Sanayi Üretiminde Yapay Zekâ Yatırımları Karşılık Vermeye Başladı
Sanayi üretiminde dijital dönüşüm hız kazanırken, yapay zekâ yatırımlarının şirketlere sağladığı finansal katkı da daha görünür hale geliyor. KPMG tarafından yayımlanan “Küresel Teknoloji Raporu 2026: Endüstriyel Üretim” araştırması, üretim sektöründe teknoloji yatırımlarının artık yalnızca geleceğe yönelik bir hazırlık değil, doğrudan iş sonuçlarına etki eden bir unsur olarak görüldüğünü ortaya koyuyor.
22 ülke ve bölgeden 258 teknoloji liderinin katılımıyla hazırlanan araştırmaya göre, yöneticilerin yüzde 87’si ileri teknolojilerin gelecekte rekabet avantajı sağlayacağına inanıyor. Katılımcıların yüzde 76’sı dijital teknolojilere 50 milyon doların üzerinde yatırım yaptığını belirtirken, yüzde 49’u ise yapay zekâ ve akıllı teknolojilerin önemli finansal kazanç sağladığını ya da elde edilen toplam dijital değerin yüzde 31-40’ını oluşturduğunu ifade ediyor.
Rapor, 2025 yılında yapay zekâ, siber güvenlik, kuantum sonrası kriptografi ve veri analitiği gibi alanlarda kullanımın önceki yıla göre arttığını gösteriyor. Bu tablo, şirketlerin teknolojik olgunluk ve dijital dayanıklılık açısından daha ileri bir seviyeye ulaştığına işaret ediyor.
Araştırmaya göre endüstriyel üretim sektöründeki yöneticilerin yüzde 54’ü ağ ve bulut altyapılarının olgunluk seviyesine ulaştığını düşünüyor. Katılımcıların yüzde 80’i ise maliyet baskıları ve teknik borç gibi sorunlara rağmen teknoloji yatırımlarının sağladığı değerin sık veya çok sık arttığını belirtiyor.
Çalışanların yeni becerilere ihtiyacı artıyor
Rapor, yapay zekânın yaygınlaşmasıyla birlikte insan kaynağı tarafındaki dönüşüme de dikkat çekiyor. Yöneticilere göre yapay zekânın önündeki başlıca engeller siber güvenlik riskleri, maliyetler, sınırlı kaynaklar ve nitelikli çalışan eksikliği.
Katılımcıların yüzde 89’u önümüzdeki beş yıl içinde yapay zekâ ajanlarını yönetebilmenin önemli bir iş becerisi haline geleceğini düşünüyor. Buna karşın liderlerin yüzde 34’ü, çalışanların bir bölümünün teknolojik dönüşümün gerisinde kaldığını ifade ediyor. Ayrıca yöneticilerin yüzde 59’u, yapay zekâ performansını ölçmek için geleneksel performans göstergelerinin (KPI) artık yeterli olmadığı görüşünü paylaşıyor.
Kurum genelinde kullanım hedefleniyor
Araştırmaya katılan kuruluşların yüzde 68’i, önümüzdeki bir yıl içinde yapay zekâyı kurum genelinde yaygınlaştırmayı planlıyor. Yapay zekâ yönetişiminde ise her 10 kuruluştan 7’si merkezi bir modeli tercih ediyor. Bu modelde uygulamaların hayata geçirilmesinde bilgi teknolojileri ekipleri öncü rol üstlenirken, liderlerin yüzde 87’si BT, güvenlik ve risk ekiplerinin yapay zekâ sistemlerinin güvenli kullanımı için birlikte çalıştığını belirtiyor.
Veri ve siber güvenlik öne çıkıyor
Rapor, yapay zekâ yatırımlarının başarısında güvenilir verinin belirleyici olduğunu vurguluyor. Katılımcıların yüzde 83’ü kurumlarının yapay zekâ için güçlü bir veri altyapısına sahip olduğunu ve veri yönetimini iyi seviyede gördüğünü belirtse de, yüzde 76’sı önümüzdeki iki yılın en önemli yapay zekâ risklerinden biri olarak güvenilir olmayan veriyi gösteriyor.
Bu nedenle siber güvenlik yatırımları da öncelik kazanmaya devam ediyor. Araştırmaya göre yöneticilerin yüzde 48’i gelecek bir yıl içinde siber güvenlik bütçelerinin önemli ölçüde artacağını öngörüyor. Teknoloji yatırımlarının sağladığı en önemli fayda yüzde 41 ile operasyonel verimlilik artışı olurken, güçlendirilmiş siber güvenlik yüzde 34 ile ikinci sırada yer alıyor.
KPMG Türkiye Danışmanlık Hizmetleri Bölüm Başkanı ve Endüstriyel Üretim Sektör Lideri Hande Şenova da üretim sektörünün teknoloji odaklı kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, özellikle yapay zekâ uygulamalarının iş süreçlerinde giderek daha fazla yer bulduğunu, ancak verinin etkin yönetiminin sektörün önündeki temel başlıklardan biri olmayı sürdürdüğünü ifade etti. Şenova, şirketlerin dijital dönüşüme yatırım yapmayı sürdürmesinin hem rekabet gücü hem de süreçlerin daha verimli hale gelmesi açısından önem taşıdığını söyledi.






