DEHB’de Destek Arayışı Dijital Platforma Taşınıyor
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) alanında uzun yıllardır çocuklar, gençler, yetişkinler, ebeveynler ve eğitimcilerle çalışan Master Certified Coach (MCC) Dr. Elgiz Henden, DEHB konusunda farkındalığın artmasına rağmen bireylerin ihtiyaç duyduğu sürdürülebilir destek sistemlerinin hâlâ yeterli düzeye ulaşmadığını söyledi. Henden, bu ihtiyaçtan hareketle geliştirilen DopaLive platformunun nöroçeşitlilik alanında yeni bir destek modeli sunduğunu ifade etti.
DEHB yaşayan bireylerin çoğunun ne yapması gerektiğini bildiğini ancak bunu günlük yaşamda sürdürülebilir biçimde hayata geçirmekte zorlandığını belirten Henden, “Birçok kişi hedeflerini biliyor. Ancak işe başlamakta, başladığını sürdürmekte, zamanı yönetmekte ya da duygusal yüklerle baş etmekte zorlanıyor. Bu süreç zamanla kişinin kendisini suçlamasına neden oluyor” dedi.
DEHB’ye yaklaşımın kişiyi değiştirmeye çalışmak yerine onu anlamaya dayanması gerektiğini vurgulayan Henden, gerçek dönüşümün bireyin güçlü ve zorlandığı yönlerini doğru analiz ederek mümkün olacağını belirtti. “İnsanların önce anlaşılmaya ihtiyacı var” diyen Henden, nöroçeşitlilik alanındaki değişimin de bu anlayışla başlayacağını söyledi.
DopaLive’ın ortaya çıkışının kişisel deneyimlerden doğan gerçek bir ihtiyaca dayandığını aktaran Henden, platformun kurucusu Alperen Demirdöğer’in yaşadığı deneyimlerin bu sürecin temelini oluşturduğunu ifade etti. Henden, DEHB alanında desteğin çoğu zaman yalnızca uzman görüşmeleriyle sınırlı kaldığını, oysa bireylerin en fazla zorlandıkları anların görüşmeler arasında yaşandığını belirterek, dijital araçların bu boşluğu doldurabilecek önemli bir destek sağlayabileceğini dile getirdi.
İz Koçluk olarak platformun koçluk sisteminin oluşturulmasında aktif rol aldıklarını söyleyen Henden, DopaLive’ın yalnızca bir teknoloji girişimi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini kaydetti. Platformun koçluk, uzman desteği, dijital araçlar ve topluluk yapısını aynı çatı altında buluşturduğunu belirten Henden, nöroçeşitlilik alanında sürdürülebilir gelişimin çok boyutlu destek sistemleriyle mümkün olacağını ifade etti.
Platformun amacının bireylere yalnızca plan yapmayı ya da daha düzenli olmalarını söylemek olmadığını vurgulayan Henden, asıl hedefin kişinin nerede zorlandığını anlamasına yardımcı olmak ve buna uygun yöntemleri birlikte geliştirmek olduğunu söyledi.
DopaLive’ın yaklaşımının DEHB koçluğu alanında uluslararası çalışmalarıyla tanınan Jodi Sleeper-Triplett’ın modeliyle de örtüştüğünü belirten Henden, sistemin bireyi eksik ya da yetersiz gören bir anlayış yerine farkındalık, öz düzenleme becerileri ve kişinin kendi yaşamı üzerindeki etkisini güçlendirmeyi esas aldığını ifade etti.
Henden, günümüzde DEHB yaşayan bireylerin yalnızca bilgiye değil, kendilerini suçlamadan destek alabilecekleri ve potansiyellerini sürdürülebilir şekilde hayata geçirebilecekleri sistemlere ihtiyaç duyduğunu belirterek, DopaLive’ın bu yönüyle nöroçeşitlilik alanında yeni nesil bir destek modeli sunduğunu söyledi.






