Ankara, iki gün boyunca Türkiye’nin dijital geleceğine dair en güçlü sahnelerden birine ev sahipliği yaptı. 2. GençTek Zirvesi, yalnızca bir teknoloji buluşması değil; gençlerin üretim, iş birliği ve vizyon ekseninde kurduğu yeni dünyanın somut bir yansımasına dönüştü.
Hacı Bayram Veli Üniversitesi Itri Kongre ve Kültür Merkezi’nde düzenlenen zirve, 63 ilden gelen 1200 öğretmen ve öğrenciyi bir araya getirerek Türkiye’nin dört bir yanındaki genç zihinleri aynı hedefte buluşturdu: tüketen değil, üreten bir dijital gelecek.
“Gençler Bizi Heyecanlandırıyor”
Zirvenin son gününde konuşan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, konuşmasının merkezine doğrudan gençleri yerleştirdi. Yaklaşık on yıl önce başlatılan Harezmi Eğitim Modeli kapsamında yaşadığı bir anıyı paylaşan Tekin, teknoloji üretiminin yalnızca teknik değil, aynı zamanda insani bir süreç olduğunun altını çizdi:
“İlkokul ikinci sınıf öğrencisi Ela’nın huzurevindeki büyüklerimizin sorunlarına çözüm üretmek için geliştirdiği projeyi dinlediğimde çok etkilenmiştim. Karanlıkta düşme riskine karşı ışık sistemleri, yağmurda çamaşırların ıslanmasını önleyecek sensörler… Bunlar sadece yazılım değil, aynı zamanda vicdan ve farkındalık ürünüdür.”
Tekin’in bu örneği, zirvenin ruhunu da özetler nitelikteydi: teknoloji, ancak toplumsal faydayla birleştiğinde anlam kazanıyor.
Gençlerin sunumlarına da değinen Tekin, sahnedeki özgüvenin ve düşünsel derinliğin altını çizdi:
“Bir öğrencimizin söylediği şu söz çok kıymetliydi: ‘Para kazanmak için yapmayın; işiniz nitelikli olursa zaten karşılığını bulur.’ Bu yaklaşım, aslında yeni neslin değer dünyasını ortaya koyuyor.”
“Başlamadığınız İçin Yapamıyor Olabilirsiniz”
Konuşmasında gençlere doğrudan seslenen Tekin, cesaret ve başlangıç vurgusunu ön plana çıkardı:
“Acaba yapamayacağım için mi başlayamıyorum, yoksa başlamadığım için mi yapamıyorum? Bu soruyu kendinize sorun. Başladığınızda mutlaka başaracaksınız.”
Bu sözler, salondaki yüzlerce öğrenci için yalnızca bir motivasyon değil; aynı zamanda bir yol haritası niteliğindeydi.
FATİH Projesi: Bir Altyapıdan Fazlası
FATİH Projesi hakkında da kapsamlı değerlendirmelerde bulunan Tekin, projenin yıllarca yanlış anlaşıldığını ifade etti:
“Bugün 60 binin üzerindeki okulumuzda internet altyapısı var. 660 binden fazla sınıfta etkileşimli tahta bulunuyor. Öğrencilerimiz EBA üzerinden dünyanın en büyük eğitim içeriklerinden birine erişebiliyor. Ancak bizim asıl hedefimiz bu değildi.”
Tekin’e göre FATİH Projesi’nin temel amacı, Türkiye’de yazılım ve bilişim kültürünü küçük yaşlardan itibaren inşa etmekti:
“Biz bu yatırımları, bugün burada gördüğümüz gibi üreten bir neslin ortaya çıkması için bir altyapı olarak düşündük.”
Bu yaklaşım, GençTek gibi organizasyonların aslında uzun vadeli bir stratejinin ürünü olduğunu ortaya koyuyor.
Yeni Dönem: Start-up Destekleri ve Yeni Kurum Modeli
Bakan Tekin, konuşmasında dikkat çeken bir müjdeyi de paylaştı. Türkiye’de genç girişimcileri destekleyecek yeni mekanizmaların devreye alınacağını belirtti:
“Artık start-up düzeyindeki gençlerimizi de destekleyecek yeni bir sistemi hayata geçiriyoruz. Ayrıca illerimizde bu tür etkinlikleri organize edecek yeni bir kurum modeli üzerinde çalışıyoruz.”
Bu açıklama, Türkiye’de eğitim ile girişimcilik ekosisteminin daha entegre bir yapıya kavuşacağının sinyali olarak yorumlandı.
“GençTek Bir Ekosisteme Dönüştü”
Yenilik ve Eğitim Teknolojileri Genel Müdürü Mustafa Canlı ise zirvenin geldiği noktayı “bir etkinlikten ekosisteme dönüşüm” olarak tanımladı:
“Geçtiğimiz yıl bu salonda ilk ürünleri görmüştük. Bugün ise 63 ilden gelen 1200 katılımcıyla büyük bir inovasyon kampına dönüştük.”
Canlı’nın verdiği bilgilere göre zirve boyunca:
- 220 okul temsil edildi
- 55 ekip ilk kez burada iş birliği ağı kurdu
- 10 ilden gelen takımlar Tech maraton kapsamında dijital platformlar geliştirdi
- 64 sektör temsilcisi öğrencilerle birebir temas kurdu
Ayrıca 1200 öğrencinin geliştirdiği oyun projelerinin finali de bu zirvede gerçekleştirildi.
Eğitimde Dijitalleşme: Stratejik Bir Vizyon
Mustafa Canlı, eğitimde dijitalleşmenin yalnızca teknik bir dönüşüm olmadığını vurguladı:
“Biz dijitalleşmeyi, öğrenmeyi herkes için erişilebilir kılan stratejik bir vizyon olarak görüyoruz.”
Bu kapsamda:
- Okullara BT laboratuvarları kuruldu
- Robotik kodlama kitleri ve 3D yazıcılar yaygınlaştırıldı
- EBA platformu yenilenme sürecine alındı
- Yapay zekâ ve dijital içerik üretimi alanında uluslararası iş birlikleri geliştirildi
Canlı ayrıca öğrencilerin doğrudan sisteme katkı sunduğunu belirtti:
“Yeni EBA’nın arayüzünü öğrencilerimize gösteriyoruz. Onların geri bildirimleriyle sistemi birlikte inşa ediyoruz.”
Türkiye’nin Dijital Nabzı: Gençler
Zirve boyunca ortaya çıkan en güçlü tablo ise şuydu: Türkiye’de gençler artık teknolojinin pasif kullanıcıları değil, aktif üreticileri.
BİLSEM’lerden fen liselerine, meslek liselerinden sosyal bilimler liselerine kadar geniş bir yelpazeden gelen öğrenciler; yapay zekâdan siber güvenliğe, oyun geliştirmeden e-ticarete kadar birçok alanda projelerini sergiledi.
Bu çeşitlilik, Türkiye’nin dijital dönüşümünde insan kaynağının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Bir Etkinlikten Fazlası
GençTek Zirvesi, yalnızca iki gün süren bir organizasyon değil; geleceğe uzanan bir ağın başlangıcı oldu.
Farklı şehirlerden gelen gençler, burada kurdukları temaslarla uzun vadeli iş birliklerinin temelini attı. Bu bağlar, yalnızca bireysel başarı hikâyeleri değil, Türkiye’nin teknoloji ekosistemini şekillendirecek kolektif bir aklın habercisi niteliğinde.
Bakan Tekin’in sözleriyle bu tabloyu özetlemek mümkün:
“Bizler sizin için ne gerekiyorsa yapmaya hazırız. Yeter ki siz hayal edin, başlayın ve üretin.”
Ankara’da başlayan bu buluşma, artık yalnızca bir zirve değil; Türkiye’nin dijital geleceğini yazacak gençlerin ortak manifestosu.