Kuantum teknolojilerinin önümüzdeki yıllarda yaygınlaşması beklenirken, şirketler şimdiden kuantum yapay zekâ alanındaki olası kullanım senaryolarını değerlendirmeye başladı. Veri ve yapay zekâ şirketi SAS tarafından farklı sektörlerden 500’ü aşkın küresel liderle gerçekleştirilen araştırma, kurumların kuantum yapay zekâya ilgisinin arttığını ancak yüksek maliyetler, uzman eksikliği ve kullanım alanlarına yönelik belirsizlikler nedeniyle yatırımlarda temkinli davrandığını ortaya koydu.
Araştırmaya göre kuantum yapay zekâ kullanımının önündeki en büyük engel, teknolojinin gerçek dünyadaki kullanım alanlarına ilişkin belirsizlikler oldu. Bunu yüksek uygulama maliyetleri, nitelikli insan kaynağı eksikliği, bilgi ve uzmanlık yetersizliği, çözümlere erişim sorunları ve regülasyon eksikliği izledi.
Kuantum yapay zekâ, mevcut kuantum donanımları üzerinde makine öğrenmesi algoritmalarının çalıştırılmasını temel alıyor. Bu yaklaşımın; karmaşık hesaplamaların daha kısa sürede yapılması, daha az veriyle çalışan modeller geliştirilmesi ve büyük ölçekli optimizasyon problemlerinin çözümünde avantaj sağlayabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmada öne çıkan başlıklardan biri de hibrit bilgi işlem yaklaşımı oldu. Buna göre şirketler, klasik bilgi işlem altyapıları ile kuantum sistemlerini birlikte kullanarak iş yüklerini iki teknoloji arasında dağıtmayı hedefliyor. Böylece klasik sistemlerin kararlılığı ile kuantum sistemlerinin yüksek işlem kapasitesinin aynı anda değerlendirilmesi amaçlanıyor.
SAS Baş Kuantum Mimarı Bill Wisotsky, kurumların kuantum yapay zekâ alanında kendilerine özgü çözümler geliştirmeye çalıştığını belirterek, şirketlerin teknoloji olgunlaştığında hazır olmak istediğini ifade etti. Wisotsky, buna karşın liderlerin yüksek maliyetli yatırımların somut fayda üretip üretmeyeceği konusunda çekinceleri bulunduğunu söyledi.
Araştırmada, şirketlerin kuantum teknolojilerini en çok hangi alanlarda kullanmayı planladığına ilişkin veriler de paylaşıldı. Buna göre öne çıkan kullanım alanları arasında finans sektöründe dolandırıcılık tespit sistemleri, 5G ağ optimizasyonu, ilaç keşfi ve moleküler simülasyon çalışmaları, tedarik zinciri ve lojistik operasyonları ile büyük dil modellerinin eğitimi yer aldı.
Öte yandan SAS, kurumların kuantum yapay zekâ uygulamalarını test edebilmesi amacıyla geliştirdiği “SAS Quantum Lab” platformunu 2026’nın dördüncü çeyreğinde kullanıcılarla buluşturmayı planlıyor. Platformun, klasik ve kuantum tabanlı çözümleri karşılaştırma, hibrit senaryolar oluşturma ve kuantum uygulamalarının performansını test etme gibi özellikler sunması hedefleniyor.
Şirketin açıklamasına göre platformda, sektör bazlı kullanım senaryolarının test edilmesine yönelik araçların yanı sıra sanal kuantum yapay zekâ asistanı da yer alacak. SAS, bazı testlerde 100 katın üzerinde hızlanma ve yüzde 99’a varan maliyet avantajı elde edildiğini belirtiyor.
Kuantum yapay zekâya ilişkin araştırma sonuçları, SAS Innovate etkinliğinde kamuoyuyla paylaşıldı. Şirketin 50 yıllık inovasyon sürecine odaklanan konferans, Microsoft, Intel ve Amazon Web Services gibi teknoloji şirketlerinin iş ortaklığıyla gerçekleştirildi.