Teknolojinin artan kullanımı, farklı türdeki bilgilere erişimi kolaylaştırıyor. En kritik bilgiler kişisel tıbbi raporlar ve hastalıklardır. Günümüzde çevrimiçi bilgi, sağlık hizmeti alanlar için en temel kaynaktır. Bu verilerin güvenilirliği hala en mühim bir mesele olarak karşımıza çıkmaktadır. Sağlık sorunları ile ilgili çevrimiçi bilgilerin güven eksikliği ve kalitesi, sağlıkla ilgili insanların seçimlerini etkilemektedir.
Sağlık hizmetleri için teknolojilerin kullanımı Online ya da ‘Çevrimiçi Sağlık’ olarak tanımlayabiliriz. Günümüzde teknoloji, internette bulunan sağlık bilgilerine kolay erişimi sağladı, bununla beraber güvenilir olmayan sağlık bilgilerinin bulunma olasılığını da artırdı. Çevrimiçi sağlık tavsiyeleri veya bilgileri aradığınızda, öncelikle hangilerinin iyi ve güvenilir kaynak olduğunu ve hangilerinin kötü olduğunu bilmelisiniz, bu nedenle çevrimiçi sağlık bilgisi ararken göz önünde bulundurmamız gereken bazı sorular şunlardır:
- Kaynak nedir? Web sayfasını kimin hazırladığı ve sunduğunu kontrol edilmelidir: Kâr amacı gütmeyen bir kurum mu, devlet mi, sağlık sistemi mi, ticari bir kuruluş mu?
- Bu bölümü kim yazdı? Bu bilgiyi yazan yazarın konunun uzmanı olup olmadığı kontrol edilmelidir.
- Bu bilgi ne zaman yazıldı? İçerik tarihine bakılmalıdır. Yakın tarihli bir içerik daha yeni gelişmeleri ve bilgileri içerir.
- Kim fon sağlıyor? İçeriğin ticari ya da ticari olmayan bir kaynaktan gelip gelmediğini kontrol edilmelidir.
- Sitenin gizlilik politikasını nedir? Öncelikle Gizlilik Politikası okunmalı ve bir kayıt formu doldurulması gerekirse, ne tür bilgileri paylaştığımız kontrol edilmeli.
Günümüzde insanlar, çevrimiçi doktorlar ve uzmanlar tarafından doğru bir şekilde teşhis edilmek için mobil sağlık, sağlık bilgi teknolojisi, tele-sağlık ve teletıp gibi kategorileri içeren çeşitli Dijital Sağlık hizmetlerini kullanmaktadır. Bu hizmetler, geleneksel sağlık hizmetlilerinin dışında, insanların kendi sağlıkları hakkında daha iyi kararlar vermelerine ve kronik durumları takip etmelerine yardımcı olmaktadır.
Dijital Hizmet Sağlayıcıları, gerekli araçları kullanarak, hastanın verilerine erişerek ve sağlık bilgilerine dikkat ederek hastanın sağlığına ilişkin bütünsel bir görüşe sahip olabilir. Bu dijital araçlar verimsizlikleri azaltabilir, erişimi iyileştirebilir, maliyetleri düşürebilir ve kaliteyi artırabilir. Dijital teknolojilerin kullanımı sadece iletişim için değil, aynı zamanda bize sağlığımızı izlemek için yenilikçi bir yol ve bilgiye daha fazla erişim sağlıyor.
Dijital sağlık pazarı büyümeye ve genişlemeye devam ediyor. Dijital Sağlık, tıbbi içeriği, bağlanabilirliği ve ticareti geliştirmek için büyük ölçüde internet uygulamasına ve medyaya odaklandı. Dijital Sağlık terimi, mobil uygulamalar, teletıp, yapay zekâ, klinik karar desteği ve bakım yönetimini içerecek şekilde genişletildi. Dijital sağlığa yapılan yatırım, 2016 yılında yaklaşık 6 milyar dolar iken 2019'da 106 milyar dolara yükselmiştir ve Şekil 1'de gösterildiği gibi 2025'e kadar %27,7 ile 509,2 milyara ulaşması beklenmektedir.[4]

Şekil 1 Dijital sağlık pazarı
Dünya genelinde artan Covid-19 vakaları ile birlikte, telesağlık, mobil sağlık ve dijital sağlık sistemi gibi uzaktan izleme çözümlerine olan talep ve sahiplenme artmıştır. Kapalı durumdaki spor salonları, fitness ve tıbbi uygulamalara olan talep artırmaktadır. Dijital sağlık pazarı raporu, 2014 – 2025 yılları arası Dijital Sağlık Sistemleri, Sağlık Hizmetleri Analitiği, Telesağlık ve mobil sağlık pazar verilerini içermektedir.
Bilgi Teknolojileri, eğitim kaynaklarını, mobil uygulamaları ve insanları sağlık hizmetlerine dahil eden diğer araçları kullanarak tıp endüstrisinde bir devrim yarattı. Bu teknolojiler tıbbi hizmet sunumunu ve tıbbi uygulamaları değiştirmeye başladı. Birlikte çalışabilirlik çözümü, IoMT (Medical Thing) Cihazları da dahil olmak üzere uygulamalardan veri erişimine olanak tanıyan kapsamlı bir platform sağlayarak, tıbbi bakımın sürekliliği boyunca sağlık hizmetleri veri alışverişini sağlar.
TeleSağlık, klinik hizmetlerinin aynısını sağlamaz, ancak hastaya bazı kaynaklar ve uzmandan çevrimiçi konsültasyon bilgiler sağlayabilir ve x-ışınları ve BT taramaları gibi tanılar için dijital görüntüleri paylaşabilir.
Bulut depolama, Microsoft, Google ve AWS gibi özel şirketlerin sahip olduğu ve yönettiği bir dijital veri bilgi işlem modelidir ve verilere internet üzerinden erişme olanağı sağlar. Güvenli şifrelenmiş iletişim sağlayarak veriler kullanılabilir, çalışır durumda tutularak depolanan verilerin güvenliğini sağlamaktan sorumludurlar. Bulut depolamanın avantajlarını aşağıdaki şekilde değerlendirebiliriz:
Bant genişliği: Ağ üzerinden büyük bir dosyayı indirmek yerine verilere erişmek için basit bir bağlantı kullanılabilir.
Erişilebilirlik: Verilere internet üzerinden her yerde ve her zaman erişilebilir.
Felaket Kurtarma: Doğa felaketi veya insan kaynaklı durumlarda önemli verileri kurtarmak için kullanılabilir.
Maliyet Tasarrufu: Veriler bulutta depolanarak, yalnızca depolama maliyeti ödenir; donanım veya yazılım için ekstra ücret ödenmez.
Telesağlık sistemi için bulut teknolojileri kullanarak zamandan tasarruf edebilir, maliyetler düşürebilir ve hem hastalar hem de doktorlar için hasta kayıtlarına güvenli ve kullanıcı dostu erişim sağlanabilir. Bulut servisleri sayesinde, kâğıt maliyetleri azalır, tıbbi bilgilere 7/24 ulaşılabilir ve kayıt yapabilir.
Telesağlık uygulama alanları aşağıdaki hizmetleri kapsar:
Canlı Video: Tıbbi tedavide konsültasyon sağlamak için hasta ile klinik arasında canlı bir video iletişimidir.
Depola ve ilet: Röntgenler ve BT taramaları dahil olmak üzere kayıtların ve hasta verilerinin, her zaman her yerden erişebilen ve hasta geçmişini gözden geçirebilen güvenli iletişim sistemi aracılığıyla iletilmesi.
Uzaktan İzleme: Giyilebilir cihazlar kullanan hastalardan tıbbi veri toplama, hastanın gelecekteki durumlarını ve sağlık geçmişini teşhis etmek ve analiz etmek için kullanılabilir.
Mobil Sağlık: Sağlık hedeflerine ulaşmak için mobil ve akıllı cihazları kullanır.
Donanım ve Yazılım Sistemleri açısından ele aldığımızda, izleme cihazları ve mobil Uygulamalar gibi alt sistemler arasında çift yönlü iletişimi ve depolama yeteneklerine sahip ‘Elektronik Sağlık Kayıtları’ yazılımı ve merkezi sunucuyu kullanan istemci-sunucu mimarisi önerilebilir [6]. Evde kullanılan cihazlar belli bir erişim noktasına bağlanmak için kablosuz 4G veya 5G gibi geniş bant iletişim teknolojilerini kullanan alt sistemler.
Bulut tabanlı sağlık sistemi, Şekil 2'de gösterildiği gibi, izleme kiti, sensörlerden veya kullanıcı tarafından manuel olarak toplanan, depolamayı, yaşam tarzı parametrelerini ve fizyolojik verilerin aktarımlarını yönetmek için bir yazılım uygulamasıyla donatılmış bir iletişim teknolojisini kullanan IoT sensör cihazlarından oluşmaktadır.
Şekil 2 Bulut TeleSağlık servisi mimarisi
Sunucu, hastayla ilgili tüm verileri yöneten bir ‘Elektronik Sağlık Kayıtları’ uygulamasına sahip merkezi düğümdür. Sunucu uygulaması, ağ geçitlerinin verileri uzaktan almasına ve yüklemesine izin veren çeşitli web hizmetlerini sağlar. (Örneğin, hastanın kişiselleştirilmiş tedavi planı). Kullanıcı açısından bakıldığında, sunucu, ‘Servis Olarak Yazılım, (SAS)’a göre çoklu erişim profili sunar. Tıbbi personelin tüm hasta verilerini web uygulaması aracılığıyla yönetmesine izin verir.
İzleme kiti, yaşam tarzı parametrelerinin, yaşamsal belirtilerin ve diğer bilgi sensörlerinin hastaya bağlanmasına izin veren, önerilen sistemin bir parçasıdır. Bu sensörlerde bir ağ geçidi ve bir Bluetooth bulunur. Veriler, hasta cihazı ile klinik arasında güvenli şifrelenmiş bir şekilde iletilir.
Sunucu’nun aşağıda belirtildiği üzere çeşitli sorumlukları vardır:
- Toplanan verileri almak ve güncellenmiş planları göndermek için sensörlerle iletişimi yönetir.
- Web tabanlı kullanıcı arayüzü sağlar.
- Tehlikeli durumları tespit etmek için hastalardan gelen eksik verileri analiz eder ve vurgular.
- Hasta kaydını hastane ve hastalar arasında saklar ve iletir.
- Gerektiğinde verileri üçüncü tarafla senkronize eder.
Dijital sağlık servisleri, yeni dijital yeniliklerdir ve sağlık sektöründe kilit rol oynayacaktır. Sağlık masraflarını azaltır. Gerçek zamanlı veri bağlantıları sağlayarak sağlık hizmetlerini ve hastayı güçlendirir. Daha iyi sağlık hizmeti sonuçlarının alınmasını sağlar.
Transparency Market Research’e (TMR) göre 2016 yılında 179,6 milyar dolar olan dijital sağlık pazarına yapılan yatırım, 2025 sonunda %13,4 artışla 536,6 milyara ulaşması beklenmektedir. Önümüzdeki on yılda, endüstri tamamen dijital bir sağlık sistemine geçerken dört temanın önemli olmasını bekleniyor:
Güçlendirilmiş bakım: Akıllı cihazları ve giyilebilir sensörleri kullanarak, hastaların kendi iyilik hallerini ve sağlık bakımlarını kontrol etmede daha aktif rol almalarını sağlayacaktır.
Akıllı bakım: Robotik, medikal baskı ve hassas tıp kullanılarak, hasta iyileştirilecek ve maliyet düşürülecektir.
Akıllı sağlık işletmeleri: Veri odaklı, sağlık çalışanlarının verimliliklerini en üst düzeye çıkarmasını ve hasta sağlığının gerçek zamanlı olarak daha etkili bir şekilde izlenmesini sağlayacaktır.
Her yerde bakım: Sağlık hizmetleri eve daha da yaklaşacak, evde bakım ve sanal bakım hizmetleri artacaktır. Sağlık hizmetine olan erişimin genişlemesine imkân sağlanacaktır.
Yeni teknolojilere olan talebin artması ve bu teknolojilerin hızlı gelişmesiyle birlikte hastaların ihtiyaçlarını karşılayacak, yeni teknolojilerin geliştirilmesi beklenen ve normal bir durum haline gelmiştir. Yeni akıllı dijital sağlık araçları erken teşhis ve konsültasyonda faydalı olmakta ve daha düşük maliyetle daha iyi sağlık sonuçlarının alınmasına büyük katkı yapmaktadır.
Referanslar
[6] Massimiliano Donati, Alessio Celli, Alessio Ruiu, Sergio Saponara, Luca Fanucci “A Telemedicine Service System Exploiting BT/BLE Wireless Sensors for Remote Management of Chronic Patients”