• Biz Kimiz
  • Künye
logo
logo
  • Anasayfa
  • ICT Etkinlik
    • Gelecek Etkinlikler
    • Geçmiş Etkinlikler
    • Etkinlik Haberleri
  • Haberler
    • Gündem
    • Bilişim
    • Telekom
    • Savunma
    • Enerji
    • Kariyer
  • Röportaj
  • Dergi
  • Yazarlarımız
  1. Anasayfa
  2. Bilişim
  3. Veri sızıntılarına karşı şifreleme ve kimlik doğrulama şart!
Veri sızıntılarına karşı şifreleme ve kimlik doğrulama şart!

Veri sızıntılarına karşı şifreleme ve kimlik doğrulama şart!

7 Kasım 2018 00:00
Paylaş

İmalat sanayi sektörü, veri sızıntılarında bu yıl en büyük artışa sahip olan sektör olurken, perakende, hizmet, sigorta ve sağlık sektörleri de sızıntı vakalarının artmasıyla artık daha ağır yüklerin altında kalıyor. Devlet kuruluşları, eğitim, finans sektörleri ile kar amacı gütmeyen sosyal toplum kuruluşları ise 2018’in ilk yarısına oranla %50 daha az veri ihlali yaşayarak tablonun nispeten olumlu tarafını yansıtsa da, bu alanlardaki şirketler de diğerleri gibi sızıntıların önüne geçmeyi başaramıyor.

Bu nedenle hala şifreleme kullanmayan tüm şirketlerin bir an önce harekete geçerek verilerini önce yetkisiz erişimlere kapalı hale getirmesi ve ardından şifrelemesi büyük önem taşıyor. Günümüzde şirket sistemlerine, veri tabanlarına, uygulamalara veya sosyal medya hesaplarına erişimlerin çoğunlukla sadece kullanıcı adı ve parola ile gerçekleştirildiğini dile getiren Komtera Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Ziya Gökalp, klavye veya ekran bilgilerini ele geçirilebilen araç ve programlar ile hackerlerin bu bilgilere rahatça ulaşabileceğinin altını çiziyor.

Bu noktada iki faktörlü kimlik doğrulama uygulamalarının kullanımı kaçınılmaz oluyor. Tek kullanımlık şifre üreten uygulamalar, yüz tanıma, parmak izi tanıma, retina algılama gibi biyometrik yöntemler, açık anahtar altyapısı ve sertifika kullanımı iki faktörlük kimlik doğrulama yöntemlerine örnek olarak gösterilebiliyor. Ayrıca, özellikle mobil uygulamalar üzerinden gerçekleştirilen hesap erişimleri ile ilgili çözüm sağlamaya yönelik, kullanıcı davranış analizi ve sofistike yapay zeka uygulamaları gibi yeni yöntemler geliştiriliyor.

İki faktörlü kimlik doğrulamasının bütün sektör ve platformlara adapte edilememesini, gelecekteki tehlikelerin işareti olarak gören Ziya Gökalp, bankacılık ve sigortacılık sektörünün bu uygulamayı artık sıklıkla kullandığını ancak diğer pek çok sektörde uyum sorunu yaşandığını dile getirerek sosyal medya platformlarında da iki faktörlü doğrulama yönteminin henüz yaygınlaşmayı başaramadığını ifade ediyor.

“Veri Anonimleştirme Atlanmamalı”

İki faktörlü kimlik doğrulama çözümleri, kurum ve kuruluşlardaki hesaplar ve verilere erişen kişilerin doğruluğunu kanıtlamaya imkan verse de bu aşamayı geçen kişilerin bilinçsiz veya bilinçli bir şekilde veri sızdırma olasılığını ortadan kaldıramıyor. Erişim sonucu verilerin hangi formda görüntülendiği ve böyle bir formda kopyalanabilme şansının ne düzeyde olduğu gibi sorular, veri şifreleme ve veri anonimleştirmeye olan gereksinimi ortaya çıkartıyor.

Her şirketin verilerini şifrelemeye ihtiyaç duyduğunu belirten Gökalp, şirketlerin verilerini dikkatlice işledikten ve yetki erişimlerini tanımladıktan sonra veri anonimleştirme çalışmaları da yaparak ilgili verilerin sadece ilgili kişilerce görüntülendiğinden emin olmasını öneriyor.

Amerika veya Avrupa’daki şirketlerde yaşanan ve yargıya intikal eden veri hırsızlığı vakalarında, siber saldırıları gerçekleştirenler kadar şirket yetkililerinin de suçlu bulunabildiğini hatırlatan Gökalp, “Hakimler, şirket yöneticilerine ilk olarak ‘Verileriniz şifrelenmiş miydi?’ sorusunu yöneltiyor.” diyor. Veri şifreleme, kimlik doğrulama ve erişim yönetimi konusundaki adli kurallara uyulması, Avrupa’da GDPR, Türkiye’de KVKK regülasyonları ile sağlanmaya çalışılıyor.

“Veri Anahtarlarının İyi Saklanması Gerekiyor”

Veri şifrelemeye dair politikaların ciddi bir şekilde ele alınılmaması durumunda ortaya çıkabilecek en korkutucu durumlardan biri, şifrelemede kullanılan ve kritik ölçüde önem taşıyan veri anahtarlarının çalınması oluyor. Siber saldırılar aracılığıyla veri anahtarlarının bir bütün halinde kopyalanmasının şifrelenmiş verilerin deşifre olması anlamına geldiğini belirten Gökalp’e göre, anahtarların saklandığı yerin güvenlikli olmasına mutlaka dikkat edilmesi gerekiyor.

Veri şifreleme işlemlerinin Donanımsal Güvenlik Modülü olarak adlandırılan güvenlikli cihazlar üzerinde yapılması ve anahtarların da bu cihazlarda saklanması tavsiyesinde bulunan Gökalp, bu önlemi alan şirketlerdeki şifrelenmiş verilerin kopyalanması durumunda veri anahtarlarının ele geçirilemeyeceğini vurguluyor.

Paylaş
Komtera Ziya Gökalp Veri sızıntıları

Bilişim Kategorisinin En Yenileri

TÜBİSAD, “İşin Kitabını Yazanlar” video serisini başlattı
TÜBİSAD, “İşin Kitabını Yazanlar” video serisini başlattı
13 Ekim 2026 15:58
Bulut yatırımlarında doğru maliyet için toplam sahip olma maliyetine bakılmalı
Bulut yatırımlarında doğru maliyet için toplam sahip olma maliyetine bakılmalı
13 Ekim 2026 15:57
Yenilenen Virgosol, deneyimden doğan ürünlerle dünyaya açılıyor
Yenilenen Virgosol, deneyimden doğan ürünlerle dünyaya açılıyor
13 Ekim 2026 15:52
VARTA Tüketici Pilleri Bağımsız Şirket Olarak Faaliyetlerini Sürdürecek
VARTA Tüketici Pilleri Bağımsız Şirket Olarak Faaliyetlerini Sürdürecek
13 Ekim 2026 13:40
C-Prot, Deloitte Technology Fast 50 Türkiye 2026 listesine girdi
C-Prot, Deloitte Technology Fast 50 Türkiye 2026 listesine girdi
13 Ekim 2026 12:47
DDoS saldırıları abonelik modeliyle yaygınlaşıyor
DDoS saldırıları abonelik modeliyle yaygınlaşıyor
12 Ekim 2026 18:04
ICT MEDIA DERGİSİ EKİM 2026 SAYISI ÇIKTI!
Dergi

ICT MEDIA DERGİSİ EKİM 2026 SAYISI ÇIKTI!

Copyright © 2022. All Rights Reserved. ICT Media

Webmail

play store app store

Bu websitesi Odeaweb sunucularında barındırılmaktadır.