YEŞİL VERİ MERKEZLERİ OLUŞTURMAK İÇİN 8 ÖNERİ

Birçoğumuz için çevrimiçi erişim günlük hayatımıza kök salmış durumda. Pandemi, iş hayatı, okul çalışmaları, sevdiklerinizle bağlantı kurmak ve rahatlamak adına kullanılan uygulamalar dijital bir yaşam tarzına geçişi hızlandırdı. Dijital yaşam tarzımız şüphesiz daha yüksek internet trafiğine neden oldu ve veri merkezlerine yönelik dinamikleri değiştirmeye başladı.

Çalışırken gün boyunca kullanılan görüntülü aramaların, veri akış hizmetlerinin ve çoklu mesajlaşma uygulamalarının hacmini göz önünde bulundurunca dünya verilerinin büyük çoğunluğunun son birkaç yılda oluşmasına şaşmamalı. Aslında, IDC, küresel veri yükünün 2025 yılına kadar şaşırtıcı bir şekilde 175 Zettabayt'a (ZB) yükseleceğini tahmin ediyor. Bu düzeydeki veri ve işleme genişlemesini yönetmek, önemli teknolojik, operasyonel ve sürdürülebilirlik zorluklarını da beraberinde getiriyor.

İnternet'in omurgası olan veri merkezleri, herhangi bir çevrimiçi hizmete güç sağlamak için gereken verileri depolar, taşır, işler ve analiz eder. Bir veri merkezi iş anlaşmalarımızda ve özel hayatımızda ürettiğimiz ve tükettiğimiz veri akışını yakalamak ve yönetmek için çok fazla enerji tüketmektedir. Bu enerjinin yaklaşık yüzde 40'ı, günün her saati sıcaklık kontrollü bir ortamı sürdürmek için soğutma sistemlerine gitmektedir. Tahminler ayrıca veri merkezlerinin küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 5'ine kadar sorumlu olduğunu göstermektedir.

Dizüstü bilgisayarların yoğun kullanım nedeniyle ısınması gibi, bir veri merkezinde bilgi işlem ekipmanını barındıran sunucu rafları daha fazla veriyi işlerken ısı yayar ve bu nedenle verimli bir soğutma çözümüne ihtiyaç duyarlar. Tam verimli bir veri merkezi, bu sunucular tarafından kullanılan her bir kilovat güç için sunucuları soğutma adına bir kilovat enerji gerektiren bir merkezdir. Gerçekte bu kaçınılmaz olan enerji gereksinimi, iklimlendirme ve aydınlatma da dahil olmak üzere bilgisayarsız elektrik tesisatları nedeniyle mümkün değildir.

Tüm bu veriler ışığında daha yeşil, daha sürdürülebilir veri merkezi sistem ve uygulamaları benimsenmezse, ihtiyaç duyulan veri tüketimi ve bağlanabilirlik gereksinimleri yüzünden dünyanın geleceğinin risk altında olduğunu söylemek abartı olmaz. Sürdürülebilirlik genellikle verimlilikle, verimlilik ise maliyet tasarrufuyla paralel gider. Sürdürülebilirlik endişeleri, soğutma ve ısı yönetimi teknolojisindeki ilerlemelerle birleştiğinde, veri merkezlerinin tasarlanmasında, yönetilmesinde ve çalışma biçiminde değişiklikleri de beraberinde getirmektedir.

Sürdürülebilirliğe giderek daha fazla önem veren veri merkezleri nasıl daha çevre dostu olabilirler?

1-Veri merkezlerinin sürdürülebilirliği en az güç kadar önemlidir ve sistemlerin sürdürülebilirliğini ilerletmek ve maliyetleri azaltmak için enerji tüketiminin azaltılması önemli bir faktördür. Sürdürülebilirliğin sağlanması, tasarım aşamasında planlanması gereken yöntemlerden biridir ve çözüm rekabetçi enerji performansı ve kanıtlanmış güvenilirlik sunan, enerji verimliliğine sahip, ortalama elektrik tüketimini yıllık 35% oranında azaltmak için optimize edilmiş soğutma grubu ekipmanları tercih edilebilir.

2-Dijital kaynakları ve analitiği kullanmak, enerji kullanımını optimize etmenin başka bir yoludur. Tipik bir veri merkezinde, sunucuların yükü gün boyunca değişiklik gösterecektir. Enerji tüketim modellerini izlemek için akıllı bir çözüm kullanmak, veri merkezi yöneticilerinin kaynakların optimum kullanımını yapılandırmasının yanı sıra ekipman sorunlarını belirleyip teşhis etmesine ve bunları düzeltmek için proaktif adımlar atmasına olanak tanır.

3-Veri merkezlerinin düşük sıcaklıklar yerine daha yüksek sıcaklıklarda çalıştırılması soğutma grupları için güç tüketiminde yüzde 5'e kadar tasarruf sağlayabilir. Veri merkezlerini 'sıcak' işletmek, bugün sektörde de sıcak bir konudur. Dikkatli olunması gereken bir konu olmakla beraber veri salonlarını bir sunucunun dayanabileceği maksimum sıcaklıkta çalıştırmak, enerji tüketimini azaltabilir.

4-Doğru seçilmiş entegre yönetim sistemleri ve yazılım çözümleri ile, enerji israfını önleyebilme açısından veri merkezlerinin nasıl performans gösterdiğini izlenebilir. Birçok modern veri merkezi, soğuk-sıcak hava akışını optimize ederek atıkları en aza indirirken, verimliliği en üst düzeye çıkaran yenilikçi veri merkezi yerleşim tasarımlarını kullanır.

5-Yoğunluğu artırmak ve çevreyi daha verimli bir şekilde yönetmek, yeni teknoloji ve süreçleri operasyona dahil etmek daha da iyi çözümler ve tasarruflar sağlayabilir. Örneğin, sunucular üzerindeki aktif hava hareketini sınırlamak için yeni, düşük etkili, doğrudan sıvı soğutma sistemleri kullanabilir ve soğutma ihtiyacı ortadan kaldırılabilir. Böylece tüm veri merkezi, enerji tüketimini ve maliyetini azaltır.

Veri merkezleri ayrıca giderek artan bir şekilde savurgan, geleneksel su buharlaştırmalı soğutma sistemlerini yenilikçi kapalı devre sistemlerle değiştiriyor. Bu sistemler, yerel su sistemlerinin yükünü azaltmak için taze su yerine geri dönüştürülmüş su kullanmaktadır.

6-Alanı ve gücü kullanmak için daha verimli yöntemler denenebilir. Örneğin, daha küçük alanlarda daha fazla sunucu alanı yaratmak için potansiyel olarak daha yüksek raflar oluşturabilir. Daha küçük alanlar, daha kontrollü bir ortamda daha kontrollü soğutmayı kullanabileceğimiz anlamına gelir.

7-Geri dönüşüm cephesinde, veri merkezi tarafında ayrılmış bölmelere sahip özel geri dönüşüm programları kurulabilir. Geri dönüşümü kolaylaştırmak, müşterilerin kendi sürdürülebilirlik hedeflerine yaklaşmalarına yardımcı olurken, servis sağlayıcılara da tesislerin yarattığı atık miktarını sınırlamasına yardımcı olur.

8-Mümkün olan her yerde veri merkezlerine güç sağlamak için sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynakları düşünülebilir. Veri merkezi çözümlerinde, önümüzdeki yıllar itibariyle güneş enerjisi dağıtımının ve kullanımının katlanarak artacağı bir döneme girilmesi öngörülmektedir.

Değişim, yaşam ve iş dünyasındaki tek gerçek kesinliktir. Sürdürülebilirlik gelişecek ve veri merkezleri de bu çerçeve de değişiklik gösterecektir. Yeni teknolojilerin kullanımı ve veri merkezlerinin tasarlanma şeklindeki iyileştirmeler; hem enerji tüketiminin ve karbon salınımının azaltılmasında hem de veri merkezlerinin daha verimli ve sürdürülebilir hale gelmesinde önemli etkiye sahip olacaklardır.