Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin savunma sanayinde yakaladığı üretim çevikliği, teknolojik derinlik ve ihracat performansında KOBİ’lerin belirleyici rol oynadığını belirterek, sektörün sürdürülebilir büyümesi için iş birliklerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Bakan Kacır, Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün’ün de katılımlarıyla Ostim Teknik Üniversitesi’nde gerçekleştirilen, “Birlikte Güçlü, Birlikte Büyük” temalı 21. KOBİ Zirvesi’ne katıldı. OSTİM Teknik Üniversitesi Cezeri Teknoloji Araştırmaları Merkezi’ni de ziyaret eden Kacır, projeleri yerinde inceleyerek, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı. Programdaki konuşmasında; zirvenin tam bağımsız Türkiye yürüyüşünde ön saflarda yer alan KOBİ’lerin üretim ve tedarik kapasitelerinin gelişimi için yeni kapılar açacağına, savunma sanayinin yerlilik ve millîlik hedeflerine önemli katkılar sunacağını belirten Bakan Kacır, şunları söyledi:
Küresel belirsizlikler ve savunma politikaları
Dünya genelinde artan jeopolitik gerilimlere dikkat çeken Kacır, güvenlik politikalarında dışa bağımlılığın sürdürülebilir olmadığını ifade etti. Türkiye’nin bu doğrultuda yerli ve milli üretimi önceleyen bir savunma sanayi stratejisi izlediğini belirten Kacır, teknolojik bağımsızlığın uzun vadeli caydırıcılık için kritik olduğunu ifade etti.
Yerlilik oranı ve ihracat başarısı
Türkiye’nin savunma sanayinde son yıllarda önemli bir dönüşüm gerçekleştirdiğini kaydeden Kacır, yerlilik oranının yüzde 20’lerden yüzde 80’in üzerine çıktığını belirtti. Türkiye’nin savunma ürünleri ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasına girdiğini ifade eden Kacır, bu başarının arkasında güçlü bir üretim ve Ar-Ge ekosisteminin bulunduğunu söyledi.
Savunma sanayinde bugün 100 binden fazla nitelikli insan kaynağının görev yaptığını dile getiren Kacır, 4 bini aşkın şirket, üniversite ve araştırma kurumunun bu ekosistemin parçası olduğunu vurguladı.
Yatırım ve Ar-Ge destekleri
Son 23 yılda savunma sanayinde 1.112 yatırımın teşvik edildiğini ve toplamda 456 milyar liralık yatırımın önünün açıldığını belirten Kacır, TÜBİTAK destekleriyle binlerce projenin hayata geçirildiğini aktardı.
Kacır, teknoloji geliştirme süreçlerinde girişimcilerin ve gençlerin de aktif rol aldığını belirterek, derin teknoloji alanlarında faaliyet gösteren girişimlerin uluslararası yatırım ağlarına erişimini kolaylaştıran mekanizmaların devreye alındığını ifade etti.
KOBİ’lere finansman ve kapasite desteği
KOBİ’lerin rekabet gücünü artırmak amacıyla KOSGEB aracılığıyla çeşitli destek programlarının yürütüldüğünü belirten Kacır, üretimden pazarlamaya, insan kaynağından belgelendirmeye kadar geniş bir alanda destek sağlandığını söyledi.
Ayrıca imalat sanayine yönelik yeni finansman paketleriyle KOBİ’lere uygun koşullarda kredi imkânı sunulduğunu ifade eden Kacır, finansman maliyetlerinin düşürülmesine yönelik desteklerin sürdüğünü dile getirdi.
İş birliği çağrısı
Savunma sanayinin geleceği açısından ana yüklenici firmalar ile KOBİ’ler arasındaki ilişkinin stratejik bir boyuta taşınması gerektiğini vurgulayan Kacır, “KOBİ’lerin ana yüklenicilerle birlikte büyüyen ve güçlenen bir yapı içinde konumlanması gerekiyor” dedi.
Kacır, KOBİ’lerin ise üretim kabiliyetlerini geliştirmesi, kalite standartlarını yükseltmesi ve Ar-Ge yatırımlarını artırmasının kritik olduğuna işaret etti.
Savunma sanayinde yeni dönem
Savunma sanayinin derin teknoloji üretiminde Türkiye’nin lokomotif sektörü haline geldiğini belirten Kacır, önümüzdeki dönemde seri üretim, maliyet optimizasyonu ve hızlı teslimat gibi alanlarda geleneksel sanayi birikiminin sektöre entegre edilmesinin önemine dikkat çekti.
Ayrıca savunma sanayi faaliyetlerinin Anadolu’ya yaygınlaştırılmasının hedeflendiğini ifade eden Kacır, yeni sanayi bölgeleri ve kümelenme modelleriyle üretim kapasitesinin ülke geneline dağıtılacağını söyledi.