İHTİSAS SERBEST BÖLGELERİ KURULUYOR

9 Haziran 2020 tarihli, 31150 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan 2635 sayılı Cumhurbaşkanı Kararına göre “İhtisas Serbest Bölgelerinde Sağlanacak Destekler Hakkında Karar” yürürlüğe girdi. Buna göre ihtisas serbest bölgelerinde konumlanan bölge işletmecilerinin ve ARGE yoğun, yüksek teknolojili, katma değeri yüksek mal üreten şirketlerin uluslararası rekabet gücünün geliştirilmesi, ihracatlarının ve döviz kazandırıcı hizmet gelirlerinin arttırılması için şirketlerin birtakım giderlerinin Destekleme ve Fiyat İstikrar Fonu’ndan karşılanmasına dair hususlar düzenleniyor.

Destekler hem serbest bölge işletmecisine hem de serbest bölgedeki şirketlere verilecek. Serbest bölge işletmecilerinin yapmayı taahhüt ettikleri sabit yatırım tutarının %50’sini geçmemek şartı ve 10 milyon dolara kadar olan yatırım kredilerinin faiz veya kâr payı giderlerin %50’si karşılanıyor. İhtisas Serbest Bölgeleri’ndeki şirketlere ise faaliyetlerinden dolayı istihdam ettikleri 10 nitelikli personelin kararnamede aylık brüt ücretleri denmesine rağmen genelgede asgari geçim indirimi uygulandıktan sonra hesaplanan gelir vergisi ile sosyal güvenlik primlerinin brüt ücretten düşülmesiyle bulunan miktar üstünden %50 oranında ve personel başına aylık 1250 doları ve yıllık 15,000 doları geçmeyecek şekilde destek sağlanacak. Destek başvurusunda bulunan kullanıcı şirketin, sahibi ve ortakları ile bunların ana, baba, kardeş, eş ve çocukları ile yönetici kadrosundaki personelin istihdam giderleri ise destek dışı, buna dikkat edilmesi gerekiyor. Özellikle küçük ölçekli, şirketin sahibinin de mühendis olarak çalıştığı şirketlerde bu nokta önemli olabilir. Ayrıca şirketlerin serbest bölgelerde kiraladıkları arazi ve binalara ilişkin kira harcamaları da %50 oranında ve yıllık 75,000 doları geçmeyecek şekilde desteklenecek. Bu da pratik olarak orta küçük boy şirketlerin kira bedellerinin yarısının devlet tarafından karşılanması anlamında geliyor. Bölge işletmecilerine bundan başka bir destek verilmeyecek. Destek süreleri serbest bölge şirketleri için maksimum 5 yıl olarak belirlenmiş. Serbest bölge işletmecileri için ise böyle bir süre kısıtlaması yok, yatırımı yaptıkları sürece faiz veya kâr payı desteğinden yararlanacaklar.

Bu desteklerin uygulanmasına ilişkin genelge de Ticaret Bakanlığı tarafından yayınlandı. Genelgede en önemli hususlardan birisi ihtisas serbest bölgelerinde yazılım, bilişim ürünü üretilmesine yönelik faaliyetler ve bölgenin özelliğine bağlı olarak Bakanlıkça belirlenecek diğer orta ve yüksek teknolojili imalat faaliyetlerini gerçekleştiren şirketlerin desteklenecek olması, yani ihtisas serbest bölgeleri bir anlamda adı konulmamış “Bilişim” ihtisas serbest bölgeleri olacak ki sektörün özellikle değerlendirmesi gereken bir özellik bu, sektör içinde daha iyi tanıtılması gerekir. Web üstünden organize edilen bir toplantı yapıldı ama 35 tane bilişim STK’sı var, bunlarım katılacağı bir bilgilendirme toplantısı yapılması yararlı olur. Yukarıda bahsedilen faaliyetleri destekleyecek diğer tüm tamamlayıcı faaliyetler ise bakanlığın değerlendirmesine bağlı olacak gibi görünüyor ve İhtisas Serbest Bölge desteklerinden de yararlanamıyorlar. Bunun neden böyle yapıldığı ise bir soru işareti ve çok anlamlı olarak görünmüyor. İhtisas Serbest Bölgesi için ruhsat almak için birçok bürokratik işlem var, şirketler destek alamayacaklarsa neden bunları hazırlamakla uğraşsınlar. Genelgede ihtisas serbest bölgesinde faaliyete uygun olmayan başvurular diğer serbest bölgelere yönlendirilecek. O zaman basit bir önbaşvuru ile talep alınması ve yapılacak faaliyetin ihtisas serbest bölgesi için uygun olup olmadığı şirketlere hızlıca bildirilmesi daha uygun olurdu, gereksiz işlem yapılmamış olurdu.

Genelgede şirketlere verilecek desteklerin 10 nitelikli personel için verileceği belirtilmiş ama nitelikli personelin tanımı çok yetersiz hatta komik, 4 yılını üniversitede geçirmiş herkes nitelikli personel sayılıyor. En azından Teknopark yönetmeliklerinde veya Ulaştırma Bakanlığının ARGE destekleri için kullandığı ARGE personeli tanımı kullanılsaydı.

Serbest bölgelerde bilindiği üzere bir finansal dönem içinde üretimin %85’inin ihraç edilmesi şartı bulunuyor ve bu oran çok net ve hiç değişmiyor. Bu oranın altında kalanlar ise serbest bölgelerde sağlanan vergi istisnalarından yararlanamıyor. Yani serbest bölgede faaliyet gösteren her şirket yüksek bir oranda ihracat yapmak zorunda. İhtisas serbest bölgeleri için ruhsat başvurusunda bulunurken şirketlerden Sanayi Sicil Belgesi ve Kapasite Raporu isteniyor, keşke bunların yanında bilişim sektörü firmalarının içinde bulunduğu Hizmet İhracatçıları Birliğine kayıt zorunluluğu da getirilseydi. Ne yazık ki bu, sektör ile kural koyucular arasındaki iletişim zayıflığının açık tezahürü.

Bugün itibarı ile sadece İstanbul İhtisas Serbest Bölgesi kuruldu ve bu şekilde çalışıyor, zaman içinde herhalde başka serbest bölgeler de İhtisas Serbest Bölgelerine dönüşecektir.