• Biz Kimiz
  • Künye
logo
Fonbulucu Banner
logo
  • Anasayfa
  • ICT Etkinlik
    • Gelecek Etkinlikler
    • Geçmiş Etkinlikler
    • Etkinlik Haberleri
  • Haberler
    • Gündem
    • Bilişim
    • Telekom
    • Savunma
    • Enerji
    • Kariyer
  • Röportaj
  • Dergi
  • Yazarlarımız
Fonbulucu Banner
  1. Anasayfa
  2. Bilişim
  3. Çocukların Yeni Tehdidi Ekranın Ardında: Siber Şiddet ve Yapay Zeka Riski Büyüyor
Çocukların Yeni Tehdidi Ekranın Ardında: Siber Şiddet ve Yapay Zeka Riski Büyüyor

Çocukların Yeni Tehdidi Ekranın Ardında: Siber Şiddet ve Yapay Zeka Riski Büyüyor

2 Eylül 2026 15:04
Paylaş

Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların dijital dünyada karşı karşıya kaldığı siber zorbalık, çevrimiçi istismar ve yapay zeka kaynaklı tehditlere dikkat çekti. Polat, çocukların dijital dünyadan uzaklaştırılması yerine bu ortamda karşılaşabilecekleri risklere karşı güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Şiddeti Önleme ve Rehabilitasyon Derneği (İMDAT) ile Acıbadem Üniversitesi Suç ve Şiddetle Mücadele Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (ASUMA) 2024 yılında hazırladığı “Siber Şiddet ve Çocuk” çalışması, çocukların dijital ortamda karşı karşıya kaldığı riskleri ele alıyor. Çalışmada siber zorbalık, çevrimiçi cinsel istismar ve sömürü, grooming, dijital ayak izi ve çocukların dijital güvenliği inceleniyor. 2025 ve 2026’da yayımlanan yeni araştırmalar ise özellikle siber zorbalık ve yapay zeka kullanılarak oluşturulan sahte içeriklerin çocuklar açısından oluşturduğu risklere dikkat çekiyor.

TÜİK’in 2024 Çocuklarda Bilişim Teknolojileri Kullanım Araştırması’na göre 6-15 yaş grubundaki çocukların yüzde 66,1’i sosyal medya kullanıyor. Bu oran 11-15 yaş grubunda yüzde 79’a çıkıyor. Çocukların yüzde 76,1’i cep telefonu veya akıllı telefon kullanırken, sosyal medya kullanan çocukların yüzde 97,9’u platformları düzenli olarak kullanıyor.

UNICEF’in Haziran 2025’te yayımladığı “Childhood in a Digital World” raporu da internetin çocukların yaşamında oyun, eğitim, arkadaşlık ve beceri geliştirme açısından temel bir araç haline geldiğine dikkat çekiyor.

Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların dijital ortamdan tamamen uzaklaştırılmasının çözüm olmadığını belirterek, “Çocukların dijital ortamdan tamamen uzaklaştırılması yerine, bu ortamda karşılaşabilecekleri risklere karşı güçlendirilmesi kritik önem taşıyor. Çocukların hayatındaki şiddet dijitalleşti; çocuklar artık ekran başında da tehdit altında” dedi.

2024 yılında İMDAT ve ASUMA iş birliğiyle hazırlanan çalışmanın, çocukların dijital dünyada karşılaştığı şiddetin farklı boyutlarını ortaya koymayı amaçladığını belirten Polat, “Çocukların yaşamında dijital dünya artık ayrı bir alan değil. Çocuk okulda ve evde olduğu kadar artık dijital dünyada da yaşıyor. Bu nedenle çocuğa yönelik şiddetin dijitalleşmesini çocuk koruma sisteminin dışında değerlendiremeyiz” ifadelerini kullandı.

Çalışmada çocukların dijital ortamda yalnızca siber zorbalıkla değil; cinsel istismar ve sömürü, teşhircilik, röntgencilik, pornografik içeriklere maruz bırakılma ve grooming gibi tehditlerle de karşılaşabileceğine dikkat çekiliyor.

Siber zorbalık depresyonla ilişkili

Prof. Dr. Oğuz Polat, Diyarbakır’da 13-18 yaş arasındaki 1.985 lise öğrencisiyle yürütülen 2025 tarihli araştırmada siber zorbalık, siber mağduriyet ve depresyon düzeylerinin incelendiğini belirtti.

Araştırmada siber zorbalık ve siber mağduriyet ile depresyon belirtileri arasında anlamlı pozitif ilişkiler bulundu. Bulgular, dijital saldırganlığın ergen ruh sağlığı açısından önemli bir risk alanı olduğunu gösterdi.

Polat, “Siber zorbalığı ‘çocukların kendi aralarındaki bir internet şakası’ olarak görmek artık mümkün değil. Bunun çocuk üzerinde psikolojik ve sosyal sonuçları var” dedi.

Siber zorbalığa maruz kalan çocuklarda kaygı, üzüntü, yalnızlık, özgüven kaybı ve okul başarısında düşüş gibi sorunlar görülebilirken, bazı durumlarda depresif belirtiler de yaşanabiliyor.

Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölgesi’nin 44 ülke ve bölgede yaklaşık 28 bin ergenin verilerini değerlendirdiği araştırmaya göre okul çağındaki ergenlerin yaklaşık yüzde 15’i siber zorbalığa maruz kalıyor, yüzde 12’si ise başkalarına siber zorbalık yaptığını bildiriyor.

“Çocuğa telefonu bırak demek çözüm değil”

Türkiye’de 11-15 yaş grubunda sosyal medya kullanımının yüzde 79’a ulaşması, çocukların dijital platformlardaki varlığının boyutunu ortaya koyuyor. Sosyal medya kullanan çocukların yüzde 49,5’i hafta sonlarında sosyal medyada yaklaşık iki saat veya daha fazla zaman geçiriyor.

Prof. Dr. Polat, ailelerin çocukların dijital kullanımına yaklaşımında yalnızca yasaklamaya odaklanmaması gerektiğini belirterek, “Çocuğa ‘telefonu bırak’ demek, sorunu çözmüyor. Çünkü çocuğun sosyal hayatı, arkadaşlıkları, eğitimi ve kendini ifade etme biçimleri de dijitalleşmiş durumda. Bizim yapmamız gereken çocuğu dijital dünyadan koparmak değil, dijital dünyada güvenli davranabilen bir çocuk yetiştirmek” ifadelerini kullandı.

UNICEF’in 2025 tarihli raporunda da çocukların dijital becerilerinin geliştirilmesinin önemine dikkat çekiliyor. Rapora göre sosyal medya, video oyunları ve video izleme gibi çevrimiçi faaliyetler çocukların dijital becerilerinin gelişimine katkı sağlayabiliyor. Ancak çocukların çevrimiçi fırsatlardan yararlanırken riskleri yönetebilmesi için dijital becerilerinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Yapay zeka kötü amaçlı kullanılabiliyor

Çocukların dijital güvenliği açısından 2024 raporundan bu yana öne çıkan risklerden biri de yapay zeka destekli sahte görüntü ve videolar. UNICEF’in Haziran 2026 tarihli değerlendirmesine göre, 11 ülkede yapılan araştırmalardan elde edilen tahminler, yalnızca bir yıl içinde en az 1,2 milyon çocuğun görüntüsünün yapay zeka kullanılarak sahte cinsel içerikli görüntü veya videolara dönüştürülmüş olabileceğini gösteriyor.

Prof. Dr. Polat, yapay zekanın çocuklara yönelik dijital istismarda yeni bir risk alanı oluşturduğunu belirterek, “Yapay zeka, çocuklara yönelik siber şiddetin boyutunu değiştirebilecek bir teknoloji. Çocuğun gerçek bir görüntüsünün izinsiz paylaşılmasının ötesine geçiyoruz; yapay zeka kullanılarak çocuğun hiç bulunmadığı bir ortamda bile sahte görüntüler üretilebiliyor. Bu içerikler çocuğun mahremiyetini, itibarını ve psikolojik bütünlüğünü tehdit ediyor” dedi.

UNICEF’in 2026 verileri, çocukların ve ailelerin yapay zeka konusundaki dijital okuryazarlığının artırılması gerektiğine de işaret ediyor. Yapay zeka hızla yaygınlaşırken, çocukların cinsel istismarı ve sömürüsünde nasıl kullanıldığına ilişkin bilgi ve araştırmaların aynı hızda ilerlemediği belirtiliyor.

Ailelerin çocukların mahremiyetine dikkat etmesi gerekiyor

Çocukların dijital güvenliğinde bir diğer başlık ise dijital ayak izi. Ebeveynlerin çocuklarının fotoğraflarını, okul bilgilerini, konumlarını, günlük yaşamlarını veya özel anlarını sosyal medyada paylaşması, çocuğun gelecekteki mahremiyeti açısından risk yaratabiliyor. Ailelerin çocukları adına paylaşım yaparken “Bu görüntüyü çocuğum yetişkin olduğunda da görmek ister mi?” sorusunu dikkate alması öneriliyor. Çocukların özel görüntülerinin paylaşılmaması, konum bilgilerinin gizlenmesi, hesapların gizlilik ayarlarının kontrol edilmesi, güçlü şifreler ve iki aşamalı doğrulama kullanılması dijital güvenliğin temel adımları arasında yer alıyor.

Prof. Dr. Polat, “Çocukların dijital ayak izini biz yetişkinler oluşturuyoruz. Bugün masum görünen bir fotoğraf veya bilgi, yıllar sonra çocuğun karşısına çıkabilir. Çocuğun mahremiyet hakkı, ebeveynin paylaşma hakkından önce gelmelidir. Çocuk adına karar verirken onun gelecekteki hayatını da düşünmek zorundayız” uyarısında bulundu.

Çocukların yardım istemesi teşvik edilmeli

İMDAT ve ASUMA’nın 2024 çalışması ile 2025-2026 döneminde yayımlanan yeni araştırmalar, çocukların dijital güvenliğinin siber zorbalık, ruh sağlığı, cinsel istismar, mahremiyet, yapay zeka ve çocuk haklarıyla birlikte ele alınması gerektiğine işaret ediyor.

Ailelerin çocuklarıyla yargılayıcı olmayan bir iletişim kurması, çocukların yaşadıkları dijital olayları anlatabilecekleri güvenli bir ortam oluşturması, öğretmenlerin siber zorbalık belirtilerini tanıması ve okullarda dijital vatandaşlık eğitimlerinin güçlendirilmesi gerekiyor.

Prof. Dr. Oğuz Polat, çocukların yaşadıkları sorunları paylaşabilecekleri bir ortam oluşturulmasının önemini vurgulayarak, “Çocuğu korumanın en önemli şartı, çocuğun bize ulaşabileceğini bilmesini sağlamaktır. Çocuk bir tehdit, şantaj, cinsel içerikli mesaj veya siber zorbalıkla karşılaştığında ‘Bunu neden yaptın?’ sorusuyla değil, ‘Bunu benimle paylaştığın için doğru yaptın’ cümlesiyle karşılaşmalı” dedi. Polat, çocukların internetten uzaklaştırılması yerine dijital haklarını bilen, mahremiyetini koruyabilen, siber şiddeti tanıyabilen ve karşılaştığı durumda yardım isteyebilen bireyler olarak güçlendirilmesi gerektiğini belirterek ailelere şu beş öneride bulundu:

1. Yasaklamak yerine konuşun: Çocuğun dijital dünyasını yargılamadan dinleyin.

2. Mahremiyetini koruyun: Fotoğraf, konum, okul ve özel bilgilerini izinsiz paylaşmayın.

3. Siber zorbalığı ciddiye alın: Tehdit, şantaj veya zorbalık karşısında çocuğu suçlamayın; destek olun.

4. Dijital güvenliği güçlendirin: Gizlilik ayarlarını kontrol edin, güçlü şifre ve iki aşamalı doğrulama kullanın.

5. Yardım istemesini teşvik edin: “Ne olursa olsun bana anlatabilirsin” mesajını verin.

Paylaş
Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Oğuz Polat siber zorbalık Dijital dünya Yapay Zekâ

Bilişim Kategorisinin En Yenileri

İzmir’de Veri İşleme Kapasitesini Artıracak Yeni Merkez Açıldı
İzmir’de Veri İşleme Kapasitesini Artıracak Yeni Merkez Açıldı
4 Eylül 2026 14:54
Deepfake Mağdurları İçin İçerik Kaldırma Yolları
Deepfake Mağdurları İçin İçerik Kaldırma Yolları
4 Eylül 2026 14:08
Küresel Fintek Yatırımlarında 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Artış
Küresel Fintek Yatırımlarında 2026’nın İlk Yarısında Güçlü Artış
4 Eylül 2026 13:20
Kritik Kararlarda Yeni Yaklaşım: Karar Zekâsı Öne Çıkıyor
Kritik Kararlarda Yeni Yaklaşım: Karar Zekâsı Öne Çıkıyor
4 Eylül 2026 12:35
Kritik Süreçlerde Excel Kullanımı Kurumsal Kontrolü Zorluyor
Kritik Süreçlerde Excel Kullanımı Kurumsal Kontrolü Zorluyor
3 Eylül 2026 15:53
Türkiye-Japonya Ortak Araştırma Projeleri Başvurularında Son Eşik
Türkiye-Japonya Ortak Araştırma Projeleri Başvurularında Son Eşik
3 Eylül 2026 11:02
ICT MEDIA DERGİSİ EYLÜL 2026 SAYISI ÇIKTI!
Dergi

ICT MEDIA DERGİSİ EYLÜL 2026 SAYISI ÇIKTI!

Copyright © 2022. All Rights Reserved. ICT Media

Webmail

play store app store

Bu websitesi Odeaweb sunucularında barındırılmaktadır.