MESLEKTE 44 YIL: TÜRKİYE ZİRAAT ODALARI BİRLİĞİ BİLGİ İŞLEM BAŞKANLIĞI

TÜBİTAK TÜSSİDE çalıştayı kapsamında katılımcılardan görüş alınırken, hazırladığımız raporda en kritik başlık “entegrasyon” olmuştu. Çiftçilere ait veriler, farklı kurum ve kuruluşlar tarafından ayrı ayrı ve farklı formatlarda tutuluyordu. Oysa kurumlar arası iş birliği ve erişim kolaylığı sağlanabilseydi hem zaman kaybı hem de veri dağınıklığı önlenebilirdi. Bu önerimizi yazılı olarak beyan ettikten sonra Tarım ve Orman Bakanlığı Bilgi İşlem Birimi ile gerekli görüşmeleri başlattık.

 

Çiftçilerin, çiftçi olduklarını belgelendirebilmeleri ve Tarım ve Orman Bakanlığı desteklerinden yararlanabilmeleri amacıyla üretilen “çiftçi belgesi”; ekili alanlar, yetiştirilen tarımsal ürünler ve hayvan varlığına ilişkin kayıtları içeriyor. Bu verilerin tutulması ve çiftçilerin ihtiyaç duyduklarında Türkiye genelindeki 800’ü aşkın ziraat odasından bu belgelere erişebilmesi için “ZOBİS” yani Ziraat Odaları Bilgi Sistemi yazılım programı 2010’lu yıllarda geliştirildi. Üye sayısı bakımından Türkiye’nin en büyük sivil toplum kuruluşu olan Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB), bu süreçte sadece bir meslek örgütü değil, aynı zamanda çok büyük bir tarımsal veri kaynağı haline geldi.

Sistemde toplanan veriler kısaca şu başlıklardan oluşuyor: Ekilen arazilere ilişkin tapu ve parselasyon bilgileri, coğrafi konum, kira veya mülkiyet durumu, ekilen ürün türleri. Katılımcı olarak davet edildiğim TÜBİTAK TÜSSİDE çalıştayında ayrıca; işçilik türü, sulama yöntemi, ürün üzerinde yapılan özel uygulamalar, tohum türü, organik tarım sertifikası bilgileri ile gübre ve bitki koruma ürünlerinin kullanımına ilişkin detayların da söz konusu sisteme dâhil edilmesi önerildi.

 

Çalıştay kapsamında katılımcılardan görüş alınırken, hazırladığımız raporda en kritik başlık “entegrasyon” olmuştu. Çiftçilere ait veriler, farklı kurum ve kuruluşlar tarafından ayrı ayrı ve farklı formatlarda tutuluyordu. Oysa kurumlar arası iş birliği ve erişim kolaylığı sağlanabilseydi hem zaman kaybı hem de veri dağınıklığı önlenebilirdi. Bu önerimizi yazılı olarak beyan ettikten sonra Tarım ve Orman Bakanlığı Bilgi İşlem Birimi ile gerekli görüşmeleri başlattık.

Daha sonra, TZOB adına Cumhurbaşkanlığı’na sunulmak üzere kapsamlı bir rapor hazırladım. Raporu hazırlarken bağlı ziraat odalarının görüşleri alındı; raporda Cumhurbaşkanlığı tarafından dile getirilen sorunlu alanlara yönelik çözüm önerilerine de yer verildi. Öne çıkan ana başlıkları şöyle özetleyebilirim:

1. Tarımsal Verilerin Toplanması:

  • Tarımsal verilerin toplanması sırasında görev dağılımının ardından TZOB ve benzeri STK’lara teşvik amaçlı veri toplama desteği sağlanmalı ve bunun için Bakanlık bütçesinde özel bir fon ayrılmalı.
  • Yeni parsel eklemeleri, ekiliş değişimleri, her yıl toplulaştırma yetersizliği ve ekonomik nedenlerle terk edilen tarım arazileri kayıt altına alınmalı.
  • Arazi parsel sayısı, büyüklüğü ve nitelikleri (sulu/kuru, rakım, arazi sınıfı vb.) sınıflandırılarak sayısal haritalar oluşturulmalı ve kapsamlı bir toprak bilgi sistemi kurulmalı.
  • Büyükbaş, küçükbaş, kümes hayvanları ve diğer hayvan varlığına ilişkin sayısal veriler tutulmalı. Hayvanlar, küpe kayıt sistemleri üzerinden işletme ile ilişkilendirilmiş şekilde, sayı bazlı değil “ID” bazlı olarak izlenmeli.
  • Çiftçi bilgileri, destekleme tarihleri, destek listeleri ve fatura zamanları ortak bir mesaj sistemiyle çiftçilere bildirilmeli.
  • Üreticilerin gelir tespitleri ile tarla tarımına ilişkin üretim geçmişleri en az üç yıl karşılaştırmalı olarak sunulmalı; böylece ürün desenine yön verilmesine katkı sağlanacaktır.
  • Vahşi sulama yapılan bölgeler, modern sulama sahaları, yer altı su kaynakları, çiftçinin kendi enerjisini üretip üretmediği gibi bilgiler veri tabanına işlenmeli.
  • Çiftçilerin sosyolojik verileri (cinsiyet, yaş, eğitim durumu, medeni durum, yöre), sosyal güvence kayıtları, tarımsal eğitim ve sertifikalar, iş gücü kayıtları tutulmalı.
  • Tarım işletmelerine ait bina ve sabit tesisler, sulama kanalları gibi yapısal unsurlar konumlu fotoğraflar ve drone çekimleriyle kayıt altına alınmalı.
  • Uydu teknolojileri kullanılarak tarımsal zararlılara karşı biyolojik mücadelede erken uyarı sistemleri kurulmalı; yapılan müdahaleler kayıt altına alınmalı.

2. Tarımsal Verinin Aktarılması:

  • Toplanan verilere; Bakanlık, bağlı kuruluşlar (TARSİM, TARNET vb.), STK’lar (TZOB, Ziraat Odaları), üniversiteler ortak bir ağ üzerinden erişebilmeli.
  • MERNİS, TAKBİS ve SGK ile ücretsiz ve kontrollü veri paylaşımı sağlanmalı.
  • TÜİK, Strateji Başkanlığı, Gelir İdaresi ve Emniyet Genel Müdürlüğü gibi kurumlara talep halinde sınırlı ve denetimli erişim verilmeli.
  • Coğrafi Bilgi Sistemleri ve uzaktan algılama (uydu görüntüleri) altyapıları kurulmalı.
  • Yapay zekâ ve makine öğrenmesi destekli görüntü işleme sistemleriyle kontroller yapılmalı.
  • Kurumlar arası veri alışverişinde yaşanan sorunların önüne geçmek için ortak veri standartları oluşturulmalı.

 

3. Tarımsal Veri Havuzu:

  • Ortak bir tarımsal veri toplama platformu kurulmalı (Resim 1) ve kurumlar arasında tam entegrasyon sağlanmalı.
  • TZOB, Bakanlık ve bağlı kuruluşlar, TAKBİS, MERNİS, TÜİK, TURKVET, CBS ve büyük tarım işletmeleri gibi veri kaynakları ortak bir yazılım altyapısında buluşturulmalı.
  • Bunun için bir yazılım firmasıyla ortak çalışılmalı ya da kurumların birlikte oluşturacağı bir yazılım ekibi aracılığıyla, toplanacak veriler ve algoritmik yapı önceden belirlenmeli.

Söz konusu raporun sunulmasının ardından, Cumhurbaşkanımızın da teşrif ettiği bir değerlendirme toplantısına biz de davet edildik.