.ORG ÜST ALAN ADLARININ SATIŞINA DAİR …

13 Kasım 2019’da ilk kez duyurulan ve o zamandan beri Internet dünyasında çalkantılara sebep olan .ORG alan adlarının satışı konusu, çoğunluğun istemediği bir şekilde sonuçlandı ve Ethos Capital adlı özel şirket, ISOC-TR gibi (Internet Society Turkey Chapter) dünya çapında 130’un üzerindeki ülkede bölümleri olan Global ISOC’un (Internet Society) sahip olduğu PIR’i (Public Interest Registry) 1.135 milyar ABD doları karşılığında satın aldı (ABD mevzuatı gereği satış/devir ile ilgili prosedürler sürse de bu yolun dönüşü yok gibi)

Bu yazıda, ilk başta bu satışın öncesindeki resmi genel olarak anlatmaya, sonrasında satış işleminin neden “deprem” etkisi yarattığına ve eleştirileri özetlemeye, son olarak da ISOC-TR (ve Türk mevzuatına göre vücut bulmuş hali olan Internet Derneği) görüşlerini paylaşmaya çalışacağız.

ICANN ile başlayalım... 1998’de kurulan ICANN (Internet Corporation for Assigned Names and Numbers) asıl olarak; DNS sisteminin küreselleştirilmesi için politika geliştirme, yeni genel üst düzey alan adlarının (TLD'ler) oluşturulması ve kök alan adı sunucularının çalışması dahil olmak üzere İnternet'in küresel Alan Adı Sisteminin (DNS) geliştirilmesi konusunda çalışır. ICANN ayrıca IPv4 ve IPv6 için İnternet Protokolü adres alanları ve bölgesel Internet kayıtlarına adres bloklarının atanmasını da gerçekleştirir. ICANN (örneğin .com ve .net için -şu anda- VeriSign ile çalışırken), kar amacı gütmeyen kuruluşların (dernek vb) kullandığı .ORG uzantısının yönetimini, Küresel İnternet Topluluğu (ISOC)’un sahibi olduğu PIR’e (Public Interest Registry – Kamu Yararı Kaydı) vermiştir. PIR tarafındaki faaliyetler, ISOC’a; 2016 yılında 30, 2017’de 30 ve 2018'de yaklaşık 45 milyon ABD doları katkı sağlamıştır. Burada kayıtlara geçmesi gereken önemli gelişme, ICANN’in, .ORG fiyatlaması ile ilgili olarak PIR’a daha önce yıllık %7-9 arasında artışa izin verdiği sınırlamayı, 2019 yazında kaldırmasıdır. Ve bu karar belki de sonun başlangıcıydı.

Böylece, kâr amacı olmayan kuruluşlara, derneklere, kulüplere, işletmelere ve bireylere; güvenilir bir Internet kimliği oluşturmak ve fikirlerini özgürce paylaşabilecekleri açık ve güvenli bir ortam oluşturmak için 30 yıldan fazla bir süredir sağlanan mekanizmanın önündeki fiyat sınırları kaldırılmış oldu. PIR bunu kullanırdı kullanmazdı ayrı bir konu ama, birkaç ay sonra 2019 Kasım’ında, hem de ICANN’den ayrılan bazı kişilerin de çalışmaya başladığı Ethos’a, .ORG fonksiyonlarının satılması konuyu yakından takip etmeyenlerin bile tepkisini çekti.

Yukarıda gelir rakamlarını paylaşmıştık. Şimdi de pastaya bakalım. .ORG üst alan adı (TLD) nasıl bir pazar?

  1. .org- 10Milyon
  2. .ngo - 3,800
  3. .ong- 3,800
  4. .xn--clavg - 1,100 (Cyrillic script)
  5. .xn--nqv7f - 235 (Chinese 2-character script).
  6. .xn--ilb6bla6a2e - 78 (Devanagari script)
  7. .xn-nqv7fs00ema - N/ A - (Chinese 4-character script).

Demek ki; Kiril, Çin, Hind alan adlarının sınırlı katkılarını saymasak bile 10 milyonun biraz üstünde alan adından bahsediyoruz (Şu an .ORG kullanıcıları, PIR’e yıllık 10.99 ABD doları ödüyorlar)… Peki yeni patronun - Ethos’un- fiyat politikası nasıl olacak? Ethos; “.ORG uzantılı alan adı fiyatlarını her yıl en fazla yüzde 10 olmak üzere 8 yıl boyunca arttıracağım” dedi.. Sonrasını henüz bilemiyoruz! Öngörülebilir gelecek 8 yıl gibi!

Peki, ISOC neden PIR’in satışına onay verdi ve neden eleştirildi?

ISOC (İnternet Topluluğu), “Internet is for everyone” ilkesiyle yol alan, herkes için açık, bağlantılı, güvenli ve güvenilir bir İnternetin standartlarının oluşturulması için örgütlenen ve bu amaçla finansal destekler oluşturan, dünya çapında 130 farklı ülkeden 70 bine yakın üyesi olan ve kâr amacı gütmeyen bir oluşumdur. Bu amaçlara yönelik olarak ana gelirini .ORG gelirlerinden sağlar ve bu fon, ISOC’un büyük ölçekli projeler yürütmesine, bölümlerini finanse etmesine (ISOC-TR gibi) yardımcı olur.

Satışın yarattığı yankılara gelince… Bazıları yılda yaklaşık 50 milyon AB doları gelir sağlayan kapının (.ORG yıllık gelirleri) 1.1 milyar ABD dolarına satılmasının ticari açıdan son derece iyi bir alışveriş olduğunu, bu gelirin sağlayacağı olanaklarla daha fazla faaliyet yapabileceğini savunuyor. Diğer taraf ise, Cumhuriyetçi kanattan yatırımcıların ağırlığındaki Ethos’a satılanın sadece PIR olmadığını ve gelecekte özel sermayeli bir şirketin kar güdüsü ve/veya baskıları sonucu özgür dünyanın sesi niteliğinde kuruluşların faaliyetlerinin sansürleme riskini de içerdiğini belirterek, şimdiki ISOC CEO’su Andrew Sullivan’a, 2002 yılının CEO’su Lynn St. Amour’un sözlerini hatırlatıyorlar. Amour, ISOC ilk olarak 2002 yılında .ORG yönetimini PIR'a devrettiğinde, .ORG'un STK topluluğu tarafından yönlendirilmeye devam edeceği sözünü vermişti. (Bu konuda Electronic Frontier Foundation (EFF) öncülüğündeki koalisyon tarafından yazılan mektup için (1) okunabilir) En çok sorulan sorulardan birisi de, Ethos yatırımcılarının, hangi motivasyonla %4’ler civarında yatırım getirisi (ROI) olan bir anlaşmaya ikna edildiği…

ISOC-TR Chapter ve İnternet Derneği olarak biz de, ISOC üyesi bir çok ülke bölümü (Chapter) tarafından dile getirilen argümanlar çerçevesinde .ORG’un satışına karşı olduğumuzu duyurduk. Zira; geleneksel olarak kâr amacı gütmeyen kuruluşlar tarafından kullanılan kilit bir internet uzantısının, kar amacı gütmesi hayatın doğal gereği olan bir şirkete satılması, bu satışın öncesinde kararın ISOC’da tartışmaya açılmaması, bu kararın şeffaf olmayan bir biçimde ve ihalesiz bir yöntemle hayata geçirilmesi hususunda çekincelerimiz oluşmuştur. “Her varlığın bir fiyatı vardır” anlayışı, .ORG üst alan adlarının satışının bir gerekçesi olmamalıdır. Bu yaklaşım, ISOC’un kuruluş ve çalışma ruhuyla tamamıyla uyumsuz bir anlayıştır. Nitekim, ISOC Bölümleri Danışma Kurulu da 23 Şubat’ta ISOC yönetimine ilettiği tavsiye mektubunda; .ORG satışı öncesi gizli kalan her noktanın aydınlatılmaması ve Ethos’un .ORG alan adının yönetiminde fiyatlama da dahil olmak üzere mevcut özgürlük alanın korunması ile ilgili taahhütlerini sunmaması durumunda, satışın durdurulmasını istemiştir. Tavsiyelerden birisi de, ISOC yönetiminin mali ve stratejik olarak önemli operasyonel kararlar alınmadan önce mutlaka ISOC üyelerine (Kurumsal Üyeler, ülke bölümleri ve IETF) danışılması gereğidir. Bu taleplerin satışı durdurup durdurmayacağını kestirmek şu aşamada zor ama ISOC’un karar alma süreçlerinde dair kendi tüzüğünü de gözden geçirmesinin vaktinin geldiği anlaşılmaktadır.

  1. https://www.eff.org/pages/coalition-letter-internet-society