Enerji depolama yatırımlarının yaygınlaşması, projelerde teknik ve finansal risklerin yanı sıra sigorta süreçlerini de gündeme taşıyor. Batarya enerji depolama sistemlerinde termal kaçak, performans kaybı, siber saldırılar ve gelir kayıpları gibi risklerin standart sigorta poliçelerinde yeterli karşılık bulmaması, yatırımcıların olası hasarlarda önemli maliyetlerle karşı karşıya kalmasına neden olabiliyor.
Enerji Depolama Sistemleri Derneği (EDSİS) ile Kotra Sigorta iş birliğinde gerçekleştirilen “ESS Yatırımlarında Risk ve Sigorta Yönetimi” başlıklı çevrim içi eğitimde, enerji depolama projelerinde karşılaşılan teknik ve finansal riskler ele alındı. Eğitimde kritik sigorta teminatları, termal kaçak riskleri, performans güvence mekanizmaları, siber risk sigortaları, arbitraj kaynaklı gelir kayıpları ve hasar yönetimi değerlendirildi.
ESS projelerinde risk yönetimi öne çıkıyor
Enerji depolama sistemlerinin kurulu güç içerisindeki payının artmasıyla birlikte yatırımların yalnızca mühendislik ve finansman açısından değil, risk yönetimi ve uzun vadeli finansal sürdürülebilirlik bakımından da değerlendirilmesi önem kazanıyor. Özellikle batarya enerji depolama sistemlerinde termal kaçak, performans kaybı, siber saldırılar, üretici garantileri, çevresel sorumluluklar ve gelir kaybı, yatırım güvenliği açısından öne çıkan riskler arasında bulunuyor. Eğitimde ESS projelerinde yatırımcıların karşılaşabileceği risklerin yanı sıra mevcut sigorta uygulamaları ve uluslararası örnekler ele alındı.
EDSİS Yönetim Kurulu Başkanı C. Can Tutaşı, enerji depolama sektörünün büyümesinde yatırım hacminin yanı sıra teknik standartların ve risk yönetimi kültürünün de önem taşıdığına dikkat çekti. Tutaşı, “Enerji depolama ekosistemi büyürken sektörün yalnızca yatırım hacmiyle değil, teknik standartları ve risk yönetimi kültürüyle de gelişmesi gerekiyor. Finansman, mühendislik, işletme ve sigorta süreçlerinin aynı bakış açısıyla ele alınması sürdürülebilir büyüme açısından kritik önem taşıyor. EDSİS olarak üyelerimizin uzmanlığını sektörle buluşturacak teknik eğitimleri artırmayı ve ortak bilgi altyapısının oluşmasına katkı sağlamayı sürdüreceğiz” dedi.
Standart poliçeler tüm riskleri karşılamayabiliyor
Kotra Sigorta Kurucu Genel Müdürü Osman Tüken ise batarya enerji depolama sistemlerinde karşılaşılan risklerin yangın gibi görünür hasarlarla sınırlı olmadığına işaret etti. Termal kaçak, batarya performansındaki kapasite kayıpları, BMS ve EMS yazılım arızaları, siber saldırılar, arbitraj gelir kayıpları, üretici garantisinin uygulanamaması ve OEM kaynaklı risklerin standart poliçelerde yeterli karşılık bulmayabildiğini belirten Tüken, enerji depolama yatırımlarının klasik enerji projelerinden farklı bir risk yapısına sahip olduğunu ifade etti.
Mevcut işletme dönemi poliçelerinin yangın, yıldırım, sel ve makine kırılması gibi klasik riskleri karşıladığını kaydeden Tüken, yatırım modeline özgü risklerin poliçelere özel klozlarla dahil edilmemesi durumunda, büyük bir hasarın ardından zararın önemli bir bölümünün yatırımcının üzerinde kalabileceğini söyledi.
Termal kaçağın bu duruma örnek oluşturduğunu belirten Tüken, her termal kaçak olayının yangına dönüşmese de sistemi tamamen devre dışı bırakabileceğini ve ciddi gelir kayıplarına neden olabileceğini aktardı. Garanti kapsamındaki ekipman değişimleri sırasında yaşanan iş durmaları, arbitraj gelir kayıpları ve yazılım kaynaklı sistem arızaları da yatırımcıların gözden kaçırabildiği sigorta boşlukları arasında sıralandı. Enerji depolama yatırımlarında hazır poliçeler yerine projenin teknik yapısına göre oluşturulan sigorta programlarının önemine dikkat çeken Tüken, risklerin yatırım öncesinde belirlenmesi gerektiğini ifade etti.
Tüken, “Enerji depolama yatırımlarında doğru yaklaşım, hazır poliçe satın almak değil; yatırımın teknik yapısını analiz ederek riskleri önceden tanımlayan ve buna göre özel sigorta programı oluşturmaktır. Artık başarılı bir BESS yatırımının ayrılmaz parçalarından biri doğru mühendislik kadar doğru risk yönetimi ve doğru sigorta kurgusudur” dedi.