ÜRETİCİNİNİ SEÇİMİ NASIL YAPILMALI?

Bir önceki yazımızda en önemli konu üretici seçimi demiştik. Seçerken nasıl bir yol izlemeliyiz. Normal alım metotları burada çaresiz kalır. Öncelikle üreticinin seçim aşamasında bize bazı özel ilgileri açması gerekiyor. Mesela IPD (Ürün Geliştirme Programını), mesela araştırma – geliştirme becerileri ve üretim maliyetleri, lojistik ve satın alma metotları gibi. Pekâlâ bize bunları niye açsın? Alım garanti vereceğiz. Ne kadar süre ile vereceğiz, mesela 4 yıl boyunca seçili bazı grup ekipmanları bu firmadan/firmalardan alacağız. Ürün gruplarını sınıflandıracağız.

Mesela; Erişim şebekesi, Transmisyon şebekesi, Paket şebeke, Veri şebekesi gibi. Alım büyüklüklerine göre alt gruplarda yapılabilir.

Her grup için alım garantili 2 firma seçeceğiz. Alım garantisine karşılık, bu firmaların ülkemizdeki üretim, geliştirme, destek noktası (mesela bölgesel) yatırımlarını belirli bir program çerçevesinde yapmalarını zorunlu kılacağız. Ülkemizde tüm bu başlıklar için inanılmaz fazla ve dağınık destek hibe sistemlerini tek bir elde birleştirip kullanmalarını sağlayacağız. Peki ne öğreneceğiz: Üretim yapmayı, ürün geliştirmeyi, araştırma yapmayı.

Bir noktayı belirtmekte fayda var. Alım garantisi öncelikle ilgili ürün grubunun 100% pazarı için değil. Mesela %70’lik pazar payını alım garantili firmalara bölüştüreceğiz. Ama kalan %30’u da rekabete açık herkesin girebileceği bir alan olarak bırakacağız.

Teknoloji geliştirme eğilim ve becerilerini kontrol ve takip edeceğiz. Bu alanlarda yaşayacakları en ufak zafiyet belirtisinde önleyici tedbirler çalıştıracağız. Finansallarını takip edeceğiz. Faaliyetlerinin sürdürülebilir olduğuna ikna olacağız.

İşte bu noktada tekrar alım sistematiğine dönmek ve bir kez daha vurgulamak istiyorum.

  1. Bütçe planlama süreçleri proje, termin ve proje envanteri süreçleriyle birlikte hazırlanmalıdır. Bütçe sadece para olarak ortaya konmamalıdır.
  2. Ülke bazında bütçe planlama yapan birim ile aynı mekân altında çalışan proje, termini ve proje envanterini derleyen bir birim daha olmadır.
  3. Bu birim belirli süreler için ülke genelinde çalışan Bilgi İşlem Daire Başkanları, müdürleri, uzmanları tarafında rastgele seçilmeli / oluşturulmalıdır.
  4. Yıllık toplu alım yapacak kurumun (Mesela DMO) bu hizmeti verebilmesi için planlamacılarla aynı şekilde aynı kurallar çerçevesinde kurulan belirli sürelerle rastgele seçilip görevlendirilen personelden ek birim/birimler oluşturulmalıdır. Bu birimler stok oluşumuna engel olmalı ve planlamacılardan gelen proje termin süreçlerine göre katı bir yol izlemelidir.
  5. Alıma yapılan bu ekipmanlar, düzenlemeleri ve sertifikasyonları yapılmış yerel entegratörler üzerinden yapılmalıdır ki, Yerli entegratörlerimiz proje finansmanı gibi külfetli ve riskli konuların altında ezilmesinler.

Pazarı düzenleyen, proaktif hale getiren milli alım sistematiğini mutlaka ve mutlaka oluşturmamız gerekiyor. Savunma sanayi gibi offset ve benzeri konular bizim sektörün hızlı gelişim ve dönüşümünden dolayı ihtiyaca cevap vermekte zorlanır. Kullanılamaz mı? Neden olmasın. Olur ama, daha proaktif, hızlı ve sürdürülebilir metotlar işimizi garantiye alır…Saygılarımla.