2001 yılında yayımlanan 4691 sayılı Kanun çerçevesinde faaliyetlerini sürdüren Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde, uygulamada yaşanan farklılıklar birçok olumsuzluğa sebebiyet vermektedir. 5746 sayılı Kanun'dan kaynaklı muafiyet bilgilerinin sisteme girilmesi, bu farklılıkların başında gelmektedir. Kanun kapsamındaki SGK işveren payı muafiyeti, nedendir bilinmez, hâlâ bazı TGB yönetici şirketleri tarafından tam olarak anlaşılamamış olmalı ki; muafiyetle alakası olmayan işsizlik sigortası işveren payının muafiyet hesaplamalarına konu edilmesi konusunda ısrarcı olduklarını görüyoruz.
2001 yılında yayımlanan 4691 sayılı Kanun çerçevesinde faaliyetlerini sürdüren Teknoloji Geliştirme Bölgelerinde, uygulamada yaşanan farklılıklar birçok olumsuzluğa sebebiyet vermektedir. 2001 yılında yayımlanan Kanun kapsamında faaliyet gösteren bölgelerde, özellikle muafiyetler konusunda yaşanan farklı uygulamaların birçok sebebi bulunmaktadır. Bunları sıralayacak olursak;
5746 sayılı Kanun'dan kaynaklı muafiyet bilgilerinin sisteme girilmesi, bu farklılıkların başında gelmektedir. 5746 sayılı Kanun kapsamındaki SGK işveren payı muafiyeti, nedendir bilinmez, hâlâ bazı TGB yönetici şirketleri tarafından tam olarak anlaşılamamış olmalı ki; muafiyetle alakası olmayan işsizlik sigortası işveren payının muafiyet hesaplamalarına konu edilmesi konusunda ısrarcı olduklarını görüyoruz.
Sebebini sorduğumuzda ise "Bize bu şekilde eğitim verildi." diyerek geçiştirmeleri de cabası. Bu tür bir bilginin Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı yetkilileri tarafından verilmediğini bilmekle birlikte, eğitim veren bazı özel firmaların TGB bünyesinde yer alan firmaları zor durumda bıraktıklarını da hatırlatmak isteriz.
Aynı şekilde, TGB bünyesinde yer alan firmaların işten ayrılan personeline ait veriler, sistemde çıkış tarihi esas alınarak yine TGB'lerin kullandığı web portalı üzerinden işlenmektedir. İşten ayrılan ve sistemde ayrılış işlemleri tamamlanan personele ait verilerin, birkaç ay sonra Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının adı kullanılarak yeniden istenmesi doğru bir yaklaşım değildir.
Web portalındaki işlemleri geriden takip ederek ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının adını kullanarak, zamanında gerçekleştirilmeyen işlemleri bugün talep etmek, aslında görevlerin zamanında yerine getirilmediğini göstermektedir.
Bir diğer soruna gelecek olursak;
Gelir İdaresi Başkanlığının 49 Seri No'lu Tebliği kapsamında, muafiyet tutarı belirli bir sınırın üzerinde olan TGB firmaları Yeminli Mali Müşavir (YMM) tam tasdik işlemlerini yaptırmak zorundadır. Bazı Teknopark yönetici şirketlerinin ise ilgili tebliğe dayanarak firmalara belirli YMM'leri adreslemeleri...
Teknoloji Geliştirme Bölgelerinin görev ve sorumlulukları arasında özel firmaları yönlendirmek veya ticari kazanç sağlayacak şekilde adres göstermek yer almıyor, bildiğimiz kadarıyla. Bu tür zorlamaların sektörde oluşturduğu olumsuz algıyı uzun uzun anlatmaya gerek olmadığını düşünüyoruz.
Bir diğer sorun ise "Bilişim Personeli" kime denir?
Hâlâ bu konuyu anlamamak üzerine şartlanmış, TGB yöneticilerinin bilgisi dışında işlem yapmaya çalışan bazı uzman ekiplerin firmaları zorladıklarına şahitlik ediyoruz.
Bir personelin ilgili bölüm mezunu olması veya bilişim alanındaki yetkinliğini sertifikalarla belgelendirmesi ve işe giriş meslek kodunun yazılım geliştirici olması, bilişim personeli olarak kabul edilmesi için yeterlidir. Bunun aksini iddia ederek firmaları zorlamak, sizlerin ne kadar kaliteli işler yaptığınız anlamına gelmiyor.
Başka bir problem ise kira ve işletme giderleri...
Günümüzde kiracı olarak bir ev kiralamak istediğinizde sizden iki ya da üç kira bedeli kadar depozito talep edilir. Aynı durum bazı TGB'lerde de yaşanıyor. Siz bir ev kiraladığınızda ve her yıl kira tutarınız arttığında, aradaki artıştan kaynaklanan depozito farkını ev sahibine ödemezsiniz. Ancak bazı TGB'lerde gerçekleşen kira artışlarından kaynaklanan depozito farkları her yıl firmalardan talep edilmektedir. Biz bunun sebebini anlayamadık. Siz anlayabiliyorsanız, sizlerden dönüş rica ediyoruz.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Ar-Ge Teşvikleri Genel Müdürlüğüne de dikkatinizi çekmek isterim. Sayın Dr. Damla Turan'a öncelikle yeni görevinde başarılar diliyorum. Alışık olmadığımız bir şekilde Damla Hanım ve ekibi sürekli sahada, sektörle bir araya gelmeye özen gösteriyor. Bu, bizim alışık olmadığımız ama özlediğimiz bir tablo. Dolayısıyla yolunun açık olmasını diliyor, çalışmalarında başarılar temenni ediyorum.
Sahada olan bir ekip olarak sürekli sorunları dile getirmeye gayret ediyoruz. Eminiz Sayın Turan da bu eksiklikleri not ederek gerekli çalışmaları titizlikle yürütecektir.
Peki, TGB'lerde bu sorunlar var da firmalarımızda yok mu?
Elbette firmalarımızda da sorunlar yumağı var.
4691 sayılı Kanun, firmaların hangi durumlarda muafiyet alabileceklerini tanımlamış durumda. Zaten ilgili Kanun'un en net çizgileri de bu konuda.
Kanun sınırları bu kadar net bir şekilde belirlemişken, yapmamanız gereken iş ve işlemleri gerçekleştirip topu da TGB yönetimlerine atmak işin en kolay kısmı.
Örneğin; Kanun sizlere muafiyetli faturayı nasıl kesmeniz gerektiğini tarif etmiş. Hangi durumlarda faturalarda muafiyet uygulamamanız gerektiğini açık ve seçik şekilde anlatmış. Bunun aksini yaptığınızda başınıza ne geleceğini de yazmış. Ama firmalarımız ne yapıyor?
Üç kuruşluk kazanç uğruna kendinizi kandırmaya çalışıyorsunuz.
Bu ne demek?
TGB'de yürüttüğünüz projeleri kamudan aldığınız ihalelere konu edemezsiniz. Sipariş Ar-Ge kapsamında olmayan işler de bu istisnaya konu olamaz. Gerçekleştirdiğiniz bir Ar-Ge çalışmasına uyguladığınız muafiyet kapsamında bakım ve destek işlerini değerlendiremezsiniz. Ar-Ge faaliyetiniz kapsamında verdiğiniz danışmanlık hizmetlerini de muafiyete konu edemezsiniz.
Tamamlanan projelerinizi öyle bir köşeye atıp unutamazsınız. Ar-Ge çalışmalarında amortisman ihtiyari değildir. Gün gelir, yapılacak bir incelemede bunun izahını yapmakta zorlanabilirsiniz.
Projelerinize ait aylık muafiyet raporlarını düzenli olarak ilgili TGB'ye sunmak zorundasınız. Ayrıca muafiyet raporlarınızın ilerleme kısmına NOKTA koyamazsınız. NOKTA koyarsanız, bir gün bir yetkili firmanıza son noktayı koyar; o noktayı koymanız için sözleşmeli çalıştığınız danışmanlarınız ise hiç oralı olmaz.
Her işin bir bedeli, bir ağırlığı vardır. On liralık bir işi iki liraya yaptıramazsınız. Nasıl alım gücümüz varken son kullanma tarihi yaklaşmış ürünlerden uzak duruyorsanız, bu tür ucuz hizmetlerinden de kaçınmalısınız.