Sosyal medyanın gelişimini kısaca özetleyecek olursak; internet altyapısı kurulurken bağlantısal çözüm olarak ADSL (Asimetrik) kullanımıyla başlandı. Buradaki gaye, kullanıcının arzu ettiği bilgilere kolayca ulaşabilmesiydi. Ancak ADSL hızları sınırlı kaldı ve gittikçe büyüyen ağ kapasitesi için çok yetersiz oldu. İşin ticari boyutu ele alındığında, yapılan yatırımlar sonrası kurulan ağ trafiğinin dolmaması, halk deyimiyle "attığınız taşın ürküttüğünüz kurbağaya değmemesine" yol açıyordu.
Eğer trafik karşılıklı olursa, hatta kullanıcı trafiğini daha da artıracak çözümler sunulursa, altyapı sahipleri için bu durum ticari olarak karlı hale getirilebilirdi. İşte bu mantıkla kullanıcının hem üretici hem de tüketici olduğu sosyal medya platformları oluşturuldu. Böylece "üretüketici" (prosumer) ve "ürekullanıcı" (produser) kavramları doğdu[1]. Kullanıcılar, sosyal medya platformlarında kendi ürettikleri içeriklerin aynı zamanda tüketicisi oldular. Kısacası bir enformasyon kapitalizmi söz konusuydu ve bu sistemin işçileri tamamen ücretsiz çalışıyordu.
Sosyal medyanın yükselişi, 1996 yılında yayınlanan ve şu an kapalı olan "Bolt" adlı web sitesi ile başladı. Çok geçmeden, 1997 yılında kullanıcıların arkadaş ekleyebildikleri ve profil oluşturabildikleri "SixDegrees" piyasaya sürüldü. Ardından AOL Instant Messenger, LiveJournal ve Friendster gibi hizmetler geldi; bu platformlar 2004 yılında lider konuma yükselecek olan Facebook’un zeminini hazırladı[2].
"Sosyal medya gelirini nasıl sağlıyordu?" sorusu aklınıza takılabilir. Tabii ki en önemli gelir kaynağı reklamlar. Gelir; reklamı tüketen kullanıcılar, onları yönlendiren çeşitli algoritmalar ve zaman zaman arka planda, zaman zaman da açıkça bu verilerin çeşitli firma ile şirketlere satışından elde edilmektedir.
Sosyal medya günümüzde artık bireylerin yaşamının olmazsa olmazları arasına girdi. İnsanlar birçok gündelik ihtiyacını, artık bir büyüğüne veya tecrübelisine danışma gereği duymaksızın internet üzerindeki sosyal medya platformlarından karşılıyor. Kullanıcılar sosyal medyayı; gazete okuma, boş zamanları değerlendirme, internette sörf yapma, kısa yoldan bilgiye ulaşma, televizyon dizileri veya sinema izleme, müzik dinleme ve bir şeyin nasıl yapılacağını öğrenme gibi amaçlarla kullanılıyor.
Bunun yanı sıra sosyal medya, bulmaca çözme, yeni fikirler keşfetme, öğrencilerin ders çalışması, gezginlerin –benim de en çok yaptığım gibi– gezilecek yerleri araştırması, sağlık sorunları hakkında detaylı bilgi edinme, ilaçları veya diğer sağlık ürünlerini inceleme, hava durumunu takip etme, borsa ve kripto para (bitcoin) gibi parasal konularda araştırma yapma, satın alma süreçlerini yönetme, eğlenme, aile ve arkadaşlarla iletişim kurma, içerik paylaşma, ürün yorumlarına bakıp tavsiye alma, duygusal ihtiyaçları giderme, iş hayatını yönetme, modayı takip etme ve profesyonel ağları keşfetme gibi çok çeşitli amaçlara da hizmet ediyor.
Başta Facebook olmak üzere Instagram, YouTube, WhatsApp, X (Twitter), TikTok ve LinkedIn günümüzün en popüler sosyal medya platformları arasında yer alıyor.
Kullanıcı sayıları günden güne artan bu platformlarda her an sayısız içerik paylaşılırken, bu da devasa bir veri yığınına yol açıyor. En büyük sosyal medya platformu olan Facebook, yaklaşık 3 milyarlık kullanıcı sayısını 2025 sonu itibarıyla aştı. Sadece ülkemizde YouTube’un kullanıcı sayısı 70 milyona dayandı. Bu sayı dünya genelinde 2.5 milyara ulaşırken; WhatsApp ve Instagram 2 milyar, sadece Çinli kullanıcıların eriştiği WeChat 1.3 milyar, TikTok 1.1 milyar ve yine en çok bilinen uygulamalardan X (Twitter) 564 milyon kullanıcıya sahip[3].
Küresel çapta, bir kişinin sosyal medyada geçirdiği günlük ortalama süre 2 saat 24 dakika, yani 144 dakikadır. 2023 yılında yapılan bir araştırmaya göre 51 ülke içinde Nijerya, günlük ortalama 3 saat 49 dakika ile sosyal ağlarda en fazla zaman geçiren ülke konumundadır. Japonya ise günlük ortalama 49 dakika ile sosyal ağlarda en az zaman harcayan ülkedir[4].
Sosyal medyayı kullananların yaş aralığına bakılacak olursak;

Şimdi gelelim sosyal medyanın sakıncalarına:
[1] Future shock. Bantam Books. Toffler, A. (1990).
[2] https://juntire.com/blog/sosyal-medya-kullanimi-ve-istatistikleri
[3] https://www.statista.com/statistics/273067/current-coverage-of-facebook-by-world-region/
[4] https://juntire.com/blog/sosyal-medya-kullanimi-ve-istatistikleri
[5] Siber zorbalık İng: "cyberbullying’’ nitelikli takip ing: "stalking’’