TÜRK DÜNYASININ VERİ JEOPOLİTİĞİ

Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan arasında Aktau-Sumgayıt-Bakü-Tiflis-Kars-Ankara-İstanbul eksenini müşterek bir “Türk Dijital Koridoru” olarak teklif etmeli; bu koridor için gecikme süresi, kapasite, yedeklilik, veri güvenliği ve siber emniyet standartları müştereken tayin edilmelidir. Ankara ve İstanbul’da yüksek kapasiteli bölgesel veri merkezleri ve internet değişim noktaları, Bakü’de Hazar geçişinin şebeke idare merkezi, Aktau’da ise Orta Asya trafiğinin toplama noktası teşekkül ettirilebilir. Bu suretle bir Kazak teknoloji şirketinin Frankfurt’a erişen verisi Türkiye’de işlenebilir; bir Özbek e-ticaret teşebbüsü Avrupa’ya açılırken Türk bulut altyapısından faydalanabilir.

 

Devletlerin kudreti uzun müddet sahip oldukları arazi, nüfus, askerî kuvvet, enerji kaynakları ve bunları birbirine rapteden yollar üzerinden ölçüldü; hâlbuki XXI. asrın kudret cetveline artık görünmeyen fakat fevkalâde müessir yeni bir unsur daha ilâve edilmelidir: verinin hangi güzergâhtan geçtiği. Milletlerarası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU) verilerine göre milletlerarası veri akışının yüzde 99’dan fazlası denizaltı telekomünikasyon kabloları vasıtasıyla taşınmaktadır.¹ Bu sebeple Azerbaycan’ın Sumgayıt sahili ile Kazakistan’ın Aktau limanı arasında Hazar’ın tabanına döşenmesi planlanan yaklaşık 380 kilometrelik ve saniyede 400 terabite kadar kapasiteye sahip Trans-Hazar Fiber Optik Kablo, alelade bir telekomünikasyon yatırımı değil, Türk dünyasının önümüzdeki on yıllardaki jeopolitik mevkiini tayin edebilecek bir kudret altyapısıdır.² 2026 sonuna kadar tamamlanması hedeflenen bu hat,³ Azerbaycan’ın “Digital Silk Way” teşebbüsünün merkezî halkalarından birini teşkil etmekte ve Kazakistan-Hazar-Azerbaycan-Gürcistan-Türkiye istikametinden Avrupa’ya uzanan müstakil bir doğu-batı veri güzergâhının maddî zeminini hazırlamaktadır.⁴ Meselenin ehemmiyeti tam da buradadır: XX. asrın sonunda Hazar havzasında cereyan eden mücadele, petrol ve doğal gazın hangi borudan Batı’ya intikal edeceği üzerineydi; XXI. asrın ikinci çeyreğinde aynı sual artık verinin hangi kablodan Avrupa’ya intikal edeceği şeklinde yeniden karşımıza çıkmaktadır. Bakü-Tiflis-Ceyhan nasıl Azerbaycan’ın hidrokarbon kaynaklarına alternatif bir batı güzergâhı açarak Ankara-Bakü-Tiflis arasında müşterek bir menfaat coğrafyasının tahkimine hizmet ettiyse, Aktau-Sumgayıt fiber hattı da Orta Asya’nın dijital trafiği bakımından benzer bir jeostratejik netice doğurabilir. Üstelik bu defa bahis mevzuu olan meta petrol gibi bir defa nakledilip tüketilen bir emtia değildir; veri, geçtiği düğümlerde bulut bilişimden finansal hizmetlere, yapay zekâdan e-ticarete kadar mütemadiyen yeni iktisadî kıymet istihsal edebilmektedir. Dolayısıyla Hazar’ın altındaki kablonun hakiki kıymeti 380 kilometrelik fizikî uzunluğunda değil, Aktau’dan çıkan bir bit verinin Frankfurt’a varıncaya kadar hangi devletlerin dijital hâkimiyet sahasından geçeceğinde mahfuzdur. Dünya Bankası’nın Orta Koridor üzerine yaptığı modelleme de bu yeni eksenin iktisadî zeminini göstermektedir: doğru yatırımlar ve verimlilik tedbirleriyle koridor üzerindeki seyahat sürelerinin 2030’a kadar yarıya indirilmesi ve ticaret akışlarının üç katına çıkarılması mümkün görülmekte; Azerbaycan, Gürcistan ve Kazakistan arasındaki ticaret için yüzde 37, bu ülkeler ile Avrupa Birliği arasındaki ticaret için ise yüzde 28’lik artış öngörülmektedir.⁵ Dünya Bankası aynı zamanda koordinasyon, lojistik ve dijitalleşmedeki inkişafı koridorun verimliliğinin artırılması için temel şartlardan biri olarak göstermekte ve müşterek, birlikte çalışabilir bir dijital çerçevenin ehemmiyetine işaret etmektedir.⁶ ⁷ Şu hâlde Orta Koridor’u yalnız vagon, konteyner ve liman üzerinden mütalaa etmek artık noksan bir jeopolitik okumadır; rayların yanında fiberi, limanların yanında veri merkezlerini ve gümrüklerin yanında müşterek dijital protokolleri düşünmek zaruridir.

Türkiye bakımından mesele daha da hayatîdir; zira coğrafya Ankara’ya bir imkân bahşetmekte, fakat bu imkânın kendiliğinden siyasî ve iktisadî nüfuza tahavvül edeceğine dair hiçbir teminat vermemektedir. Avrupa Birliği de aynı sahayı kendi dijital hinterlandının bir parçası olarak değerlendirmekte; Global Gateway çerçevesindeki Karadeniz dijital bağlantı projeleri Avrupa ile Güney Kafkasya ve Orta Asya arasındaki yüksek kapasiteli ve emniyetli bağlantıları stratejik bir mesele olarak ele almaktadır.⁸ Dolayısıyla önümüzdeki mücadele “Orta Asya Avrupa’ya bağlanacak mı?” sualinden ziyade “hangi mimari üzerinden ve hangi merkezlere bağımlı olarak bağlanacak?” suali etrafında cereyan edecektir. Türkiye’nin bu rekabette yapacağı en büyük hata, kendisini yalnızca transit memleket olarak tahayyül etmektir. Bir fiber hattının Türkiye topraklarından geçmesi, tıpkı bir konteynerin Türk limanından geçmesi gibi, tek başına stratejik liderlik meydana getirmez. Asıl iktisadî rant; verinin depolandığı veri merkezlerinde, değiş tokuş edildiği internet değişim noktalarında, işlendiği bulut sistemlerinde ve üzerinde çalışan yapay zekâ, finans ve yazılım hizmetlerinde teşekkül eder. Türkiye’nin hedefi bu sebeple “verinin geçtiği devlet” değil, “verinin durduğu, işlendiği ve kıymete dönüştüğü devlet” olmaktır. Ankara’nın elinde bunun siyasî müktesebatını kurabilecek bir vasıta da mevcuttur: Türk Devletleri Teşkilatı. Teşkilat bünyesinde dijital ekonomi, elektronik ticaret ve sınır ötesi dijital işlemlerin kolaylaştırılmasına matuf çalışmalar son yıllarda giderek kurumsallaşmış; Dijital Ekonomi Ortaklık Anlaşması bu istikamette mühim bir adım teşkil etmiştir.⁹ ¹⁰ Bişkek Zirvesi’nde “Dijital Gelecek” temasının öne çıkarılması ve Türk dünyasının müşterek dijital kapasitesine ilişkin projelerin gündeme alınması, mevzunun artık teşkilatın tâli değil aslî meselelerinden biri hâline geldiğini göstermektedir.¹¹ Bununla beraber Ankara’nın liderliği nutuk yahut sembolik riyaset seviyesinde kalmamalıdır. Türkiye, Azerbaycan ve Kazakistan arasında Aktau-Sumgayıt-Bakü-Tiflis-Kars-Ankara-İstanbul eksenini müşterek bir “Türk Dijital Koridoru” olarak teklif etmeli; bu koridor için gecikme süresi, kapasite, yedeklilik, veri güvenliği ve siber emniyet standartları müştereken tayin edilmelidir. Ankara ve İstanbul’da yüksek kapasiteli bölgesel veri merkezleri ve internet değişim noktaları, Bakü’de Hazar geçişinin şebeke idare merkezi, Aktau’da ise Orta Asya trafiğinin toplama noktası teşekkül ettirilebilir. Bu suretle bir Kazak teknoloji şirketinin Frankfurt’a erişen verisi Türkiye’de işlenebilir; bir Özbek e-ticaret teşebbüsü Avrupa’ya açılırken Türk bulut altyapısından faydalanabilir; Azerbaycan ile Kazakistan arasındaki finansal işlemler müşterek dijital standartlar üzerinden yürütülebilir. Böyle bir sistem, siyasî birlik söylemini vazgeçilmesi maliyetli müşterek menfaatlere tahvil eder ki realizmin nazarında ittifakların en sağlam harcı da budur. Dünya Bankası’nın değerlendirmeleri de Orta Koridor’un inkişafının yalnız fizikî altyapı yatırımlarına değil, koordinasyonun ve dijitalleşmenin geliştirilmesine bağlı olduğunu göstermektedir.¹² Koridor boyunca dijital yük takibi, sınır işlemlerinin sadeleştirilmesi ve kurumlar arasında veri teatisinin kolaylaştırılması doğrudan verimlilik unsurları olarak gösterilmektedir.¹³ ¹⁴ Bu cihetle fizikî ve dijital altyapının birbirinden ayrı düşünülmesi artık mümkün değildir.

Türk dünyasının istikbalini tayin edecek mesele, müşterek tarih ve lisanın ne kadar sık zikredildiğinden ziyade, müşterek coğrafyanın ne ölçüde müşterek altyapıya dönüştürülebildiğidir; çünkü jeopolitik yakınlık ancak iktisadî maliyet ve karşılıklı bağımlılık ürettiği zaman kalıcı bir kuvvete tebdil olur. Bu zaviyeden bakıldığında Hazar’ın tabanına döşenecek 380 kilometrelik kablo, hacminden çok daha büyük bir siyasî mâna taşımaktadır. Denizaltı kablolarının küresel haberleşmenin ve milletlerarası veri hareketinin temel fizikî altyapısını teşkil etmesi, bu hatların emniyetini ve güzergâh çeşitliliğini artık haberleşme politikasından ziyade millî güvenliğin bir meselesi hâline getirmektedir.¹⁵ ¹⁶ Bu sebeple Türkiye’nin Türk dünyasındaki liderliği de “ağabey ülke” gibi artık kifayetsiz kalan hiyerarşik tasavvurlarla değil, “ağ kurucu devlet” mefhumu üzerinden yeniden tarif edilmelidir. Ankara’nın hakiki nüfuzu Astana’ya ne söylediğiyle değil, Astana’nın Avrupa’ya erişirken hangi Türk altyapısına ihtiyaç duyduğu; Bakü ile ne kadar sık zirve yaptığıyla değil, Bakü’den çıkan verinin hangi Türk düğümünde işlendiği; Taşkent’le kaç müşterek beyan imzaladığıyla değil, Özbek dijital şirketlerinin hangi müşterek standartlar üzerinden Avrupa pazarına çıktığıyla ölçülmelidir. Türk Devletleri Teşkilatı’nın iktisadî entegrasyon gündemi ve Türk Yatırım Fonu gibi müşterek finans mekanizmalarının teşekkülü, böylesi sınır aşan altyapıların gelecekte finansmanı bakımından da dikkate değer bir kurumsal zemin sunmaktadır.¹⁷ ¹⁸ Türkiye’nin önündeki fırsat bu bakımdan tarihîdir: XX. asrın sonunda Bakü-Tiflis-Ceyhan ile Hazar’ın petrolünü Akdeniz’e bağlayan Ankara, XXI. asrın ikinci çeyreğinde Aktau-Sumgayıt hattının devamını kendi dijital altyapısına raptederek Orta Asya’nın verisini Avrupa’ya bağlayan merkez hâline gelebilir. Fakat bu hedef, “bilişimde birlik” gibi hoş fakat mücerret bir şiarla değil; kablo uzunluğu, terabit kapasitesi, milisaniye cinsinden gecikme, veri merkezi kapasitesi, müşterek siber emniyet protokolü ve bölgesel internet trafiğinden alınan pay gibi ölçülebilir kıstaslarla takip edilmelidir. Aksi takdirde Türkiye’nin üzerinden geçen fiberler çoğalırken, o fiberlerin meydana getirdiği katma değer Frankfurt’ta, Amsterdam’da yahut başka dijital merkezlerde temerküz edecektir. Orta Koridor’un hakiki jeopolitik kıymeti tam burada tebarüz eder: Çin’den Avrupa’ya giden en kısa yolu kurmak değil, o yol üzerinde vazgeçilmesi en müşkül düğümü inşa etmek. Türkiye’nin Türk dünyasındaki riyaset iddiasının önümüzdeki devrede en müşahhas imtihanlarından biri budur. Bir asır evvel devletlerin nüfuz sahaları demiryollarıyla, yarım asır evvel boru hatlarıyla çiziliyordu; bugün ise aynı harita fiber-optik kablolar, veri merkezleri ve algoritmalarla yeniden teşekkül etmektedir. Hazar’ın altında döşenen kablo bu yeni haritanın henüz ince bir çizgisidir; fakat Ankara onu doğru okuyabilirse, o çizgi yarının Türk jeopolitiğinin dijital hududu olabilir.

DİPNOTLAR

  1. International Telecommunication Union (ITU), Submarine Cable Resilience, Geneva: ITU, 2025.
  2. AzerTelecom, “Significant Milestone of the Trans-Caspian Cable Line Project,” Baku, 4 March 2025.
  3. AzerTelecom, “Trans-Caspian Fiber Optic Cable Project,” Digital Silk Way Project, 2025.
  4. AzerTelecom, Digital Silk Way: Creating a Digital Corridor between Europe and Asia, Baku, 2025.
  5. World Bank, Middle Trade and Transport Corridor: Policies and Investments to Triple Freight Volumes and Halve Travel Time by 2030, Washington, DC: World Bank, 2023, doi:10.1596/40626. (Dünya Bankası)
  6. World Bank, “10 Priority Actions That Can Triple Trade in the Middle Corridor by 2030,” Washington, DC: World Bank, 2024. (Dünya Bankası)
  7. World Bank, “Unlocking the Potential of the Middle Corridor,” Regional Event, Tbilisi, 27 February 2024. (Dünya Bankası)
  8. European Commission, Black Sea Digital Connectivity: Submarine Digital Cable, Global Gateway, Brussels: European Commission.
  9. Organization of Turkic States, “Economic Cooperation: Digital Economy Partnership Agreement,” Istanbul: OTS.
  10. Organization of Turkic States, Digital Economy Partnership Agreement, 11th Summit of the Organization of Turkic States, Bishkek, 6 November 2024.
  11. Organization of Turkic States, Declaration of the Eleventh Summit of the Organization of Turkic States, Bishkek, 6 November 2024.
  12. World Bank, Middle Trade and Transport Corridor, 2023, pp. 1–70. (thedocs.worldbank.org)
  13. World Bank, “Middle Corridor through Central Asia, Caucasus Can Boost Trade, Connectivity and Supply Chain Resilience,” Press Release, 27 November 2023. (Dünya Bankası)
  14. World Bank, “Unlocking the Potential of the Middle Corridor: World Bank Study Presented at Regional Event in Tbilisi,” 27 February 2024. (Dünya Bankası)
  15. International Telecommunication Union, Submarine Cable Resilience, Geneva: ITU.
  16. International Telecommunication Union and International Cable Protection Committee, International Advisory Body for Submarine Cable Resilience, Geneva: ITU.
  17. Organization of Turkic States, Agreement on the Establishment of the Turkic Investment Fund, Istanbul: OTS.
  18. Organization of Turkic States, “Economic Cooperation,” Istanbul: OTS.
  19. World Bank, Connecting to Compete 2023: Trade Logistics in an Uncertain Global Economy, Washington, DC: World Bank, 2023.
  20. World Bank, “Realizing the Full Potential of the Middle Corridor,” Washington, DC, 16 December 2023. (Dünya Bankası)
  21. Asian Development Bank, CAREC Transport Strategy 2030: Facilitating Regional Trade and Connectivity, Manila: Asian Development Bank.
  22. European Commission, Global Gateway: EU–Central Asia Connectivity, Brussels: European Commission.
  23. International Telecommunication Union, Measuring Digital Development: Facts and Figures, Geneva: ITU.
  24. World Bank, Digitalization of the Middle Corridor, Europe and Central Asia Transport Practice, Washington, DC: World Bank.
  25. World Bank, Middle Trade and Transport Corridor: Policies and Investments to Triple Freight Volumes and Halve Travel Time by 2030, Report No. 185892, Washington, DC: World Bank, 2023. (World Bank)

KAYNAKÇA

Asian Development Bank. CAREC Transport Strategy 2030: Facilitating Regional Trade and Connectivity. Manila: Asian Development Bank.

AzerTelecom. Digital Silk Way: Creating a Digital Corridor between Europe and Asia. Baku: AzerTelecom, 2025.

AzerTelecom. “Significant Milestone of the Trans-Caspian Cable Line Project.” Baku, 4 March 2025.

AzerTelecom. “Trans-Caspian Fiber Optic Cable Project.” Digital Silk Way Project, 2025.

European Commission. Black Sea Digital Connectivity: Submarine Digital Cable. Brussels: European Commission, Global Gateway.

European Commission. Global Gateway: EU–Central Asia Connectivity. Brussels: European Commission.

International Telecommunication Union. Measuring Digital Development: Facts and Figures. Geneva: ITU.

International Telecommunication Union. Submarine Cable Resilience. Geneva: ITU, 2025.

International Telecommunication Union and International Cable Protection Committee. International Advisory Body for Submarine Cable Resilience. Geneva: ITU.

Organization of Turkic States. Agreement on the Establishment of the Turkic Investment Fund. Istanbul: OTS.

Organization of Turkic States. Declaration of the Eleventh Summit of the Organization of Turkic States. Bishkek, 6 November 2024.

Organization of Turkic States. Digital Economy Partnership Agreement. 11th Summit of the Organization of Turkic States, Bishkek, 6 November 2024.

Organization of Turkic States. “Economic Cooperation.” Istanbul: OTS.

World Bank. Connecting to Compete 2023: Trade Logistics in an Uncertain Global Economy. Washington, DC: World Bank, 2023.

World Bank. Digitalization of the Middle Corridor. Washington, DC: World Bank, Europe and Central Asia Transport Practice.

World Bank. Middle Trade and Transport Corridor: Policies and Investments to Triple Freight Volumes and Halve Travel Time by 2030. Washington, DC: World Bank, 2023. doi:10.1596/40626. (World Bank)

World Bank. “10 Priority Actions That Can Triple Trade in the Middle Corridor by 2030.” Washington, DC: World Bank.

World Bank. “Middle Corridor through Central Asia, Caucasus Can Boost Trade, Connectivity and Supply Chain Resilience.” Washington, DC: World Bank, 27 November 2023. (Dünya Bankası)

World Bank. “Realizing the Full Potential of the Middle Corridor.” Washington, DC: World Bank, 16 December 2023. (Dünya Bankası)

World Bank. “Unlocking the Potential of the Middle Corridor.” Regional Event, Tbilisi, 27 February 2024. (Dünya Bankası)