bu sebeple SGK’da bir açık söz konusu. Ayrıca Bilişim uzmanlarının yüzde 100 uzaktan çalışması ile TGB’ler boş kalıyor.”
Bu konuya da değinmeden geçmeyeceğiz elbette. Evet, TGB’lerde yer alan firmalar SGK İşveren payının %50’sini ödemiyor, istisna kapsamında. Ancak bir firmanın bir lira borcu var ise ilgili ekran açılmıyor. Bu da şu anlama geliyor: İstisnadan faydalanan firmalar aslında SGK sorumluluklarını yerine getiren firmalardır.
Aynı şekilde uzaktan çalışma, Pandemi ile hayatımıza girdi. Ancak iyi ki de bu uygulama hayata geçirildi. Eğer böyle bir uygulama olmasaydı, tıpkı Ankara Anlaşması kapsamında binlerce kişinin yurtdışına gitmesi gibi, yine bu beyaz yaka çalışanlarını kaybetme riskiyle karşı karşıya kalabilirdik.
Dolayısıyla sadece şunu belirtmek istiyoruz: Eğer bir firma yönetmiyorsanız, hayatınızda bir kere olsun maaş, SGK, vergi gibi sorumluluklarla yüzleşmediyseniz, ne olur bu konularda ahkâm kesmeyiniz.
TGBD niye katılmadı?
VDK’ya gerçekleştirdiği etkinlik dolayısıyla teşekkür ederken, etkinlikte gözlerimiz Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Derneği (TGBD) Yönetimini de aradı. Ancak kendilerini etkinlikte göremedik. Konu tamamen kendilerini ilgilendirse de maalesef TGBD Yönetimi etkinliğe katılım göstermedi. Ayrıca bugüne kadar bir açıklama yaptıklarına da şahit olmadık. Demek ki TGB içerisinde yer alan firmalar, Sayın Yönetimin pek ilgi alanına girmiyor.
Bizim çözüm önerimize gelecek olursak;
Görünen o ki, mevcut durumda sorumluluk konusunda bir belirsizlik yaşanıyor ve inceleme sonuçlarının yükü doğrudan firmaların üzerine biniyor. Bu nedenle, firmaların mali konularda daha titiz davranmaları ve sözleşmelerine, olası problemler karşısında sorumluluğun paylaşımını sağlayacak ek maddeler eklemeleri önem kazanıyor.
Bu sorunun çözümü için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı öncülüğünde, tüm paydaşların bir araya gelerek detaylı bir tartışma ortamı oluşturulması gerekiyor.
Ve son söz: Herkesin artık elini taşın altına koyması gerekiyor.