Türkiye ekonomisindeki girişimlerin %99,6’sını oluşturan ve istihdamın %68,5’ini sağlayan KOBİ’ler için yapay zeka, operasyonel bir destekten ziyade rekabetin temel unsuru haline geldi. TÜİK verilerine göre yaklaşık 3,9 milyon işletmeye karşılık gelen KOBİ’ler, toplam ihracatın %29,6’sını gerçekleştirirken, üretim ve katma değerde de kilit rol oynuyor. Ancak dijital dönüşüm sürecinde pek çok işletme, yapay zeka araçlarını kullanmasına rağmen verimlilik artışını ölçmekte ve süreçleri yönetmekte zorluk yaşıyor.
Kobi AI, bu noktada devreye girerek yapay zekayı genel amaçlı bir teknoloji yerine, işletmenin merkezinde konumlanan stratejik bir sistem olarak ele alıyor. Şirket; satış, müşteri hizmetleri, finans ve operasyon gibi alanlara özel "AI agent’lar" (yapay zeka temsilcileri) tasarlayarak süreçlerin sadece hızlanmasını değil, aynı zamanda izlenmesini ve iyileştirilmesini sağlıyor.
Yapay zekanın KOBİ’ler için artık bir tercih olmadığını vurgulayan Kobi AI Kurucusu Baran Kaya, teknolojinin yönetilememesi sorununa dikkat çekiyor. Kaya, "KOBİ’lerde beklenen faydanın ortaya çıkmamasının nedeni teknolojinin yetersizliği değil, yönetilememesidir. Yapay zeka kullanılıyor fakat zaman kaybı devam ediyor, maliyetler düşmüyor. Biz yapay zekayı bir araç olarak değil, karar alma ve operasyon mekanizmasının ayrılmaz bir parçası olarak konumluyoruz. Gerçek fark, yapay zekayı kullanmakla değil; onu doğru şekilde yönetmekle ortaya çıkıyor," ifadelerini kullandı.
Kobi AI’ın sunduğu model, ChatGPT gibi soru-cevap odaklı araçların ötesine geçerek; riskleri görünür kılan, kararları yönlendiren ve süreçleri kontrol altına alan bir yapı vaat ediyor. Bu stratejik dönüşümle, emek yoğun yapıya sahip olan ve personel maliyetlerinin toplam içindeki payı %43,5 seviyesinde seyreden işletmelerin, ölçülebilir verimlilik ve maliyet avantajı elde etmesi hedefleniyor.