Türkiye, savunma sanayiinde son yıllarda attığı yerlileşme adımlarını şimdi de siber güvenlik alanına taşıyor. SAHA 2026 kapsamında gerçekleştirilen teslim töreninde, T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda, HAVELSAN ve C-Prot iş birliğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk yerli “Uç Nokta Güvenlik Platformu (AV/EDR)” çözümü Milli Savunma Bakanlığı’na teslim edildi.
Teslim töreni, yalnızca yeni bir yazılımın devreye alınması değil; Türkiye’nin kritik altyapılarında dışa bağımlılığı azaltma hedefinin somut bir göstergesi olarak değerlendirildi. Dünyada yalnızca sınırlı sayıdaki ülkenin geliştirebildiği ileri seviye uç nokta güvenliği ve EDR teknolojilerinde Türkiye’nin artık kendi milli çözümüne sahip olması, stratejik bir dönüm noktası olarak yorumlandı.
Yeni nesil antivirüs ve EDR kabiliyetlerini aynı mimari altında buluşturan platform; yüksek telemetri kapasitesi, gelişmiş tehdit tespiti ve hızlı müdahale yetenekleriyle dikkat çekiyor. Özellikle kritik kurumları hedef alan gelişmiş siber saldırılar karşısında, yerli ve milli çözümlerin önemi her geçen gün daha da artıyor.
Bir Yıllık Yoğun Çalışmanın Sonucu
C-Prot Yönetim Kurulu Başkanı S. Bilgehan Üstündağ, törende yaptığı konuşmada projenin arkasındaki yoğun mühendislik sürecine dikkat çekti. Üstündağ, projenin bir önceki SAHA EXPO’da başladığını ve bir yıl süren yoğun çalışmanın ardından teslim aşamasına ulaştığını belirterek şunları söyledi:
“Evet… Bir önceki SAHA EXPO fuarında aslında ürüne start vermiştik. Tevafuk bu fuarda da teslimat kısmet oldu. Bir yıl boyunca yoğun çalıştık. Özellikle Milli Savunma Bakanlığımızın isteklerini dikkate alarak, Savunma Sanayii Başkanlığımızın koordinasyonunda HAVELSAN’ın da katkılarıyla dünyanın en iyi uç nokta koruma ürününü bitirdik, teslim ettik. Uluslararası testlerden de geçerek dünyanın en iyi ürünü olduğunu da tescillemiş olduk. Burada başta Savunma Sanayii Başkanlığımız olmak üzere HAVELSAN ve Milli Savunma Bakanlığı yetkililerimize süreçte vermiş oldukları destek için teşekkür ediyoruz. Tüm kamu kurumlarında, kritik altyapılarda da inşallah ürünümüzü görmeyi istiyoruz.”
Üstündağ, teslim töreni sonrasında yaptığı değerlendirmede ise Türkiye’nin bu alanda yerli bir çözüm geliştirmesinin stratejik önemine vurgu yaptı:
“SAHA 2026 kapsamında düzenlenen teslim töreninde; T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı koordinasyonunda, HAVELSAN ve C-Prot iş birliğiyle geliştirilen Türkiye’nin ilk ‘Uç Nokta Güvenlik Platformu (AV/EDR)’ çözümünü Milli Savunma Bakanlığı’na teslim etmenin gururunu yaşadık.
Uzun soluklu bir mühendislik sürecinin ardından geliştirilen platform; Yeni Nesil Antivirüs ve EDR kabiliyetlerini bütünleşik bir mimari altında birleştirerek yüksek telemetri, gelişmiş tehdit tespiti ve hızlı müdahale yetenekleri sunuyor.
Uç nokta güvenliği ve EDR teknolojileri, dünyada yalnızca sınırlı sayıdaki ülkenin geliştirebildiği ileri seviye güvenlik sistemleri arasında yer alıyor. Türkiye’nin bu alanda yerli bir çözüm geliştirmiş olması, kritik sistemlerin güvenliğinde dışa bağımlılığın azaltılması açısından önemli bir adım niteliği taşıyor.”
En Kritik Siber Güvenlik Unsurlarını Artık Yerli Olarak Üretebiliyoruz
Savunma Sanayii Başkanlığı Siber Güvenlik ve Bilgi Sistem Daire Başkanı Murat Çizgel ise sistemin yalnızca klasik bir antivirüs olmadığını, kritik devlet verilerini koruyacak stratejik bir güvenlik bileşeni olduğunu ifade etti.
Çizgel, yerli AV/EDR çözümünün ilk kez devletin en kritik kurumlarında kullanılacağına dikkat çekerek şu açıklamalarda bulundu:
“Sayın Başkanım, bu aslında EDR ürünümüz ve halk tarafından da bilinen yeni nesil antivirüs programı. Yani antivirüs dediğimiz kendi evimizdeki bilgisayardan tutun, siber güvenlik bileşenleri içerisinde en önemli unsurlardan bir tanesi. Bu kadar önemli bir unsuru yerli olarak, ilk defa tek yerli ürünümüz şu anda geliştirildi ve Milli Savunma Bakanlığımız gibi yani verisi çok kıymetli, en önemli verileri saklayan bir kurumumuz bunu şu anda kuruyor. Savunma Sanayii Başkanlığımız, hizmete özel ve üstü birçok veriyi muhafaza ederken yine bu ürünü kullanıyor.
Yani buradan şunu söyleyebiliriz: Siber güvenlikteki en kritik unsurları dahi yerli olarak artık üretebiliyoruz ve ülkenin en önemli kurumları da bunu kullanabiliyor. Bütün herkesi de kullanmaya davet ediyoruz siber güvenlik alanındaki yerlileşme için.”
Artık Zararlıları Yerli Bir Ürünle Tespit Edeceğiz
Milli Savunma Bakanlığı Muharebe ve Bilgi Sistem Dairesi Başkanlığı adına konuşan Tuğgeneral Mustafa Murat Kabukçu ise sistemin Türk Silahlı Kuvvetleri açısından taşıdığı önemi kısa fakat dikkat çekici sözlerle anlattı.
Kabukçu, yerli güvenlik altyapısının stratejik önemine vurgu yaparak şöyle konuştu:
“Ben çok kısa olarak şöyle söyleyeceğim: Artık bizim sistemlerimizdeki zararlıları yerli bir ürünle tespit edeceğiz ve engelleyeceğiz. Bu çok önemli bir adım. İnşallah bundan sonraki adımlarda diğer bileşenlerin de yerlileştirilmesini sağlarız. Böylelikle kendimizi milli, gerçekten milli bir altyapıya sahip oluruz.”
Siber Dünya Artık Yeni Savunma Alanı”
HAVELSAN Genel Müdür Yardımcısı Kemal Kaptaner ise modern savaş konseptinin artık yalnızca kara, hava ve denizden ibaret olmadığını belirterek, siber dünyanın yeni bir savunma alanı olduğuna dikkat çekti.
Kaptaner konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
“Savunma sanayiimizde malum bir kavram var, multi-domain ya da all-domains diye. Yani tüm alanlarda savunma yapmamız gerekiyor. Bunlardan biri de siber dünya, yazılım dünyası. Bu siber alanda biz de ülkemizin savunmasına katkıda bulunmaktan dolayı gururluyuz.”
Bu İki Kurum Kullanıyorsa Türkiye’de Herkes Kullanabilir
T.C. Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı Başkan Yardımcısı Hüseyin Avşar ise yıllardır hissedilen yerli uç nokta güvenliği eksikliğinin artık giderildiğini belirtti.
Avşar, ürünün yaygınlaşmasının Türkiye açısından kritik öneme sahip olduğunu ifade ederek şunları söyledi:
“Evet, uç nokta güvenliğinin önemi gerçekten tartışılmaz. Bu alanda yerli bir ürün eksikliğini yıllardır hissediyorduk hep birlikte. Bugünden itibaren inşallah gerek Milli Savunma Bakanlığımıza gerekse Savunma Sanayii Başkanlığımıza bu ürünü kullanmaya başlayacağız. Aslında bu iki kurum kullanıyorsa Türkiye’de bütün kurumlar kullanabilir demek gerçekten. Bunun yaygınlaşması için de biz elimizden geleni yapacağız. Biz emeği geçen bütün arkadaşlarımıza, firmamıza, Silahlı Kuvvetlerimize ve kendi çalışma arkadaşlarımıza çok teşekkür ediyorum.”
Siber Güvenlikte Yeni Dönem
Türkiye’nin son yıllarda savunma sanayiinde yakaladığı yerlileşme ivmesi artık siber güvenlik alanında da güçlü şekilde hissediliyor. Yerli İHA’lar, milli savaş sistemleri ve elektronik harp çözümlerinin ardından şimdi de kritik uç nokta güvenliği teknolojilerinin yerlileştirilmesi, dijital egemenlik açısından yeni bir dönemin kapısını aralıyor.
Uzmanlara göre özellikle devlet kurumları ve kritik altyapılarda kullanılan yabancı güvenlik yazılımlarının oluşturduğu riskler düşünüldüğünde, milli AV/EDR platformunun devreye alınması yalnızca teknolojik değil, aynı zamanda stratejik bir güvenlik hamlesi anlamına geliyor.
Türkiye’nin bu alanda kendi teknolojisini geliştirerek operasyonel seviyede kullanıma sunması ise küresel siber güvenlik arenasında dikkat çeken gelişmeler arasında gösteriliyor.