Panasonic TOUGHBOOK ortağı Absolute Security’nin yeni yayımladığı araştırmaya göre siber suçların 2028 yılına kadar siber suçların dünya ekonomisine trilyonlarca zarar vereceği öngörülüyor.
Yayımlanan rapora göre teknolojinin gelişimiyle birlikte, dijital sistemlerin karmaşıklığı artarken güvenliği sağlamak zorlaştığı buna doğru orantılı olarak siber güvenlik önlemleri de geliştiği ifade edildi. Artan siber suçlarda büyük kaynaklara sahip uluslararası kuruluşlar da koordineli siber saldırılar karşısında beklenmedik açıklar verebiliyorken başarılı olan siber saldırılar sonucunda bozulan iş akışı, güven azalması ve üretkenlik ile sunulan hizmet kalitesinin düştüğü, bazı durumlarda da yasal yaptırımlar krize dahi olduğu belirtildi.
Panasonic TOUGHBOOK ortağı Absolute Security yayımladığı araştırmada özellikle mobil ve uzaktan çalışanlar için yetersiz siber güvenliğin maliyetini vurguladı. Yeni Dayanıklılık Risk Raporuna göre başarılı olan bir fidye yazılımı saldırısının ortalama maliyetinin 4.5 milyon dolara ulaştığı belirtti.
15 milyondan fazla kurumsal cihazdan elde edilen anonim telemetri verilerini temel alan Absolute Security’nin raporu, birçok kuruluşun modern siber tehditlere karşı savunma konusunda yeterince hazırlıklı olmadığını ortaya koydu.
Yayımlanan rapora göre beş önemli bulgu ortaya çıktı. Bunlar;
- Kritik uç nokta güvenliğinin yüzde 22’si, kurumsal güvenlik ve performans politikalarına uymakta başarısız.
- Uç noktaların yüzde 35’i şifrelenmemiş bu da cihazları yetkisiz erişime karşı savunmasız bırakmakta.
- Windows 10 ve 11 cihazlarında bilinen güvenlik açıkları için ortalama yama uygulama süresi 56 gün olduğu için siber saldırılar için geniş bir zaman aralığı sunar.
- Eskiyen bilgisayar filosu yapay zekâ destekli siber güvenlik araçlarının etkinliğini sınırlar.
- Çalışanlar yetkisiz yapay zekâ araçlarına ve uygulamalarına erişirken bilgi güvenliği ekipleri hassas verilerin nasıl ve nerede paylaşıldığına dair görünürlüğünü kaybeder.
Kurumların, siber güvenliği operasyonun temel bir parçası şeklinde değerlendirip, bütünsel bir yaklaşım ile ele alması gerekirken bu güvenliğin yalnızca yazılım boyutunda değil, donanım boyutunda da sağlanması gerekir.