Sophos, sistem yöneticilerinin ağ anahtarlarındaki ve yerel ağ segmentlerindeki kör noktaları açığa çıkarmasına yardımcı olacak yeni yatay hareket koruması özelliğini XG Firewall ürünlerine ekledi. Gücünü Senkronize Güvenlik teknolojisinden alan yatay hareket koruması, bulduğu zayıf noktalardan kurumsal ağlara sızmayı başaran siber saldırganların sistemler arasında ilerlemesine engel oluyor.
Ağ ve uç nokta güvenliğinde dünya lideri Sophos, yeni nesil Sophos XG Firewall ürünlerini yatay hareket koruması (lateral movement protection) özelliğiyle zenginleştirdi. Bu yeni özellik, hedefli ve elle yönetilen siber saldırıların hedef alınan ağ üzerinde sistemden sisteme yayılmasını engelliyor.
Sophos Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Ürünlerden Sorumlu Genel Müdürü Dan Schiappa, çoğu organizasyonun botlar tarafından gerçekleştirilen otomatik saldırılara karşı koruma tedbirleri almasına rağmen, gerçek zamanlı ve etkileşimli siber saldırılara karşı hazırlıksız yakalandığına dikkat çekiyor. Saldırganların içeri girmeyi başardıktan sonra engelleri aşarak ve tespitten korunarak sistemler arasında yatay biçimde ilerlediğinin altını çizen Schiappa, şunları söylüyor: “Çoğu kurumun ağ anahtarlarında veya LAN segmentlerinde kör noktalar yer alır. Bunlar saldıranlar için ideal giriş noktalarını oluşturur. Saldırganlar ağa sızdıktan sonra zararlı yazılımları bir kenara bırakarak sistem açıkları, yetki artırımı ve parolaları okumayı sağlayan Mimikatz gibi yöntemleri devreye alırlar. Ağ güvenliğinizin bu gibi durumlarda nasıl tepki vereceğini bilmesi, tehdit yayılmadan önce saldırıya uğrayan makineleri otomatik olarak izole ederek devreden çıkarması gerekir. Etkileşimli saldırıların veya solucanların sistemler arasında yatay olarak ilerlemesini önlemek için uç nokta ve firewall arasında iletişim köprüsünün olması, günümüz organizasyonlarının siber güvenliğini sağlamak açısından büyük önem taşır. Sophos XG Firewall ile sunduğumuz yeni özellikler ve Senkronize Güvenlik teknolojisi sayesinde, firewall uygulamasının trafik üzerinde doğrudan kontrolünün olmadığı durumlarda bile tehditlerin yayılmasının önüne geçebiliyoruz.”