ALGORİTMİK POPÜLİZM: LİDERLİK, YAPAY ZEKÂ VE SİYASAL TEMSİL

"Algoritmik popülizmin en görünür siyasal etkisi, duygunun hem hızlanması hem kişiselleşmesidir. Öfke ve mağduriyet zaten yüksek etkileşim üretir. Buna hedefleme de eklendiğinde, aynı mağduriyet her seçmene onun verisine göre biçimlenmiş ayrı bir dille anlatılabilir. Cambridge Analytica örneğindeki hedefleme mantığı, algoritmalar tarafından toplanan gözetim verileri ve üretken yapay zekâyla birleşince niteliksel bir sıçrama yapıyor."

 

Dijital siyaset üzerine düşünürken yapay zekânın varlığını görmezden gelmek büyük bir eksiklik olur. Algoritmik sistemlerin topladığı verileri işleyen ve konuşturan teknoloji olarak yapay zekâ, salt mühendislerin değil bütün beşerî faaliyetlere temas etmektedir. Doğal olarak siyaset, yapay zekânın dönüşüme zorladığı bir alandır. Yapay zekâ siyasete tek bir noktadan sirayet etmez; fakat en gürültülü girişi popülizm sayesindedir. Bu yüzden meseleyi soyut bir teknoloji tartışması olarak değil, yapay zekânın siyasal hayatta en görünür hâle geldiği yerden, popülist liderlik ve temsil sorunundan başlatıyoruz.

Popülizm, modern siyasetin en tartışmalı kavramlarından biridir. Hollandalı siyaset bilimci Cas Mudde'nin sık atıf alan tanımıyla popülizm, toplumu “saf halk” ile “yozlaşmış elit” arasında uzlaşmaz iki kampa bölen ve siyaseti halkın genel iradesinin dolaysız ifadesi sayan “ince” bir ideolojidir. “İnce” olması, kendi başına bütünlüklü bir dünya görüşü sunmaması; sağdan sola farklı içeriklere eklemlenebilmesidir. Alman siyaset kuramcısı Jan-Werner Müller ise ayırt edici çekirdeği başka yere koyar: Popülist yalnızca elitlere değil, çoğulculuğa karşıdır; “halk benim” derken aslında halkın bir bölümünü bütünün yerine geçirir.

“Halk” adına konuşma iddiası, elitlere karşı kurulan söylem ve doğrudan temsil vaadi, popülist siyasetin ortak imzasıdır. Dijital çağ bu imzayı silmedi; aksine daha da belirginleştirdi. Popülizmin yeni görünümünün algoritmik popülizm olarak adlandırılması yaygınlaşıyor. Algoritmaların ve veriye dayalı teknolojilerin popülist mesajı büyütmek, desteğini seferber etmek ve kamuoyunu biçimlendirmek için kullanılması, dijital siyasetin belirleyici pratikleri arasındadır. Kavram, salt insanlar arasında değil, insanlarla algoritmik aktörler arasında kurulan bir iletişim biçimini tanımlamaya yönelmiş gibidir.

Kanaatimce algoritmik popülizm, popülizmin sosyal medyaya taşınmış hâlinden ibaret değildir. Lider ile kitle arasındaki bağın kurulmasını, ölçülmesini, çoğaltılmasını ve giderek üretilmesini algoritmalara ve yapay zekâ sistemlerine devreden bir siyaset biçimidir. Yapay zekâ bu popülizme sonradan eklenen bir araç değil; onu bugünkü hâline getiren itici güçtür.

İki Motor: Seçen Algoritma, Üreten Yapay Zekâ

Algoritmik popülizmi anlamak için onu iki motorlu bir makine gibi düşünmek aydınlatıcıdır. Birinci motor seçer: Dizinin ilk yazısında anlattığımız öneri ve sıralama sistemleri, milyonlarca içerik arasından hangisinin kime, ne zaman ve hangi sırayla görüneceğine karar verir. Öfke, mağduriyet ve korku daha çok etkileşim ürettiği için, bu motor popülist tonu farkında olmadan öne çıkarır.

İkinci motor üretir: Üretken yapay zekâ, gösterilecek içeriği artık yalnızca seçmez, sıfırdan yaratır — metni, görseli, sesi ve videoyu neredeyse maliyetsiz ve pratikte sınırsız sayıda. Klasik popülizm, sınırlı sayıda mesajı geniş bir kitleye yayardı; algoritmik popülizm ise sınırsız sayıda mesajı, her bir alıcıya göre biçimlenmiş hâlde üretebiliyor. Seçen motorla üreten motor birleştiğinde popülist iletişim niteliksel bir eşik atlıyor: Artık ne söyleneceğini de, kime nasıl söyleneceğini de büyük ölçüde makineler ayarlıyor.

Dijital Çağın Lideri

Klasik siyasal liderlik kurumsal yapılarla iç içedir. Parti teşkilatları, bürokratik süreçler ve medya aracıları; lider ile halk arasındaki ilişkiyi hem düzenler hem sınırlar. Dijital çağda bu aracıların önemli bir bölümü devre dışı kalır. Lider artık doğrudan kitleye seslenebilir; bir paylaşım, bir video ya da bir canlı yayın milyonlara ulaşmak için yeterlidir. Bu dolaysızlık, popülist söylemin temel vaadiyle birebir örtüşür: aracıları aşmak.

Ne var ki aracının ortadan kalkması, aracısızlık anlamına gelmez. Partinin ve editörün boşalttığı yeri platformun algoritması doldurur. Yani lider, eski aracılardan kurtulurken görünmeyen yeni bir aracıya —az önce betimlediğimiz iki motora— bağlanır. Aşma olarak yaşanan şey, çoğu zaman aracı değiştirmedir; üstelik yeni aracı, eskisinden çok daha az şeffaftır.

Temsilin Kısayolu

Algoritmik popülizm, temsilî demokrasinin karmaşık mimarisini sıklıkla “gereksiz” ilan eder. Uzun müzakereler, kurumsal denge mekanizmaları ve teknik ayrıntılar, halk iradesinin önünde birer engel gibi sunulur. Dijital ortam bu sadeleştirmeyi kolaylaştırır; çünkü karmaşık meseleleri kısa, keskin ve paylaşılabilir karşıtlıklara indirger: halk ile elitler, biz ile onlar, doğru ile yanlış. Bu ikilikler, hızlı tüketilen dijital içeriğin biçimiyle kusursuz uyum içindedir.

Arjantinli kuramcı Ernesto Laclau'nun hatırlattığı gibi “halk” hazır bir olgu değil, söylemle kurulan bir inşadır. Farklı talepler, ortak bir düşman (“elit”, “sistem” veya “ötekiler”) karşısında birbirine eklemlenir ve tek bir “biz” hâline gelir. Yapay zekâ bu inşaya yeni bir tuğla ekler. İçeriği yalnız dolaştırmakla kalmaz, ortak düşman anlatısını sayısız varyasyonla yeniden üretebilir. Böylece “biz” duygusu, elle tutulur bir program etrafında değil, durmadan çoğaltılan bir söylem etrafında pekişir.

Herkese Ayrı Bir Mağduriyet

Algoritmik popülizmin en görünür siyasal etkisi, duygunun hem hızlanması hem kişiselleşmesidir. Öfke ve mağduriyet zaten yüksek etkileşim üretir. Buna hedefleme de eklendiğinde, aynı mağduriyet her seçmene onun verisine göre biçimlenmiş ayrı bir dille anlatılabilir. Cambridge Analytica örneğindeki hedefleme mantığı, algoritmalar tarafından toplanan gözetim verileri ve üretken yapay zekâyla birleşince niteliksel bir sıçrama yapıyor.

Sonuç çarpıcı bir çelişkidir: Popülizmin kamuya “tek halk” diye seslenen söylemi, perde arkasında binlerce farklı mesaja bölünebiliyor. Kamusal birlik görüntüsü ile kişiselleştirilmiş fısıltı arasındaki bu gerilim, algoritmik popülizmin en az konuşulan yanlarından biridir. Nihayetinde temsil, programlar ve politikalar üzerinden değil, duygusal rezonans üzerinden kuruluyor; lider bir siyasal aktör olmaktan çok bir duygu taşıyıcısına dönüşüyor.

Halk Kimdir?

Popülist söylemin merkezinde “halk” durur. Oysa dijital çağda halk, somut bir topluluk olmaktan çıkıp etkileşimle ölçülen, yorumla temsil edilen, beğeniyle görünür kılınan bir veri kümesine dönüşür. Bu dönüşüm halkın homojenleştirilmesini kolaylaştırır; farklılıklar ve çelişkiler dijital hızın içinde silikleşir.

Yapay zekâ burada rahatsız edici bir soruyu keskinleştirir: Görünür olan “halk” gerçekten halk mıdır? Otomatik hesaplar, bot orduları ve yapay zekâ üretimi yorumlar, bir görüşün sandığımızdan çok daha yaygın olduğu izlenimini yaratabilir. Siyaset yazınında “astroturf” —yani sahici bir taban hareketi taklidi— denilen bu olgu, üretken yapay zekâ sayesinde ucuz, hızlı ve inandırıcı hâle geldi. Böylece algoritmik popülizmin “halk” dediği şey, kimi zaman özenle imal edilmiş bir gölge kalabalığı olabilir. Makinelerin ürettiği bir yığın, gerçek bir çoğunluk gibi konuşabilir.

Sentetik Karizma

Klasik liderlik kuramı karizmayı istisnai, olağanüstü bir nitelik sayar. Alman sosyolog Max Weber, karizmatik otoriteyi lidere atfedilen olağanüstülüğe dayanan ve doğası gereği istikrarsız bir meşruiyet biçimi olarak ele almış; bu istikrarsızlığın zamanla kurumsallaşıp “rutinleştiğini” göstermişti. Dijital çağ bu denklemi tersine çevirir: Karizma kurumsallaşarak yatışmaz; sürekli yeniden üretilmesi gereken bir performansa dönüşür. Görünürlük azaldığında etki de söner.

Algoritmik popülizm bu yüzden lideri durmaksızın sahnede olmaya zorlamaktadır. Sessizlik boşluk yaratır, boşluğu da başkaları hızla doldurur. Üretken yapay zekâ tam bu noktada devreye girer. Yorulmayan, uyumayan, her platforma ayrı içerik üretebilen sistemler, “sürekli sahnede olma” zorunluluğunu liderin fiziksel sınırlarından koparır. Sesin klonlanabildiği, yüzün sentetik olarak canlandırılabildiği bir çağda karizma, giderek liderin kendisinden bağımsız bir imalata dönüşme riski taşır. Sahnedeki her zaman lider midir, yoksa onun makineyle çoğaltılmış bir sureti mi? Soru artık teknik değil, siyasaldır.

Temsil Krizi Derinleşiyor mu?

Algoritmik popülizm kendini temsilî demokrasinin krizine bir çözüm olarak sunar. Oysa önerdiği çözüm çoğu kez krizi derinleştirir. Kurumsal denge mekanizmaları zayıfladıkça temsil kişiselleşir; halkla kurulan bağ, partinin ve programın değil, tek bir liderin ve onun dijital varlığının üzerine yıkılır.

Bu kişiselleşme kısa vadede güçlü, hatta coşkulu bir bağ yaratabilir. Uzun vadede ise siyasal sorumluluğu bulanıklaştırır: Her şeyin lidere bağlandığı bir yapıda, hata yapıldığında hesap sorulabilecek kurumsal özneler de silikleşir. Temsilin kişiye indirgenmesi, denetimin de kişiye bağımlı hâle gelmesi demektir.

Yenilenme mi, Yeni Bir Gerilim mi?

Algoritmik popülizm dijital çağın imkânlarını ustalıkla kullanırken, aynı imkânlar tarafından da sınırlanır. Hız derinliği, dolaysızlık çoğulculuğu, görünürlük hesap verebilirliği aşındırma potansiyeline sahiptir. Avustralyalı siyaset bilimci Benjamin Moffitt'in önerdiği gibi popülizmi bir “siyasal üslup” olarak okumak burada aydınlatıcıdır. Bu yeni popülizmin asıl yeniliği, savunduğu politikalardan çok siyaseti sunma ve sahneleme biçimindedir. Yapay zekâ da bu üslubun en güçlü aracına ve hatta ortağına dönüşmektedir.

Bu nedenle dijital popülizmi demokratik bir yenilenme müjdesi olarak değil, demokrasinin kendi içindeki bir gerilimin teknolojiyle pekişmiş yeni bir görünümü olarak değerlendirmek daha isabetlidir. Belki de sormamız gereken soru şudur:

Dijital araçlar halkın sesini mi güçlendiriyor, yoksa o sesi taşıyan, ölçen ve gerektiğinde imal eden makineleri mi?

Bir sonraki yazıda, popülizmin en çok beslendiği damara, kimlik meselesine yöneleceğiz: Dijital milliyetçilik, çevrim içi kimlikler ve sanal aidiyetler. Dijital dünya, kimlik siyasetinin kolay köpürtülebildiği ve aidiyetin her seferinde yeniden kurgulanabildiği araçlarını devamlı geliştiriyor.